HIZLI OKUMA&ETKILI
ÖGRENME(1)
Giris
Tüm egitim süreçlerinde üzerinden geçmek zorunda oldugumuz dört asama vardir. Bu
asamalari iyi kavramak ve gelismemizin seyrini bu asamalara göre takip etmek
zorundayiz.
1.Asama: Bilinçsiz Yeteneksizlik: Bu asamada hangi konuda yeteneginizin eksik
oldugunu tam olarak bilemiyorsunuz. Örnegin bir uçagin nasil kullanildigina dair
hiç bir bilginiz yoksa pilotluk açisindan bu asamadasiniz.
2.Asama: Bilinçli Yeteneksizlik: Bu asamada bir isi yapmaniz için hangi
yeteneklere sahip olmaniz gerektigini biliyorsunuz. Nasil yüzebileceginizi,
arabayi, uçagi nasil kullanacaginizi biliyorsunuz. Ancak arabanin direksiyonunu,
vites kolunu ve gaz pedalini biliyor olmaniz, onu kullanabileceginiz anlamina
gelmiyor. Bu asamaya kadar "ögrenim" yoluyla ilerleyeceksiniz: Kitap okumak veya
ders dinlemek sizi bu asamadan öteye götürmeyecektir. Egitim bundan sonra
baslar.
3.Asama: Bilinçli Yeteneklilik: Bu asamada bilincinizi kullanarak yeni yetenek
alanlarinizda çalisiyorsunuz. Örnegin tüm dikkatinizle araba kullaniyorsunuz.
Tüm dikkatinizle yüzüyorsunuz. Dikkatinizi, bilincinizi dagittiginizda isiniz de
aksayacaktir. Iste yeteneklerin gelistirildigi ve varliginiza mal oldugu asama
burasidir. Tüm egzersizler bu asamada yapilir. Ancak nasil ki konusurken hangi
kelimeleri kullanacaginizi özel olarak düsünmezsiniz, nasil ki kendiliginden
yürürseniz, ayni durumu yeni kazanacaginiz yetenekleriniz için de saglamalisiniz.
Kendiliginden okuyabildiginiz gibi, kendiliginden etkili okuyabilmelisiniz.
4.Asama: Bilinçsiz Yeteneklilik: Bu asama basarinin zirvesine çiktiginiz
asamadir. Piyano çalan sanatçinin tuslara düsünmeden dokundugu gibi, on parmak
yazan daktilocunun hangi parmaginin hangi tusa gittigini fark etmedigi gibi
olmalidir her sey. Yani tam olarak otomatiklesmelidir. Otomatiklesme asamasina
ulasmadiginizda her teknigi ayri ayri düsünmek ve bilinçli sekilde uygulamak
zorundasiniz. Oysa tüm basari alanlarinin gerektirdigi yüzlerce yetenek vardir
ve bunlarin hepsini bir arada düsünemezsiniz. Kaldi ki düsünmeye kalktiginizda
asil isinize, yani ögrenmeye ayiracak dikkat enerjisi bulamazsiniz. Burada
sözünü ettigimiz dört temel asamayi kendi çabalarinizla da asmaya
çalisabilirsiniz. Ancak kontrollü seminer ortaminda yapilacak çalismalarin çok
daha saglikli olacagini anlayabiliyorsunuz.
Hizli Okuma&Etkili Ögrenme:
Temel Kavramlar
Okuma: Okuma beynin gözler vasitasiyla yazili metinleri kullandigi, özel bir
ögrenme sürecidir. Okuma gözlerin yazili metinlere bakarak resimlerini
çekmesiyle baslar, beynin bu resimlerden anlam çikarmasina kadar devam eder.
Okuma süreci üç asamada gerçeklesir: Görme, tanima ve kavrama.. Okumanin
etkinlik düzeyi ise kavramayi takip eden belleme ile belirlenir.
Hizli Okuma: Belli bir sürede daha fazla miktarda metin okuyabilme yetenegidir.
