Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Yönetimi Ana Bilim Dalı
Başkanı
AYŞE BALCI
“ÇOCUKLARIMIZIN BAŞARISI SADECE
ALDIKLARI NOTLAR VE KAZANDIĞI SINAVLARLA DEĞERLENDİRİLMEMELİ, GERÇEK
ANLAMDA BAŞARI , ONUN GELECEKTEKİ İŞ VE AİLE YAŞANTISINDAKİ BAŞARIYI
YAKALAYABİLMESİNE BAĞLIDIR.”
TEKNİK LİSELİ ÖĞRETMEN VE VELİLERE
“ÖĞRENCİ BAŞARISINI ETKİLEYEN OKUL İÇİ VE OKUL DIŞI FAKTÖRLER” KONULU
KONFERANS
Mersin Atatürk Anadolu Teknik, Teknik ve Endüstri Meslek
Lisesi’nde Okul-Aile Birliği Kültür Komisyonu tarafından düzenlenen
kültürel etkinliklerin ilki olan ”Öğrenci Başarısını Etkileyen Okul içi
ve Okul Dışı faktörler “ konulu konferans okulun toplantı salonunda
katılımcılara sunuldu.
Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Yönetimi Ana Bilim Dalı
Başkanı Ayşe Balcı’nın konuşmacı olarak katıldığı konferansta Okulun
öğretmenleri ve velilerine konuyla ilgili bilgiler aktardı.
Başarının tek
boyutlu bir kavram olmadığını, öğrenme hedeflerinin çok boyutlu
düşünülmesi ve planlanması gerektiğini vurgulayan Mersin Üniversitesi
Eğitim Fakültesi Eğitim Yönetimi Ana Bilim Dalı Başkanı Ayşe Balcı
öncelikle başarının ne olduğu,başarılı öğrencide bulunması gereken
özelliklerin neler olduğu, öğretmen olarak başarılı öğrencinin nasıl
tanımlandığı, veli olarak çocuğumuzun başarılı olmasının ne anlama
geldiğinin iyi tanımlanması gerektiğini açıkladı.Sözlerine devamla “Gerçek
anlamda başarı çocuğun ilerdeki yıllarda iş hayatı , aile hayatı kısacası
tüm yaşantısı boyunca göstereceği başarı olmalıdır.Örneğin kişinin kendi
kendini yazılı ve sözlü olarak ifade etme becerisi, kararlı olabilme,
kendine güven, problem çözme becerileri, kendini tanıma, güçlü ve zayıf
yönlerinin farkında olabilme, gelecekle ilgili gerçekçi kararlar alabilme,
hayatını kontrol edebilme, davranışlarının sorumluluğunu alma ve
sonuçlarına katlanma gibi pek çok başarı ölçütü vardır.
Başarılı olmak için sadece öğrencilerin kendi çabasının yeterli
olmadığını, başarıyı etkileyen pek çok faktör bulunduğunu bunların da
dikkate alınması gerektiğini söyleyerek, okul içi faktörleri
*Okul yöneticisinin özellikleri (tecrübe, yöneticilik yeterlikleri ve
tarzı,personel ve öğrenci ile ilişkileri , kişilik özellikleri)
*Öğretmenlerin özellikleri (tecrübesi, mezun olduğu okul, mesleki
yeterlikleri, kişilik özellikleri)
*Diğer çalışanlar (memur hizmetli özellikleri)
*Diğer öğrenciler (sosyo –ekonomik özellikleri, ilişkileri)
*Okulun alt yapı özellikleri (Laboratuar, kütüphane, atölye, teknolojik
alt yapı,spor alanları)
*Okul içi atmosfer (Öğrenci-öğretmen-yönetici ilişkileri, iletişim)
şeklinde sıraladıktan sonra okul dışı faktörleri ise;
*Ailenin sosyo ekonomik statüsü (anne-baba eğitim düzeyi, ailenin gelir
düzeyi, anne baba mesleği)
*Ailenin yapısı (Ailenin çocuk sayısı ve kaçıncı olduğu, anne baba ayrı
birlikte yaşıyor olması, geniş veya çekirdek aile yapısından hangisine
sahip bulunduğu)
*Aile içi ilişkiler (Atmosfer otoriter,demokrat,ilgisiz çocuk yetiştirme
anlayışı)
*Ailenin kültürü (Değerleri, inançlari)
*Kentin özellikleri (Gelişmişliği,göç durumu, iş olanakları, eğitim
olanakları, kentte yaşayan sosyal grupların kültürel özellikleri)
*Ülkenin Koşulları (Kentleşme, gelişmişlik düzeyi, eğitim kültür
olanakları)
*Bireysel özellikler (Zihinsel beceriler,cinsiyet ;erkek öğrencilerin
mekanik
*Kız
öğrencilerin sözel alanda daha başarılı olması, gelişim özellikleri,
sosyal beceriler) olarak açıkladı.
Daha
sonra başarı ile ilgili olarak Ülkemizde ve değişik diğer ülkelerde
yapılan araştırma sonuçlarından örnekler sunan Mersin Üniversitesi Eğitim
Fakültesi Eğitim Yönetimi Ana Bilim Dalı Başkanı Ayşe Balcı “ Eğitim
düzeyi yüksek anne-babaya sahip, kardeş sayısı az , çekirdek aileye sahip
, demokrat aile ortamında büyüyen çocukların sadece okul yaşantısında
değil, yaşamı boyunca başarılı oldukları tespit edilmiştir. Sık doğum
yapan annelerin çocukların IQ (Zeka testi) puanlarının düştüğü, eğitimsiz
aile özellikle de anneye sahip olan çocukların daha başarısız olduğu,
ilgisiz aile ortamında yetişen çocukların ise başarı oranı en düşük grubu
oluşturduğu araştırma sonuçlarından ortaya çıkan sonuçlardır.O halde
bizler öncelikle Annelerin anne adayı olan kızlarımızın eğitimine daha çok
önem vermeliyiz.Aileler ilgisiz olup, çocuklarını başı boş
bırakmamalı.Veli-Okul ilişkisini koparmadan , gerekirse sorunların çözümü
için Üniversitelerimizden de akademik destek alarak, ortak stratejiler
geliştirilebilir.Çocuklarımızın en iyi şekilde yetişmesi hepimizin
arzuladığı hedeftir.Bu anlamda da hepimiz kendi payımıza düşen
sorumluluğun bilincinde etmeliyiz.”
Daha
sonra kendisine yöneltilen soruları cevapladı.