Bir tane inegi olan köylünün birine bir gün sormuslar:
- Inegin ne kadar süt veriyor?
Köylü cevap vermis:
- Inegim hiç süt vermez. Sütü ondan sizin almaniz gerekir.
****
Yine, ilim adamlarindan biri, insanin maddi ve manevi her konuda basarili
olmasini çalismaya baglar ve söyle dermis:
-Su düsünmek, susuzlugunuzu gidermez.
Odun düsünmek, sizi isitmaz.
Bu örneklerde oldugu gibi insanin bir seyi sadece düsünmesi ve istemesi de onu
hedefine ulastirmaz.
Gerçek basari için:
-Çok gayret
-Çok çalismak
-Uyulmasi gereken tüm sartlara da uymak gerekir.
****
Arkadaslar; bu kissalarda da anlatildigi gibi, mutluluk ve basariyi durup
dururken gökten zenbille indirip hayat size bahsetmez. Gayret ve çabanizla o
mutluluk ve basariyi hayattan sizin almaniz gerekiyor. Tabi ki bunu yaparken de
sartlari ne ise onlara da uymaniz gerekecektir.
Çalisma ortaminin düzenlenmesi
Konumuz verimli ders çalisma. Nasil çalisirsak daha verimli olur ve basariya
ulasiriz. Simdi size bunlardan bahsedecegim:
*Ders çalismak için bagimsiz bir çalisma odasi gereksizdir. Bu durum aile
bireylerinden uzaklasmaniza neden olur ki; bu da sosyal bir yaratik olan insana
hiç yakismaz...
*Ders çalismak için oturma odasi en ideal ortamdir. Üstelik böyle bir mekanda
çalisarak ailenizi de ders çalistigina % 100 inandirmis olursunuz.
*Çalismak için mutlaka masa gerekmez. Çalisacak adam her yerde çalisir. Mesela;
divan, kanepe, veya halinin üzerinde uzanarak... zaten ders çalisirken
‘beyninizi’ kullanacaksiniz, tüm bedeni zorlamaya ne gerek var.
*Ders çalisirken ne kadar çok, duyu organinizi aktif hale getirirseniz o kadar
basarili olursunuz. Mesela; fonda bir müzik, televizyonunuzda en sevdiginiz
dizi, telefonda arkadasiniz, elinizde çalismaniz gereken notlar ve masada bir
bardak cola... Bundan daha güzel ve uygun bir ortam olabilir mi?
*Ders çalisirken bütün malzemelerin yaninizda olmasi sizi rahata alistirir.
Gerekli olan seyleri ordan burdan tek tek getirmek size mücadeleci ve arastirici
bir ruh kazandiracaktir.
*Ders çalisirken çalismanizi bölecek her seye izin verin. Özellikle
hayallerinize. Bakalim daha sonra hatirlayip da kaldiginiz yerden devam
edebilecek misiniz? Hem bu beyin jimnastigi sayesinde bir çok seyi bir arada
götürebilme yetisi kazanmis olacaksiniz. Ne dersiniz?
*Ders çalisirken sik sik dinlenme arasi verin. Ayrica bunlari çalisma sürenizle
esit tutun. Allah askina T.V’de film ile reklamlarin süresi de birbirine esit
degil mi?
Evet arkadaslar! Bunlar size ne kadar uyuyor. Inkar edemeyiz. Bunlar bizim
aliskanliklarimiz. Peki; bunlar olmasi gerekenler mi? Böyle çalisarak basariya
ne kadar ulasiriz?
Arkadaslar bunlar olmasi gerekenler degil. Böyle aliskanliklarla basariya
ulasmamiz ancak rastlantilara kalir. Iste biz simdi Verimli ders çalisma’ nin
olmasi gerekenlerini anlatmaya çalisacagiz.
Simdi egri oturup dogru konusalim...
