e-mail:156600@meb.gov.tr

Adres:GMK.Bul.Alsancak Mh.Çetinkaya Karşısı

Ana Sayfa Tanıtım İdarecilerimiz Öğretmenlerimiz Etkinlikler Fotoğraflar İletişim Sıkça Sorulan Sorular
Ara
Bölümlerimiz
  • Bilişim Teknolojileri
  • Elektrik-Elektronik Teknolojisi
  • Metal Teknolojisi
  • Makine Teknolojisi
  • Kimya Teknolojisi
  • Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme
  • İnşaat Teknolojisi
  • Ahşap Teknolojisi
Hizmetlerimiz
  • Okul Aile Birliği
  • Kütüphanemiz
  • Spor Salonumuz
  • Kantinimiz
  • Yemekhanemiz
  • Konferanslar
  • Rehberlik
Bağlantılar
  • Atatürk
  • MEB
  • Mersin MEM
  • İlsis
  • Erkek Teknik Ö.G.M.
  • Mevzuat
MEB'dan HABERLER

Verimli ders çalisma 2


Bir tane inegi olan köylünün birine bir gün sormuslar:
- Inegin ne kadar süt veriyor?
Köylü cevap vermis:
- Inegim hiç süt vermez. Sütü ondan sizin almaniz gerekir.
****
Yine, ilim adamlarindan biri, insanin maddi ve manevi her konuda basarili olmasini çalismaya baglar ve söyle dermis:
-Su düsünmek, susuzlugunuzu gidermez.
Odun düsünmek, sizi isitmaz.
Bu örneklerde oldugu gibi insanin bir seyi sadece düsünmesi ve istemesi de onu hedefine ulastirmaz.
Gerçek basari için:
-Çok gayret
-Çok çalismak
-Uyulmasi gereken tüm sartlara da uymak gerekir.
****
Arkadaslar; bu kissalarda da anlatildigi gibi, mutluluk ve basariyi durup dururken gökten zenbille indirip hayat size bahsetmez. Gayret ve çabanizla o mutluluk ve basariyi hayattan sizin almaniz gerekiyor. Tabi ki bunu yaparken de sartlari ne ise onlara da uymaniz gerekecektir.
Çalisma ortaminin düzenlenmesi

Konumuz verimli ders çalisma. Nasil çalisirsak daha verimli olur ve basariya ulasiriz. Simdi size bunlardan bahsedecegim:

*Ders çalismak için bagimsiz bir çalisma odasi gereksizdir. Bu durum aile bireylerinden uzaklasmaniza neden olur ki; bu da sosyal bir yaratik olan insana hiç yakismaz...

*Ders çalismak için oturma odasi en ideal ortamdir. Üstelik böyle bir mekanda çalisarak ailenizi de ders çalistigina % 100 inandirmis olursunuz.

*Çalismak için mutlaka masa gerekmez. Çalisacak adam her yerde çalisir. Mesela; divan, kanepe, veya halinin üzerinde uzanarak... zaten ders çalisirken ‘beyninizi’ kullanacaksiniz, tüm bedeni zorlamaya ne gerek var.

*Ders çalisirken ne kadar çok, duyu organinizi aktif hale getirirseniz o kadar basarili olursunuz. Mesela; fonda bir müzik, televizyonunuzda en sevdiginiz dizi, telefonda arkadasiniz, elinizde çalismaniz gereken notlar ve masada bir bardak cola... Bundan daha güzel ve uygun bir ortam olabilir mi?

*Ders çalisirken bütün malzemelerin yaninizda olmasi sizi rahata alistirir. Gerekli olan seyleri ordan burdan tek tek getirmek size mücadeleci ve arastirici bir ruh kazandiracaktir.

*Ders çalisirken çalismanizi bölecek her seye izin verin. Özellikle hayallerinize. Bakalim daha sonra hatirlayip da kaldiginiz yerden devam edebilecek misiniz? Hem bu beyin jimnastigi sayesinde bir çok seyi bir arada götürebilme yetisi kazanmis olacaksiniz. Ne dersiniz?

*Ders çalisirken sik sik dinlenme arasi verin. Ayrica bunlari çalisma sürenizle esit tutun. Allah askina T.V’de film ile reklamlarin süresi de birbirine esit degil mi?

