e-mail:156600@meb.gov.tr

Adres:GMK.Bul.Alsancak Mh.Çetinkaya Karşısı

Ana Sayfa Tanıtım İdarecilerimiz Öğretmenlerimiz Etkinlikler Fotoğraflar İletişim Sıkça Sorulan Sorular
Ara
Bölümlerimiz
  • Bilişim Teknolojileri
  • Elektrik-Elektronik Teknolojisi
  • Metal Teknolojisi
  • Makine Teknolojisi
  • Kimya Teknolojisi
  • Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme
  • İnşaat Teknolojisi
  • Ahşap Teknolojisi
Hizmetlerimiz
  • Okul Aile Birliği
  • Kütüphanemiz
  • Spor Salonumuz
  • Kantinimiz
  • Yemekhanemiz
  • Konferanslar
  • Rehberlik
Bağlantılar
  • Atatürk
  • MEB
  • Mersin MEM
  • İlsis
  • Erkek Teknik Ö.G.M.
  • Mevzuat
MEB'dan HABERLER

Verimli Ders Çalisma Ilkeleri

"Bilgi insani süpheden, iyilik aci çelmekten, kararli olma korkudan kurtarir." (Konfüçyüs)
                                    
Ögrenme; davranislarimizda, tutumlarimizda ve zihnimizde meydana gelen sürekli degisikliklerdir. Insanin ögrenme düzeyi ve ögrenme hizi farkli sebeplerden dolayi etkilenmektedir. Ögrenmemizi etkileyen belli basli faktörler, zeka seviyesi, ilgiler ve meraklar, ögrencinin basari arzusu, siniflarin kalabalik olusu, ögrenilen konunun zor olup olmamasi ve konunun sunulus biçimi, ögretmenin kalitesi, ögretmenin ögretim yöntemi ve nihayet ders çalisma yöntemleridir.

Bir dersi en iyi sekilde ögrenmek için o dersi düzenli araliklarla çalismanin mi, yoksa sinavdan önce topluca çalismanin mi ögrenmeyi kolaylastirdigi sorusu sorulabilir. Düzenli olarak yapilan çalismada edinilen bilgilerin daha akilda kalici oldugu, topluca çalisilarak elde edinilen bilgilerin ise akilda tutulmadigi söylenebilir.

Ders çalisirken neyi nereye kadar ögrendigimizden haberdar edilmemiz ögrenmeyi kolaylastirmaktadir. Bu nedenle ders kitaplarinda her bölüm sonundaki sorularin cevaplandirilmasi, o konu hakkindaki bilgi seviyemizi ögrenmemize yardimci olacaktir. Önceki konularin ögrenilmesi, sonraki konularin ögrenilmesini basitlestirmektedir.

Bes duyu organimizin katildigi ögrenme durumlari, ögrenmenin en etkin oldugu durumlardir. Bu nedenle, "yaparak ve yasayarak" edinilen ögrenme tecrübeleri, en kalici bilgileri saglar. Okudugumuz konularin kendi kelime ve cümlelerimizle ve sesli olarak tekrarlanmasi ögrenmemizi kolaylastirir.

Çalisma sirasinda konularin özetinin çikarilmasi, hatirda tutmayi kolaylastirmakta ve konunun bütününü görmemizi saglamaktadir.

Ögrenci, ögrenme sirasinda kullandigi yöntemlerle ögrenmeyi basitlestirebilir veya zorlastirabilir. Ders çalisma yöntemi veya aliskanligi okul basarisini etkileyen belirleyici özelliktir. Ayni sartlarda oldugu halde, etkin ders çalisma aliskanliklarina sahip bir kisim gençler digerlerine göre daha basarili olmaktadirlar. Faydali ve verimli ders çalisma aliskanliklari her ögrenci tarafindan ögrenilebilir ve okuldaki basari arttirilabilir.
Verimli Ders Çalisma Aliskanligi Kazanmak Için Altin Kurallar

    Derse baslamadan
J önce ve ders çalisma sirasinda gösterdiginiz davranislari ve aliskanliklarimizi gözden geçirmek, kendimizi tanimak.

    Çalisacagimiz süreyi önceden iyi
J bir sekilde planlamak; bunu yaparken çalisilmasi gereken konulari belirlemek ve bunlari sosyal dersler (tarih, cografya, edebiyat gibi), fen dersleri (matematik, fizik, kimya gibi) ve uygulamali dersler (müzik, resim gibi) gruplara ayirmak.

    Çalisacaginiz dersleri planlarken, okuma yolu ile
J ögrenilecek tarih, edebiyat, sosyoloji gibi derslere çalismanin basinda yer vermek uygundur. Çalismanin basinda zihin yorulmadan sosyal konularin okunmasi faydalidir.