Verimli ders çalismanin ilk sartlarindan birisi ortamla ilgili düzenlemeleri
içerir. Uygun bir çalisma ortaminiz yoksa veriminiz azalacaktir. Ortamla ilgili
ilk is ortamda çalismayi baslatacak düzenlemeleri yapmaktir. Çalismak için
oturan insanin dikkatinin dagilmamasi için ortamin belli özellikler tasimasi
gerekir. Biliyoruz ki, herkese tam uyacak standart bir çalisma ortami belirlemek
imkansizdir. Bunun çesitli nedenleri vardir. Ancak konumuz bu degil.
Çalismaya baslamak
Tebdil-i mekanda ferahlik vardir, deseler de siz inanmayin. Degisik yerlerde
çalismaya çalismayin. NEDEN? Derseniz, bu bir sartlanma isidir. Ayni zamanlarda
ayni mekanlarda ders çalismak, daha sonra bu ise daha kolay adapte olmanizi
saglar. O masaya sadece çalismak için oturdugunuzu hissetmelisiniz.
*Sicacik bir oda, sizi engin hayal denizlerine götürecek rengarenk posterlerle
süslü duvarlar, kulaginda wolkman, yumusak bir koltuk yada uzanarak
çalisabilecegin bir divan, saginda solunda yumusacik minderler ve elinde
çalisman gereken ders notlari; varsa ‘ne mutlu sana’ diyemeyecegim.
Açik konusalim; bu ortam ve sartlarda güzelce uyumak ve dinlenmekten baska bir
sey yapilmaz. Amaciniz ders çalismak ve sonucunda basarili olmaksa bundan daha
farkli bir ortama ihtiyaciniz var.
18-20 derece isisi ile derli toplu, müzik ve televizyon sesinden arindirilmis,
sessiz, isigi ve havalandirmasi yeterli bir oda, bunun yaninda boyunuza uygun,
çalismak için gerekli malzemelerin hemen uzanabilecegin sekilde üzerinde
bulundugu birde masa. Tabi ki ayakta çalisacak degilsiniz ya, bir de sandalye.
Ne tüm dikkatinizi oturma organiniza toplayacak kadar sert, ne de sizi gevsetip
uyutacak kadar yumusak bir sandalye.
Verimli bir çalismaya baslamak için ortamla ilgili size gerekenler bunlar.
Çalismaya baslamak için simdi bir seye daha ihtiyaciniz var. O da ISTEK.
Diyelim ki isteginizi de bir yerlerden temin ettiniz ve çalismaya basladiniz.
Her sey bu kadar mi? Hayir. Asil mesele bundan sonra. Bin bir zorlukla
basladiginiz çalismayi sürdürmek daha zor. Kendimden de biliyorum ki; çalismaya
basladiktan bir süre sonra zihniniz dagilacak ve derse ara vereceksiniz. Peki
bunun sebepleri nelerdir.
Çalismayi sürdürmek
Dikkatin dagilmasi sebebiyle çalisma veriminin düsmesi, hem ders basinda geçen
sürenin uzamasina hem de diger zevkli etkinliklere daha az zaman ayirmaya yol
açar. Dikkatin dagilmasina ve zihnin baska seylerle ugrasmasina yol açan
sebepler içten veya distan kaynaklanir.
Iç sebepler:
1- Iç sebeplerden ilki hayal kurmaktir. Çalismayi engelleyen ve dikkati dagitan
en önemli etkenlerden biridir. Çalismaya basladiginizda hayalleriniz sizi
sariyor ve çalismaniza engel oluyorsa ki oluyordur, size iki yol önerecegim.
A)Size o anda basaridan ve gelecekteki mutlulugunuzdan daha cazip gelerek
çalismanizi engelleyen hayalinizi kendinize ödül olarak saklayin. ‘Çalismam
gereken bu bölümü bitirince tam 10 dakika hayal kuracagim.’ Deyin ve çalismaniza
devam edin. Disiplinli bir ögrenci iseniz bir tasla iki kus vuracak hem
dersinizi çalisacak hem de hiçbir isinizi aksatmadan hayalinizi kuracaksiniz.