Evet arkadaslar! Bunlar size ne kadar uyuyor. Inkar edemeyiz. Bunlar bizim aliskanliklarimiz. Peki; bunlar olmasi gerekenler mi? Böyle çalisarak basariya ne kadar ulasiriz?
Arkadaslar bunlar olmasi gerekenler degil. Böyle aliskanliklarla basariya ulasmamiz ancak rastlantilara kalir. Iste biz simdi Verimli ders çalisma’ nin olmasi gerekenlerini anlatmaya çalisacagiz.

Simdi egri oturup dogru konusalim...

Verimli ders çalismanin ilk sartlarindan birisi ortamla ilgili düzenlemeleri içerir. Uygun bir çalisma ortaminiz yoksa veriminiz azalacaktir. Ortamla ilgili ilk is ortamda çalismayi baslatacak düzenlemeleri yapmaktir. Çalismak için oturan insanin dikkatinin dagilmamasi için ortamin belli özellikler tasimasi gerekir. Biliyoruz ki, herkese tam uyacak standart bir çalisma ortami belirlemek imkansizdir. Bunun çesitli nedenleri vardir. Ancak konumuz bu degil.
Çalismaya baslamak

Tebdil-i mekanda ferahlik vardir, deseler de siz inanmayin. Degisik yerlerde çalismaya çalismayin. NEDEN? Derseniz, bu bir sartlanma isidir. Ayni zamanlarda ayni mekanlarda ders çalismak, daha sonra bu ise daha kolay adapte olmanizi saglar. O masaya sadece çalismak için oturdugunuzu hissetmelisiniz.

*Sicacik bir oda, sizi engin hayal denizlerine götürecek rengarenk posterlerle süslü duvarlar, kulaginda wolkman, yumusak bir koltuk yada uzanarak çalisabilecegin bir divan, saginda solunda yumusacik minderler ve elinde çalisman gereken ders notlari; varsa ‘ne mutlu sana’ diyemeyecegim.
Açik konusalim; bu ortam ve sartlarda güzelce uyumak ve dinlenmekten baska bir sey yapilmaz. Amaciniz ders çalismak ve sonucunda basarili olmaksa bundan daha farkli bir ortama ihtiyaciniz var.
18-20 derece isisi ile derli toplu, müzik ve televizyon sesinden arindirilmis, sessiz, isigi ve havalandirmasi yeterli bir oda, bunun yaninda boyunuza uygun, çalismak için gerekli malzemelerin hemen uzanabilecegin sekilde üzerinde bulundugu birde masa. Tabi ki ayakta çalisacak degilsiniz ya, bir de sandalye. Ne tüm dikkatinizi oturma organiniza toplayacak kadar sert, ne de sizi gevsetip uyutacak kadar yumusak bir sandalye.

Verimli bir çalismaya baslamak için ortamla ilgili size gerekenler bunlar. Çalismaya baslamak için simdi bir seye daha ihtiyaciniz var. O da ISTEK.
Diyelim ki isteginizi de bir yerlerden temin ettiniz ve çalismaya basladiniz. Her sey bu kadar mi? Hayir. Asil mesele bundan sonra. Bin bir zorlukla basladiginiz çalismayi sürdürmek daha zor. Kendimden de biliyorum ki; çalismaya basladiktan bir süre sonra zihniniz dagilacak ve derse ara vereceksiniz. Peki bunun sebepleri nelerdir.

Çalismayi sürdürmek


Dikkatin dagilmasi sebebiyle çalisma veriminin düsmesi, hem ders basinda geçen sürenin uzamasina hem de diger zevkli etkinliklere daha az zaman ayirmaya yol açar. Dikkatin dagilmasina ve zihnin baska seylerle ugrasmasina yol açan sebepler içten veya distan kaynaklanir.

