Anlamakta güçlük çektiğiniz konu ya da dersleri sabahın erken saatlerine
kaydırın. Çalışmaya ne kadar zaman ayıracagınızı tespit edin. Bunu yaparken
dersin önemi, anlaşılırlığı ve ağırlığını göz önünde bulundurun
Seyfi adında çok sevdiğim bir arkadaşım vardı, zekiydi ve basariliydi. Ama
aslında çok daha basarili olabilecek zeka kapasitesine sahipti. Seyri'nin
gözlemleyebildiğimiz bir hatası vardı. Program yapamamak...
Gerçekten Seyfi"yi çoğu zaman defterlerinin kitaplarının başında bir kağıt
kalemle düşünür görürdüm. "Ne o hayrola?" diye sorduğumda "Program yapmaya
çalışıyorum" derdi. Onun bu çalışma planı çıkartması saatler alırdı.
Büyük bir ihtimal sizlerde bu kadar olmasa bile zaman zaman benzer bir şekilde
düşünmüşsünüzdür. Kendinize "Acaba simdi ne yapabilirim?" sorusunu sorduğunuz
olmuştur. Bu soruyu sormak doğaldır ancak bu soruya takılı kalmak hatadır.
Kararsızlığa dikkat
Çünkü yaptığınız çalışma planı siz böyle bir soru sorduğunuzda bu soruya hemen
cevap verecek kapasitede olmalıdır. Çevrenize göz attığınızda hemen fark
edeceksiniz; basarili insanlar belli bir plan ve program dahilinde çalışan
disiplinli insanlardır. Bunun aksini düşünmek mümkün değildir.
Hiçbir durum karşısında kararsız kalmayın verilen en kötü karar bile
kararsızlıktan daha iyidir. Bu gerçek, "Simdi ne yapabilirim?" sorusunu
sorduğunuzda sizleri aydınlatan bir ışık olmalıdır. Kararsızlık ve ne yapacağını
bilememe insanları korkuya, endişeye ve başarısızlığa iter. Şüphesiz hayatimizin
her ani güzellikler ve iyiliklerle dolu değildir. Mutlak sorunlarımız ve tabi ki
sorumluluklarımız vardır.
Ancak hiçbir şey sonunda bize kazanım sunmayan endişelerle dolu dünyada yok olup
gitmemize değmez. Mutlaka her zorluğun bir çıkısı her karanlığın bir aydınlığı
vardır. Geleceğe yönelik tamamen muhtemel kötülük ve olumsuzlukları düşünmek,
bugünümüzü kendi isteğimizle yok etmemiz akilli bir davranış değildir.
Endişeye kapılmayın
Endişelenmenin yersizliğini kanıtlamak için en emin yol sizi korkutan endişeye
sevk eden nedenleri ortaya koyup, bunlar üzerinde objektif değerlendirmeler
yapmaktır. Sonuçta endişe kaynağı olan birçok nedenin bos bir vesveseden ibaret
olduğunu fark edersiniz.
Endişe içinde olmak insanin doğru düşünme ve sağlıklı karar verme yeteneğini
köreltir. Endişeden kurtulmada inancın hissedilir bir yeri vardır.
Belli bir iradi güç gösterebilen kişi artık programını yapabilir. Çünkü hedefi
bellidir. İkinci adim belli program çerçevesinde bu hedefe ulaşmak olmalıdır.
Birçok kişiye program yapmak büyük zaman kaybetmiş gibi gelebilir. Program yapma
bahanesiyle oyalanmanın dışında bu kesinlikle yanlış bir düşüncedir. Programsız
çalışma verimsiz olur, verimsiz çalışmanın sonu da basarisizliktir. Bu durum
beraberinde mutsuzluğu ve organik psikolojik rahatsızlıkları getirir.
Planlanmış programlanmış hayatta dirlik ve düzen vardır, basari vardır, mutluluk
vardır. Etkili ve verimli öğrenmenin temelinde de bu yüzden planlı programlı
çalışma yatar.