B) Ancak hayali erteleyip sonraya birakmak o kadar kolay degildir. Eger
kurdugunuz hayali erteleyemiyorsaniz hayal dünyasina dalin onu bitirin ve sonra
derse dönün. Ancak hayal dünyasinin renkli cazibesinden dönüp derse devam etmek
de çok zordur. Baktiniz ki daldiginiz hayalden bir türlü çikamiyorsunuz, masadan
kalkin biraz dolasin, zihninizi ve havanizi degistirin.
2-Dikkati dagitan ve zihnini baska seylerle mesgul eden ikinci sebep dersle ve
gelecekle ilgili endiselere kapilmaktir. ‘Bu derste basarili olabilecek miyim’
‘Ya basaramazsam annemin babamin yüzüne nasil bakarim’ ‘Arkadasim benden çok
çalisti, ben hazirlanamadim’ ‘Bu is galiba olmayacak...’ ‘Çok konu var ama
zamanim yok yetismeyecek, mahvoldum, ben hapi yuttum.’ Hayatinizin belli
dönemlerinde bu ve buna benzer düsünceler sizinde zihninizi mesgul etmis ve sizi
endiselendirmistir. Siz bunlardan nasil kurtuldunuz yada kendinizi kurtarip da
basarili oldunuz mu, bunu bilmem. Ancak ben bundan sonra karsilasinca
kullanasiniz diye size bir yol sunacagim. Kendinize su sorulari sorun:
‘Bu düsünceler benim çalismami kolaylastiriyor mu?’
‘Bu düsünceler amacima hizmet ediyor mu?
‘Bu düsünceler bana yardimci olacak mi?’
Bu sorulara verdiginiz cevaplar eminim ki HAYIR olacaktir. Göreceksiniz bu
endiselerden uzaklasip derse dönmeniz ne kadar kolay olacak.
Dis sebepler:
Dikkati dagitan ve zihni baska seylerle mesgul eden iç sebeplerin haricinde ama
onlardan bagimsiz olmayan bir de dis sebepler vardir ki, verimli bir çalisma
için odanizi bunlardan arindirmalisiniz. Nedir bunlar? derseniz onlar sunlardir:
1-POSTERLER: zihin dagitma ordusunun en önemli askerlerindendir. Çalisma
masanizin tam karsisina tuttugunuz takimin posterini asmissiniz. Tam kendinizi
kaptirmis ders çalisirken birden gözünüz postere kaydi. ‘Bu haftaki maç çok
önemli. Ya bu maçi kazanamazsak. Pesimizdeki taminin nefesi zaten ensemizde. En
önemli golcümüzün sakatligi vardi. Acaba iyilesti mi? Ya oynayamazsa! Bu maçi
almamiz imkansizlasir.’ Ne oldu hayal dünyasina daldiniz. Üstelikte endiseli bir
hayal. Peki ya ders ne oldu. Geri dönüp de ders çalisabilir misiniz?
2-YATARAK ÇALISMAK: Ya da uyumak için zemin hazirlamak. Ne kadar iyi niyetle
olursa olsun ‘ders kitabini eline alip söyle uzanarak’ çalismak istemenin tek
sonucu vardir. Uykuya dalmak ya da çalisamayacak kadar gevseyip mayismak.
Yan gelip yatarak ders çalisirsaniz, basarida sizin için yan gelip yatacaktir.
Sizin istediginiz sonuç da bu ise sorun yok. Ama degilse çalisma pozisyonunuzu
bir kez daha gözden geçirmenizi öneririm. Not almak, önemli yerlerin altini
çizmek gibi ders çalismanin gereklerini yatarak da yapabiliyorsaniz siz
bilirsiniz. Ama iyisi mi, siz siz olun yatagi veya kanepeyi sadece asil
fonksiyonlari için kullanin.