Yüksek egitimli kisilerin hizlari 150-250 kelime/dakika arasinda degisir. 150
kelime/dakika altindaki hiz, “yavas” olarak tanimlanabilir. Bireysel anlamda
2000-4000 kelime okuma hizlari deklare edenler bulunsa da bunlar tam olarak
gerçegi yansitmamakta veya çok özel bir kisim yeteneklerin bir sonucu olarak
görülmektedir. Hizli okuma çalismalarina katilarak gerekli egzersizleri
yapanlarin ulastiklari 500-1000 kelime/dakika arasindaki hizlar ulasilabilen
oldukça yeterli ve basarili hizlardir. Seminer boyunca kavramayla da uyumlu
olarak 500 kelime/dakika hiz hedeflenmistir. Beyin zaman içinde kavrama uyumunu
sagladikça bu hizin üzerine çikilabilir.
Etkili Okuma: Okumanin temel amaci olan “ögrenmenin” yüksek düzeyde
gerçeklesmesi durumudur. Diger bir deyisle okunanin anlasilmasi durumudur.
Etkin Okuma: Etkililik, hizli okuma, kapsamli kavrama ve tüm bu sürecin hayata
etkisini artirma yetenegidir.
Süper Okuma: Hizli, etkin ve etkili okumanin bir arada gerçeklestirildigi süreci
anlatmak için tarafimizdan üretilmis bir ibaredir. Süper okuyucu, çok basarili
sekilde görür, tanir, kavrar ve beller. Ögrendiklerini de hayatini
zenginlestirmek için kullanir.
Blok okuma: Birden fazla kelimeyi tek odaklanmada okuyabilme yetenegidir.
Seminerlerimizde 2 kelimeden 4 kelimeye kadar gelistirilmesi için çalisilacaktir.
Siçrama-Odaklanma: Gözlerimiz satirlar üzerinde siçrama-odaklanma yapmak
suretiyle okurlar. Asagidaki çizimde görüldügü gibi, gözler kelimeler üzerinde
tek tek odaklanir; bir kelimeye tam odaklandigi anda okur ve sonra siçrayarak
diger kelimeye odaklanir. Gözlerimiz siçrama esnasinda degil, odaklanma
esnasinda görürler. Toplam okuma süremizin %95i odaklanma sirasinda harcanirken,
%5i siçrama esnasinda harcanir.
kelime kelime kelime kelime kelime
Aktif Görüs Alani(AGA): Gözün tek odaklanmada kesin olarak gördügü ve okudugu
alandir. Bu alan yatay ve dikey boyutlariyla eliptik bir görüntü olusturur.
AGAnin büyüklügü kesin olarak tanimlamaz. Ancak 12 puntoluk karakterlerle
yazilan metinlerde 7 cm ye kadar çikarilabilecek olan AGAdan söz edebiliriz.
I---------------------------------------------------------------------I
Okudugumuz kelimelerin büyüklügüne göre AGA degisir. Ancak AGAnin son bir siniri
vardir.
Potansiyel AGA: Bir kisinin potansiyel olarak gelistirebilecegi maksimum AGA
düzeyidir. Bu düzey her iki gözün de birlikte görebildigi alani kapsar.
Gördüklerimizin en solunu sadece sol göz ve en sagini sadece sag göz
görüntülemekte; ortada kalan alanin görüntüsünü her iki göz birden almaktadir.
Görme Açisi: Gözün görebildigi alanin sag-sol uçlari arasindaki açidir. Normal
sartlar altinda bu açi 150 derecedir.
Görme: Isik vasitasiyla tasinan görüntülerin gözler tarafindan toplanmasi ve
elektrige çevrilmesi sürecidir. Elektrige yüklenen bilgi sinir aglariyla beyne
iletildiginde görme islemi biter. Gözlerin görüntülemesi, gözler açik oldugu
sürece devamlidir. Gözler saglikli ise görme her zaman sagliklidir. Göz
rahatsizligi varsa hizlanmanin ilk asamasinda kendini belli edecektir. Görme
kusuru olanlarin gözlük veya lens kullanmalari halinde okumalarinin olumsuz
etkilenmesi engellenebilir.
Tanima: Gözlerden gelen sembollerin hafizada yerlesik sembollerle
karsilastirilmasi olayidir. Tanima asamasinda bu sembollerin sadece zati
anlamlari vardir. “zarf” kelimesini düsünelim: Tanima islemi “z”, “a”, “r” ve
“f” sembollerinin kavranmasiyla gerçeklesir. Bu sembollerin bir araya
geldiklerinde olusturduklari sembol blogunun anlami olan zarfin resmi ise henüz
kavranmamistir.