Iç sebepler:
1- Iç sebeplerden ilki hayal kurmaktir. Çalismayi engelleyen ve dikkati dagitan en önemli etkenlerden biridir. Çalismaya basladiginizda hayalleriniz sizi sariyor ve çalismaniza engel oluyorsa ki oluyordur, size iki yol önerecegim.
A)Size o anda basaridan ve gelecekteki mutlulugunuzdan daha cazip gelerek çalismanizi engelleyen hayalinizi kendinize ödül olarak saklayin. ‘Çalismam gereken bu bölümü bitirince tam 10 dakika hayal kuracagim.’ Deyin ve çalismaniza devam edin. Disiplinli bir ögrenci iseniz bir tasla iki kus vuracak hem dersinizi çalisacak hem de hiçbir isinizi aksatmadan hayalinizi kuracaksiniz.
B) Ancak hayali erteleyip sonraya birakmak o kadar kolay degildir. Eger kurdugunuz hayali erteleyemiyorsaniz hayal dünyasina dalin onu bitirin ve sonra derse dönün. Ancak hayal dünyasinin renkli cazibesinden dönüp derse devam etmek de çok zordur. Baktiniz ki daldiginiz hayalden bir türlü çikamiyorsunuz, masadan kalkin biraz dolasin, zihninizi ve havanizi degistirin.

2-Dikkati dagitan ve zihnini baska seylerle mesgul eden ikinci sebep dersle ve gelecekle ilgili endiselere kapilmaktir. ‘Bu derste basarili olabilecek miyim’ ‘Ya basaramazsam annemin babamin yüzüne nasil bakarim’ ‘Arkadasim benden çok çalisti, ben hazirlanamadim’ ‘Bu is galiba olmayacak...’ ‘Çok konu var ama zamanim yok yetismeyecek, mahvoldum, ben hapi yuttum.’ Hayatinizin belli dönemlerinde bu ve buna benzer düsünceler sizinde zihninizi mesgul etmis ve sizi endiselendirmistir. Siz bunlardan nasil kurtuldunuz yada kendinizi kurtarip da basarili oldunuz mu, bunu bilmem. Ancak ben bundan sonra karsilasinca kullanasiniz diye size bir yol sunacagim. Kendinize su sorulari sorun:
‘Bu düsünceler benim çalismami kolaylastiriyor mu?’
‘Bu düsünceler amacima hizmet ediyor mu?
‘Bu düsünceler bana yardimci olacak mi?’
Bu sorulara verdiginiz cevaplar eminim ki HAYIR olacaktir. Göreceksiniz bu endiselerden uzaklasip derse dönmeniz ne kadar kolay olacak.

Dis sebepler:

Dikkati dagitan ve zihni baska seylerle mesgul eden iç sebeplerin haricinde ama onlardan bagimsiz olmayan bir de dis sebepler vardir ki, verimli bir çalisma için odanizi bunlardan arindirmalisiniz. Nedir bunlar? derseniz onlar sunlardir:

1-POSTERLER: zihin dagitma ordusunun en önemli askerlerindendir. Çalisma masanizin tam karsisina tuttugunuz takimin posterini asmissiniz. Tam kendinizi kaptirmis ders çalisirken birden gözünüz postere kaydi. ‘Bu haftaki maç çok önemli. Ya bu maçi kazanamazsak. Pesimizdeki taminin nefesi zaten ensemizde. En önemli golcümüzün sakatligi vardi. Acaba iyilesti mi? Ya oynayamazsa! Bu maçi almamiz imkansizlasir.’ Ne oldu hayal dünyasina daldiniz. Üstelikte endiseli bir hayal. Peki ya ders ne oldu. Geri dönüp de ders çalisabilir misiniz?

2-YATARAK ÇALISMAK: Ya da uyumak için zemin hazirlamak. Ne kadar iyi niyetle olursa olsun ‘ders kitabini eline alip söyle uzanarak’ çalismak istemenin tek sonucu vardir. Uykuya dalmak ya da çalisamayacak kadar gevseyip mayismak.
Yan gelip yatarak ders çalisirsaniz, basarida sizin için yan gelip yatacaktir. Sizin istediginiz sonuç da bu ise sorun yok. Ama degilse çalisma pozisyonunuzu bir kez daha gözden geçirmenizi öneririm. Not almak, önemli yerlerin altini çizmek gibi ders çalismanin gereklerini yatarak da yapabiliyorsaniz siz bilirsiniz. Ama iyisi mi, siz siz olun yatagi veya kanepeyi sadece asil fonksiyonlari için kullanin.