    Her okuma dersinden sonra bir fen dersinin çalismasi,
J ögrenmede kolaylik saglar. Benzer konularin art arda çalisilmasi zihni yorar.

    Her gün ders çalismak için belirli bir zaman ayirmali ve zor
J ögrenilen derslere daha çok zaman verilmelidir. Çalisma zamani yavas yavas arttirilmalidir.

    Ödevlerin çalismanin en sonunda yapilmasi,
J ögrenilenlerin tekrar edilmesini saglayacagindan, yararlidir.

    Sürekli ders çalismak, her zaman iyi ögrenmeye yol
J açmaz. Çalismanin yaninda, dinlendirici bos zaman ugraslarina ve spora da yer vermek, bireyi uyumlu ve daha basarili yapar. Bu nedenle ders çalisma programlarinin aralarina bos zaman etkinliklerini de koymak faydalidir.

    Verimli ders çalismada en yararli sürelerin birer
J saatlik süreler oldugu söylenebilir. Örnegin, 40-50 dakikalik çalismadan sonra 10 dakikalik tekrar yapmak çalismanin bitiminde ise 10-15 dakika dinlenme zamani ayirmak faydalidir.

    Çalisma ortaminin uygun sekilde düzenlenmesi
J gerekir. Oturma yerinin çok rahat olmasi, çalisirken kaykilarak oturmak veya yatarak çalisma, dikkatimizi azaltip, baska yönlere çevirir

    Okuduklarimizi kendi kelime ve cümlelerimizle ifade etmemiz
J ögrenmeye aktif olarak katilmayi ve daha etkin ögrenmeyi saglar.

    Çalisma yerinin isigi, isisi, gürültülü veya az gürültülü
J olmasi, çalisirken dikkatimizi ve derse olan ilgimizi etkilememektedir. Ders çalisirken müzik dinlemek ögrenmeyi güçlestirmektedir.

    Ders çalismak
J için belirli bir yer ayirmali ve burasi sadece çalisma için kullanilmalidir. Ders çalismak için devamli bir yeriniz yoksa, çalisilan yerin baska çagirisimlar yapacak sekilde olmasini önlemek gerekir. Yemek masasinda veya yattiginiz odada çalisirsaniz, yemek yemeyi veya uyumayi çagristiracak ipuçlarini ortadan kaldirmaniz gerekir.

    Çalismaya baslamadan önce gerekli araç ve
J gereçleri hazirlayin. Ders basindan gerekli araçlari almak için kalktiginizda, ayni noktadan çalismaya baslayamazsiniz.

    Dersiniz bitmeden önce
J çalisma isteginiz azalmis ise, çalismaniza son vermeyin. Bazi kurallar gelistirin ve buna uyun; "Bes sayfa daha okuyup, kalkacagim" gibi. Ondan sonra, bir süre çalisma yerinden ayrilin.

    Çalisma sirasinda kendinize küçük
J ödüller koyun. Ilgi ve dikkatiniz azalmis ise, okudugunuz konuyu bitirince, hoslandiginiz bir isi yaparak kendinizi ödüllendireceginize dair söz verin. Örnek; "Çalistigim bölümü bitirince, bir meyva yiyecegim" veya "Su üç sayfayi bitirmeden çay içmeyecegim" gibi.

Çalistiginiz dersle ilgili, sinavda çikabilecek sorulari tahmin etmeye çalisin. Sorular;
    Tanimlama isteyen
§ sorular
    Konu veya kavramlarin ayri veya benzer taraflarini yazma
§ isteyen sorular
    Ögrenilen bilgilerin yeni durumlara uygulanmasini
§ isteyen sorular gibi ayrilabilir.
    Ögrendiklerinizin ayni gün tekrari
§ yararli oldugu gibi, aralikli tekrar da önemlidir. Çünkü, kullanilmayan bilgiler unutulur.

Sinavlardaki basarisizlik çalismayi zevksiz bir hale getirebilir. Bu durumda çalisma davranislarimiz üzerinde kontrolümüzü kaybetmeden planli çalismaya devam etmeliyiz. Çalismak, basariya ulasmanin birinci yoludur.



Motivasyonun Saglanmasinda Ailenin Rolü
                                            
Motivasyon, insanin istek ve ihtiyaçlarinin farkina varmasi ve bunlari gerçeklestirmek için harekete geçmesidir.