"Beş N" kuralı diye anılan, neyi, nerede, ne zaman, nasıl, niçin yapacağını
bilen bir insanin basarili olması kadar doğal hiçbirsey yoktur. Bu da ancak
gerçekçi bir programla mümkündür.
Program yapın
Program yapmak kimileri için gayet basit bir is gibi görülebilir. Oysa ben
program yapmanın bir sanat olduğuna inanırım. Gerçekten programı yapmak, yapılan
programı uygulanabilir kılmak hiç de yabana atılacak beceri değildir. Nitekim
bir program uygulanabilirliği ölçüsünde değerlidir.
Herhangi bir dersi çalışmak için oturduğunda sadece 15-20 dakikayla yetinen
sonra sikilip çalışmayı terk eden birinin saatlerle ifade edilen bir programı
uygulaması mümkün değildir. Aksine kendini motive etmiş, inançlı kendine güvenen
amacına ulaşmak için attığı ufacık adımların kıymetini bilen gerçek bir mücadele
adamı için böylesi bir program yaşanan gerçeğin ta kendisidir.
Isin aslına bakarsanız, programlı çalışma fazla bir efor gerektirmeyen
çalışmadır. Plansız programsız saatlerce çalışmaya karşılık neyi, nasıl ve niçin
çalışacağını bilen bir kişi öncekinin çok daha azına, daha verimli çalışmalar
yapabilir. Planlı çalışma daha kısa zamanda daha verimli çalışmayı ifade eder.
Bu basarinin iki kelimelik açılımıdır.
Ders çalışma planı yaparken belli bazı özellikleri göz önünde bulundurmalıyız.
Birinci nokta, anlamakta güçlük çektiğiniz konu ya da dersleri daha iyi anlamaya
yönelik saatler olarak bilinen sabahın erken saatlerine kaydırmak... İkinci
öncelikli nokta; çalışmaya ne kadar zaman ayiracaginizdir. Bunda da yine dersin
önemi anlaşılırlığı ve ağırlığı göz önünde bulundurulmalıdır. Üçüncü nokta;
dersin nasıl çalışılacağıdır. Yazarak, özet çıkararak, okuyarak tekrar ederek,
soru çözerek, anlamaya yönelik çalışma, göz gezdirme vs... Tekrar çalışma ve göz
gezdirme diğerlerine göre daha az zaman isteyecektir. Ya da ayni zaman diliminde
daha fazla yer çalışılmasına fırsat verecektir. Ancak yazarak, özet çıkararak ya
da anlamaya yönelik çalışma yöntemleri uzun zaman gerektiren çalışma
şekilleridir.
50 dakika ders 10 dakika mola
Simdi de plan-program nedir ve nasıl yapılır onu öğrenelim...
Programlar günlük, haftalık, aylık, yıllık olarak düzenlenmelidir. (Ajandanız
yoksa hemen simdi bir ajanda alıp programınızı ajanda üzerinde yapınız.)
Öncelikle günlük programınızı yapın. Yapılacak programın daha sağlıklı ve
uygulanabilir olması için kendinizi bir hafta kadar gözlemleyerek çalışmaya
ayirabilecek bos ya da daha iyi değerlendirilebilecek yari bos vaktinizi tespit
edin. Günlük çalışma, genel programın ilk adimidir. Günlük yapacağınız isleri,
sabah kalkış saatinizden başlamak üzere kahvaltı, okula geliş-gidiş, aksam
programı ve yatış olmak üzere bir gündeki aktivitelerinizin hemen hepsini not
etmelisiniz.
Ayrıca günün hangi saatinde daha verimlisiniz. (Ki bu genelde sabah saatleridir)
Bunu mutlaka belirleyin. Çünkü en zor dersler ve anlaşılması, çözülmesi zor
problemler o saatlerde programlanırsa daha verimli ve basarili olunur.