Kavrama: Beynin tanidigi sembol bloklarina yüklenen imajlarin, anlamlarin idrak
edildigi an, kavrama anidir. Kavramayi daha iyi tanimak için su örnege bakalim:
Japonca bir kelime olan “gakse”yi tanirsiniz, ama Japonca anlamini bilmiyorsaniz
kavrayamazsiniz. Ayni anlama gelen “student” kelimesini Ingilizce bilginiz varsa
kavrayacaksiniz. Türkçede “ögrenci” dediginizde ise bu kelimeyi hemen hem
taniyacaksiniz hem de kavrayacaksiniz.
Belleme: Kavranan bilginin tekrar kullanilabilecek sekilde uzun süreli hafizaya
yerlesmesidir. Belledigimiz bilgiyi istedigimiz hatirlayabiliriz. Ama her an ve
güçlü sekilde hatirlanabilmesi için güçlü kaydedilmesi gerekir. Çünkü güçlü
kayit ettigimizde bilgi nöronlarimiza saglam sekilde yerlestirilmistir. Ayrica
bilgiye giden yol da iyi kurulmustur.
Zihinsel Saglik: Bu kavramdan, psikolojik hastaliklardan uzak olma durumu kast
edilmiyor. Burada saglikli zihin her an yeterince oksijen, glikoz ve enzimlerle
beslenebilen zihindir. Yani tam performans gösterebilmesi için her türlü maddi
ihtiyaci karsilanabilen zihindir.
Süper Saglik: Zihin sagligini etkileyen biyolojik ve psikolojik faktörleri en
iyi sekilde yönetme durumunu ifade etmek için tarafimizdan üretilmis bir
ibaredir. Söz konusu faktörleri en iyi kullananlar süper saglikli olmaya
hazirdirlar.
Biyolojik Faktörler: Süper sagligin olusturulmasinda kullanacagimiz temel
faktörleri ifade etmektedir. Bu faktörler yemek, uyku, soluma ve kondisyon
durumuna iliskin temel aliskanliklarimizdir.
Psikolojik Faktörler: Stres mekanizmasini devreye sokup zihnimizi tahrip eden
bir kisim inançlari ve tutumlari içermektedir. Bunlari korku, kötümserlik,
ümitsizlik gibi isimlerle tanimlayabiliriz.
Süper Hafiza: Hayatimizi kontrol ederek ve bazi teknikleri uygulayarak,
sinirlarini çizmekte zorlandigimiz hafiza potansiyelimizin daha büyük bir
bölümünü kullanma durumunu ifade etmek için tarafimizdan üretilmis bir ibaredir.
Temel Hafiza Araçlari: Bu araçlar hafizamizi kuvvetlendirmek için basvuracagimiz
duyu ve duygu faktörleridir. Hayal gücü, aktif imajinasyon yetenegi, görsel,
isitsel, dokunsal canlandirma, kurgulama gibi konular Temel Hafiza Araçlari
çerçevesinde islenmektedir.
Hizli Okuma&Etkili Ögrenme
Görme Çerçevesi
Bu çerçevede okuma, sadece gözlerle ilgili degildir. Bu alanda “göz-beyin”
uyumlu birlikteligi olusturulmalidir. Diger üç bölüm tek basina beyinle ilgili
oldugu halde bu bölümde üzerinde durulacak konular ne tek basina beyinin, ne de
tek basina gözün konusudur. Her ikisi arasinda kurulacak iyi bir uyumun nasil
gelistirilecegini bu bölümde görecegiz. Burada yapacagimiz çalismalar üç temel
amaci tasiyacaktir. Okuma frenlerinin yok edilmesi, metinleri bloklar halinde
okuyabilme ve seçmeli okuyabilme yeteneginin gelistirilmesi... Simdi bu konular
üzerinde tek tek duralim ve ilgili egzersizleri yapalim.
A. Okuma Frenleri
Gözlerimizin metin üzerinde siçrama hizini azaltan veya okuma aralarina
kopukluklar, bosluklar girmesine yol açan çesitli frenler vardir. Bunlarin
tamami gözlerimizle ilgili olmasa da, daha görme alaninda iken ortaya çikmalari
ve beyin kadar gözleri de ilgilendirmeleri nedeniyle bu bölümde isleneceklerdir.