Motivasyonu olumlu yada olumsuz etkileyen bazi faktörler vardir. Bunlardan biri ailedir. Aile, farkinda olarak yada olmayarak, gencin motivasyon düzeyini etkiler. Bu etkileme olumlu yönde olabildigi gibi zaman zaman da olumsuz yönde olabilir. Tabii ki hiçbir anne baba, bu kadar önemli bir dönemde çocugunun motivasyonunu olumsuz etkilemek istemez. Ancak gencin iyiligi adina yapilan bazi davranislar ya da söylenen bazi sözler onu olumsuz etkileyebilir; motivasyonunu düsürüp, kaygi düzeyini yükseltebilir. Bu da gencin kaygili, mutsuz ve verimsiz bir hazirlik süreci geçirmesine neden olur. Eminiz ki hiçbir anne baba çocuguna böyle bir zarar vermek istemez. Tam tersine çocuguna böylesine önemli bir dönemde olumlu destek olmak, motivasyonunun artmasina yardim etmek ister. Kisaca her anne baba çocugunun basarinin artmasinda kendi payina düseni en iyi sekilde yerine getirmek ister.

Motivasyonun saglanmasinda ailenin olumlu rol oynayabilmesinin ilk sarti, genci anlamaktir. Ne denli zor bir dönem yasadiginin farkinda olmak ve bunu da gence yansitmak gerekmektedir. Bunun olabilmesinin yolu da aile içinde "Olumlu bir iletisim ortami" kurulmasiyla olur. Olumlu bir iletisim ortaminin oldugu ailelerde, aile üyeleri birbirini tanir(zayif ve güçlü yönleriyle), oldugu gibi kabul eder, hiçbir kosula bagli olmaksizin sever ve birbirine güvenir. Böyle bir ortamda yetisen genç, sevildigini, kendisine güven duyuldugunu, anlasildigini bilir bu da ona güç verir.

Aile gencin zorluklarini anlamali ve bunu ona aktarmalidir. "Hem okulu hem dershaneyi birlikte götürmenin zor ve yorucu oldugunu biliyorum ve bu zor dönemde senin yanindayim, benden istedigin destegi vermeye hazirim." seklinde bir ifade gencin aileye olan güvenini daha da pekistirecektir. Anlasildiginin farkina varan genç yasadigi zorluklari rahatça ailesiyle paylasacak, sorumluluklarina da daha siki sarilacaktir.

Sorumluluktan bahsetmisken hemen belirtmeliyiz ki, üniversite sinavina hazirlanmak sadece ve sadece gencin sorumlulugudur. Bu sorumluluk ne ailenin ne de özel ögretmeninindir. Bu gencin, sorumlulugudur. Aile bu sorumlulugu gencin yerine üstlenmemelidir. Gencin eksik oldugu konulari, kapatmasi gereken açiklari, çalismadigi dersleri saptamak hangi derse ne kadar çalisacagini belirlemek ve takibini yapmak ailenin degil gencin sorumlulugudur.
Aile, bu sorumluluklari gencin yerine üstlendiginde gencin motivasyonu da dogal olarak düsecektir. O nedenle aile, bu sorumluluklarin gence ait oldugunu bilmelidir. Aileye düsen, sorumluluklarini üstlenen ve yerine getiren gence, istedigi destegi saglamaktir. (Uygun bir çalisma ortami temin etmek, yasadigi zorluklari aktardiginda birlikte çözüm üretmeye çalismak... gibi)

Çocugunun motivasyonunu arttirmak isteyen aileler, çocugun yapamadiklarinin degil yapabildiklerinin üzerinde durmalidir ki takdir edildigini, desteklendigini gören çocuk o davranisi daha sik göstersin. Örnegin hafta içinde bir kez oturup ders çalisan çocuga, "Oturup ders bile çalisamiyorsun, ne zaman otursan bir bahaneyle kalkiyorsun, bakalim sinavda ne yapacaksin" gibi bir ifade kullanmak yerine geçen gün kendi basina oturup ders çalisabilmen çok hosuma gitti, seninle gurur duydum. Belki ilk basta biraz zorlanirsin ama hiç moralini bozma, bunun da üstesinden gelebilirsin" seklinde bir ifade kullanmak, gencin kendi basina çalisma davranisini siklastiracaktir.

Sinavla ilgili olarak, gencin degerini sinavdaki basarisiyla es tutmak, sonuçlarla ilgili olarak korkutmak, tehdit etmek, "Sen hele bir kazanama, o zaman görüsürüz" ya da "Kazanamazsan arkadaslarinin yüzüne nasil bakarsin, aile dostlarimizin hepsine rezil oluruz" gibi ifadeler gencin motivasyonunu degil kaygisini arttirir. Genç ailesinin ve baskalarinin gözünde kendisinin degil, sinavdaki basarisinin önemli oldugunu düsünür ve sinava gerçek disi bir anlam yükler. Bu da kaygisini arttirir.