3- MÜZIK DINLEYEREK ÇALISMAK: Bilimsel arastirmalara göre beyin, ayni anda bir çok uyarani alabilir. Ancak dikkatini sadece bir tek noktaya odaklayabilir. Bu sebeple insanin hem müzik dinlemesi hem de ders çalismasi mümkün degildir. Insan ya müzik dinler ya da ders çalisir. Üstelik isin bir baska yönü var. Ders çalismaya çalisirken müzik dinlemek, zevkle müzik dinlemenizi engeller.
Bir çok kisi ‘ben ders çalismaya baslayinca müzigi duymuyorum’ der. O zaman hiç açmayin ki müzigi; geri planda kalan müzik sizde gerginlik ve yorgunluk yaratmasin. Çalisma veriminizi düsürmesin. Bütün bunlardan dolayi; ya müzik dinlemeye ya da ders çalismaya karar verin, birini yapin. ‘Eli iste gözü oynasta’ ‘Bir koltuga iki karpuz sigdirmak’ müzik dinleyerek ders çalismaya çalisanlari çok iyi anlatiyor. Sadik bir sevgili olun ve ders zamani dersten baska hiçbir seyi ‘görmesin gözünüz, duymasin kulaginiz.’ Siz en iyisi müzik dinlemeyi ödül olarak kullanin .

4- TELEVIZYON: Müzik dinleyerek ders çalisilmadigi gibi hem ders çalismak hem de televizyona kulak kabartmak mümkün degil. Televizyon ders çalisirken engel yaratan ve zaman kaybina neden olanlarin basinda gelir. Televizyonun oldugu odaya girene kadar ya da dügmesine basana kadar kontrol sizdedir. O odaya girdiginiz yada dügmesine bastiginiz anda bütün kontroller otomatik olarak televizyona geçer. Artik onun kapsama alani için desinizdir. Ekrandaki yakisikli bir erkegin, güzel ve çekici kadinin yada olayin akisindaki heyecanin kontrolünde çikmaniz artik mümkün degildir. Basarili olmak istiyorsaniz çalisma sirasinda televizyondan uzak olun. Bunlarin ikisi azili birer düsmandir. Ikisi bir arada duramaz. Biri mutlaka digerini yok eder. Müzigi ödül olarak kullanabilirsiniz. Ancak televizyonu asla.

5- TELEFON: Soru sormak, bir sey danismak ve sohbet etmek için bir arkadasinizi aradiginizda ya da onlardan biri sizi aradiginda zamanin nasil geçtigini anlayamaz, dersten kopar gidersiniz. Telefon konusmalarinizi dinlenme aralariniza erteleyin. Hem sizin için ödül olmus olur.
Sahsen ben günümüzün ekonomik sartlarinda faturalari göz önüne getirecek hiç kimsenin bu gaflete düsecegini sanmiyorum. Ama yine de insaniz isimize belli olmaz.

Hayatiniz kimin elinde

Çalismaya baslamak ve sürdürmek konusunda temel faktörlerden birisi kisinin hayatiyla ilgili sorumluluk ve kararlari alma istekliligidir.
Eger hayatinizla ilgili sorumlulugu dis sartlara ve olaylara birakirsaniz, çalismanizi ve basarinizi engelleyecek bir çok sebebiniz olacaktir.
Bir gün anne-babaniz duymak istemediginiz bir söz söyledi diye, bir gün hocanizla aranizda istenmeyen bir diyalog geçti diye, bir baska gün teklif ettiginiz kiz sizi reddetti diye yada caniniz sikkin diye, bir baska gün kötü hava içinizi karartti diye, bir diger gün arkadaslar bir yere gitmeyi teklif etti diye....vesaire vesaire. Bu listeyi sayfalarca uzatmak mümkün.
Eger hayatinizla ilgili sorumlulugun size ait oldugunu kabul ederseniz bu sebeplerden hiçbiri sizi basaridan alikoyamaz.
 

Ana Sayfa | Tanıtım | İdarecilerimiz | Öğretmenlerimiz | Etkinlikler | Fotoğraflar | İletişim | Sıkça Sorulan Sorular
©2006 MERSİN ATATÜRK ANADOLU TEKNİK LİSE, TEKNİK LİSE VE ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (324) 226 03 50 Faks: 0 (324) 226 03 50 E-Posta:156600@meb.gov.tr