Günlük programda ölü saatlerin değerlendirilmesine, dinlenmeye ve genel anlamda
kendinize de vakit ayirmis olmalısınız. Günlük programınızda neyi, ne zaman,
nasıl yapacağınız açıkça ve net bir şekilde görülmelidir. Kendinizi gözlemlerken
dikkat edeceğiniz nokta her zamanki gibi doğal olmanızdır. Doğru ve objektif bir
plan için bu şarttır.
Öncelikleri belirleyin
Her programda olduğu gibi günlük programda da yapacağınız islerden öncelik
arzedenler olabilir. O vakit yaptığınız programı tekrar gözden geçirip öncelikle
o isin üzerine giderek bitirmeniz gerekmektedir. Örneğin o gün matematik
dersinde islenen ikinci dereceden iki bilinmeyenli denklemler konusunu hemen
okuyup pekiştirmek istiyorsunuz. Bu takdirde tarih, cografa, edebiyat gibi diğer
derslere öncelik vermeniz anlamsız olur. Bu önceliği kendi konumuza göre sizler
belirleyeceksiniz. Söz konusu sistem, sınav dönemlerinin öncesinde ve çalışma
isteğinize göre değişiklikler gösterebilir.
Her şeyin ötesinde sunu kesinlikle aklınızdan çıkartmayın. Ders basında
geçirdiğiniz süre değil, ders çalıştığınız zaman zarfında ondan elde ettiğiniz
verim önemlidir. Amacınız verimli ders çalışma olmalıdır. On saat ders çalışıyor
gözükmekle, bir saat hakkıyla ders çalışmak arasında dağlar kadar verimlilik
farkı vardır. Bunlardan birincisi insani bıkkınlığa, motivasyon eksikliğine ve
sonuçta da dersten soğumaya ve başarısızlığa iterken, diğeri dersi cezp edici
görünüme sokar. Bunlardan sonraki çalışmalar için teşvik unsuru olur.
Ders çalışma programınızı hazırlarken "5"e 1 yöntemi" olarak adlandırılan
sisteme uymanız, yapacağınız en akıllıca davranış olacaktır. Bu sistem kabaca 50
dakika ders, 10 dakika mola seklinde ifade edilebilir. 50 dakikalık çalışmanın
ilk 40 dakikalık bölümünü ders çalışmaya (Bu sistemle çalışmanın ilk günlerinde
eğer 40 dakikalık sürede henüz yeni konsantre olmuş ve çalışma ortamından
ayrılmak istemiyorsanız burayı kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Ancak zamanla
sisteme uyarsanız (sistem size değil) daha iyi olur. On dakikalık kısmini da
tekrara ayirmalisiniz. Tekrarın belli bir uygulama sekli vardır. On dakikanın
ilk beş dakikasında sessiz tekrar, ikinci beş dakikasındaysa kitabi kapatıp
sesli tekrar yapılmalıdır.
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, ders çalışma ve dinlemede derse
adaptasyondan 35-40 dakika sonra konsantrasyon bozulmaları ve dikkat uçuşmaları
başlamaktadır. Bu durum zaman içerisinde konsantrasyonu tamamen bozacak, dersi
anlamak zorlaşacak ve sonuç itibarıyla de verimsiz bir ders çalışılmış (!)
olacaktır.
5"e 1 kuralını kesinlikle yabana atmayın. Önemsememezlik gibi bir Hataya
düşmeyin. Çünkü önemi ve geçerliliği olan bir kuraldır. Basari bu kuralın iyice
uygulanmasında yatar. Tekrarlarınızı mutlaka yapın. Öğrenmede tekrar çok
önemlidir. Zamanında derslerine çok iyi çalışıp yeterli tekrar yapamadıklarından
daima performanslarının altında not alan arkadaşlarım olmuştur. Bunların
durumuna düşmeniz istemem. Düzenli yapılan her tekrar insanin kendine olan
güvenini de artırır. Kendine güvenen ben bu isi yaparım diyen ve yeterince de
çalışmış bir kişinin basarili olmasından daha doğal ne olabilir?