Kaygi, ögrenmenin ve ögrendigini kullanmanin önündeki en önemli engeldir. Kaygisi artan, sinava oldugundan farkli anlamlar veren ögrenciler için her sinav bir krizdir. Kendisini ispatlamasi gereken, degerli oldugunu herkesin görmesi gereken ve mutlaka kazanilmasi gereken bir savas. Bu duygularla sinava hazirlanan genç her bir sinavi, hatta her bir çalisma testini, kazanilmasi gereken bir savas olarak görecek, yapamadigi her bir soruyu kaybedilmis bir savas olarak yorumlayacaktir. Bu da umutsuzluk duygusunu ortaya çikaracaktir. "Bir soruyu bile çözemiyorum, koskoca bir sinavi nasil kazanirim" diye umutsuzluga düsecek belki de çalismayi birakacaktir. Oysa sinav gencin gözünde kriz degil, "firsata" dönüstürülebilmelidir. Üniversite sinavinin "amaç" degil, amaçlara ulasilmasini kolaylastiracak bir "araç" oldugu unutulmamalidir.

Gence, sinavin, amaçlarina ulasabilmesi için bildiklerini, ögrendiklerini kullanabilecegi amaçlarina ulasmasini kolaylastiracak bir "firsat" oldugu söylenmelidir. Gence düsen de bu firsati en iyi sekilde degerlendirmektir.

Örnegin; dershanedeki deneme sinavlarina "Eksiklerin görülüp giderilmesi için firsat sagladigi" biçiminde bir anlam yüklenmesi, krizi firsata dönüstürebilecektir. Deneme sinavlarinin sonuçlarini yorumlarken de "bak kaç tane yanlisin var, bu yanlislarla sinavi nasil kazanacagini merak ediyorum" veya "bak yine yanlis yapmissin, nasil kapanacak bu açiklar" demek yerine "dogru cevaplarin geçen sinava göre artmis, demek ki bir önceki sinavda ki açiklarini kapatmaya baslamissin" seklinde bir ifade kullanmak gencin motivasyonunu arttiracak derslere daha siki sarilmasinin saglayacaktir.

Anne babalar genci her zaman tehdit etmeyebilir, bazen de genci olumlu etkilemek düsüncesiyle "ben sana güveniyorum sen en iyi bölümlere layiksin, senin kazanamaman gibi bir ihtimali düsünemiyorum bile" gibi ifadeler kullanirlar, bu da gence tasiyabileceginden fazla yük yükler. Kendisinden ne kadar büyük beklentiler oldugunu gören genç gerçekçi olmayan hedefler belirler ve bu hedefe ulasmak için tüm gücüyle çabalar. Ancak bir süre sonra, tasiyamayacagi kadar agir olan bu yükün altinda ezilmeye baslar. Yükün agirligini hissettikçe ögrenmesi ve ögrendiklerini kullanmasi zorlasir, çok çalismasina ragmen bekledigi karsiligi alamaz. Gencin bunlari yasamamasi için, aile gençten, verebileceginden fazlasini beklememelidir.

Hiç kuskusuz, gençlerin yasamlarinin bu önemli dönemlerinde onlara en iyi sekilde destek olmak her anne babanin istegidir. Ancak önemli olan, gence "dogru ve onun basarisini arttirabilecek sekilde" destek vermektir. Bunun için de, sinavin asla bir dönüm noktasi olmadigini ama yasamdaki amaçlara ulasmayi kolaylastiracak bir firsat oldugunu vurgulamali ve onlara, sinavdan alacaklari sonuca degil kendilerine deger verdigimiz mesajini iletebilmeliyiz. Onlara içtenlikle "sen benim için her seyden önemli ve degerlisin. Hayatindaki bu önemli dönemde, sana istedigin destegi vermeye hazirim. Senin kendi üzerine düsenleri en iyi sekilde yapacagini biliyorum, ben de üzerime düsenleri yapmaya hazirim" diyebilmeliyiz.

Çocuklariniza, bu önemli dönemde, ne olursa olsun yanlarinda oldugunuzu göstermenizi ve onlari yüreklendirmenizi içtenlikle dileriz...

 

Ana Sayfa | Tanıtım | İdarecilerimiz | Öğretmenlerimiz | Etkinlikler | Fotoğraflar | İletişim | Sıkça Sorulan Sorular
©2006 MERSİN ATATÜRK ANADOLU TEKNİK LİSE, TEKNİK LİSE VE ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ Tüm hakları saklıdır.
Tel: 0 (324) 226 03 50 Faks: 0 (324) 226 03 50 E-Posta:156600@meb.gov.tr