3- MÜZIK DINLEYEREK ÇALISMAK: Bilimsel arastirmalara göre beyin, ayni anda bir
çok uyarani alabilir. Ancak dikkatini sadece bir tek noktaya odaklayabilir. Bu
sebeple insanin hem müzik dinlemesi hem de ders çalismasi mümkün degildir. Insan
ya müzik dinler ya da ders çalisir. Üstelik isin bir baska yönü var. Ders
çalismaya çalisirken müzik dinlemek, zevkle müzik dinlemenizi engeller.
Bir çok kisi ‘ben ders çalismaya baslayinca müzigi duymuyorum’ der. O zaman hiç
açmayin ki müzigi; geri planda kalan müzik sizde gerginlik ve yorgunluk
yaratmasin. Çalisma veriminizi düsürmesin. Bütün bunlardan dolayi; ya müzik
dinlemeye ya da ders çalismaya karar verin, birini yapin. ‘Eli iste gözü oynasta’
‘Bir koltuga iki karpuz sigdirmak’ müzik dinleyerek ders çalismaya çalisanlari
çok iyi anlatiyor. Sadik bir sevgili olun ve ders zamani dersten baska hiçbir
seyi ‘görmesin gözünüz, duymasin kulaginiz.’ Siz en iyisi müzik dinlemeyi ödül
olarak kullanin .
4- TELEVIZYON: Müzik dinleyerek ders çalisilmadigi gibi hem ders çalismak hem de
televizyona kulak kabartmak mümkün degil. Televizyon ders çalisirken engel
yaratan ve zaman kaybina neden olanlarin basinda gelir. Televizyonun oldugu
odaya girene kadar ya da dügmesine basana kadar kontrol sizdedir. O odaya
girdiginiz yada dügmesine bastiginiz anda bütün kontroller otomatik olarak
televizyona geçer. Artik onun kapsama alani için desinizdir. Ekrandaki yakisikli
bir erkegin, güzel ve çekici kadinin yada olayin akisindaki heyecanin
kontrolünde çikmaniz artik mümkün degildir. Basarili olmak istiyorsaniz çalisma
sirasinda televizyondan uzak olun. Bunlarin ikisi azili birer düsmandir. Ikisi
bir arada duramaz. Biri mutlaka digerini yok eder. Müzigi ödül olarak
kullanabilirsiniz. Ancak televizyonu asla.
5- TELEFON: Soru sormak, bir sey danismak ve sohbet etmek için bir arkadasinizi
aradiginizda ya da onlardan biri sizi aradiginda zamanin nasil geçtigini
anlayamaz, dersten kopar gidersiniz. Telefon konusmalarinizi dinlenme
aralariniza erteleyin. Hem sizin için ödül olmus olur.
Sahsen ben günümüzün ekonomik sartlarinda faturalari göz önüne getirecek hiç
kimsenin bu gaflete düsecegini sanmiyorum. Ama yine de insaniz isimize belli
olmaz.
Hayatiniz kimin elinde
Çalismaya baslamak ve sürdürmek konusunda temel faktörlerden birisi kisinin
hayatiyla ilgili sorumluluk ve kararlari alma istekliligidir.
Eger hayatinizla ilgili sorumlulugu dis sartlara ve olaylara birakirsaniz,
çalismanizi ve basarinizi engelleyecek bir çok sebebiniz olacaktir.
Bir gün anne-babaniz duymak istemediginiz bir söz söyledi diye, bir gün
hocanizla aranizda istenmeyen bir diyalog geçti diye, bir baska gün teklif
ettiginiz kiz sizi reddetti diye yada caniniz sikkin diye, bir baska gün kötü
hava içinizi karartti diye, bir diger gün arkadaslar bir yere gitmeyi teklif
etti diye....vesaire vesaire. Bu listeyi sayfalarca uzatmak mümkün.
Eger hayatinizla ilgili sorumlulugun size ait oldugunu kabul ederseniz bu
sebeplerden hiçbiri sizi basaridan alikoyamaz.