Bu frenlerin zamanla edindigimiz bir kisim aliskanliklar oldugunu
söyleyebiliriz. Yeni aliskanliklarin kazanilmasi ve eskilerinin ortadan
kaldirilmasi gerekmektedir. Okuma esnasinda karsilastigimiz frenler asagida
veriliyor. Bu frenleri tek tek ele alalim ve gerekli egzersizler üzerinde
duralim:
1. Göz idmansizligi,
2. Sik sik geriye dönüs yapmak,
3. Bas hareketleriyle okumak,
4. Seslendirme yaparak okumak,
5. Ritimsiz okumak,
6. Parmak takibiyle okumak...
1. Göz Idmansizligina Karsi
Tanimi: Gözlerimiz sag-sol, asagi-yukari, sag asagi-yukari, sol asagi-yukari
yönlerde dogrusal veya sagdan sola-soldan saga dairesel hareketlerle siçramalar
yapabilir. Gözlerin bu siçramalarini birbirinden farkli kas baglantilari-kafa
çiftleri gerçeklestirir. Göz idmansizligi, göz kaslarinin gözleri bu yönlerde
yeterince hizli siçratamamasidir. Idmansiz göz metin üzerinde yavas yavas
siçramak durumunda kalir.
Nedeni: Göz kaslarinin hizli siçramalar yapilmak suretiyle kullanilmamasi bu
kaslarda tembellik olusturur. Tembellesen kaslarin okuma esnasinda hizli
siçramalar yapmasi mümkün olmaz. Uzun süre TV seyreden kisiler gözlerini tek
noktada odaklandirirlar. Tek noktada odaklanip hareketsiz beklemeye alisan
gözler siçrama hizlarini ve keskinliklerini yitirirler. TV seyretmek disinda
günün çok uzun bir bölümünü uyuyarak geçirmek, çok durgun yasamak, düsünceyi
kullanma ve dis dünyayi gözleme açisindan pasif durmak gibi nedenler siki
kullanilmayan göz kaslarinin tembellesmesine yol açar. Böyle bir göz metin
üzerinde hizlandirilmaya çalisildiginda kaslarin yavaslatma çabasi kaçinilmaz
olmakta ve bu durum hizin belli bir sinirin üzerine çikmasina engel olmaktadir.
Ayrica belli bir hizda okuma zorlansa da, aliskin olmadigi hizda çalismak göz
kaslarini gerecek, göz stresi artacak ve bu defa okumak gerginlik ve aci
olusturacaktir. Dolaysiyla bu sorunun yavas yavas ve israrli egzersizlerle
giderilmesi gerekmektedir.
Çözümü: Asagidaki egzersizler seminerin ilk iki haftasi boyunca yapilmalidir.
Göz kaslari asiri zorlanmamali, bu çalismalar bir seansta 5 dakikayi
geçmemelidir. Sonuca daha çabuk ulasmak için egzersizler daha kisa sürelerle ama
daha sik yapilabilmelidir.
1.Genel Görüs Siçramalari
Basinizi dik tutup önünüze bakiniz. Tam önünüzde bir orta nokta tespit ediniz.
Bu noktayi (0) rakami ile gösterelim. Simdi bu noktadan dikey yönde en üst ve en
altta yer alan (1) ve (2) noktalarina siçratin.
Yine ayni çalismayi bu defa yatay yönde gerçeklestirin. Orta noktaya oradan saga
ve oradan sola kaydiriyorsunuz. Bu odak siçramasini her defasinda
hizlandiriyorsunuz. Sinir sisteminizin imkan
tanidigi düzeye kadar çikiyorsunuz. Bu arada seminer yönetmeni metronomu
kullanarak ritminizin kontrollü artisini saglamaya çalisacaktir. Siz de normal
zamanlarinizda bu çalismayi yapabilmek için herhangi bir düz-kare platformu
zemin olarak seçebilirsiniz.
2.Dairesel Siçramalar
Seminerde ikiserli guruplar olusturunuz. Özel çalismalarinizda bir arkadasinizin
destegine basvurabilirsiniz. Arkadasiniz kalemini veya bir çubugu gözlerinize
yaklasik 40 cm mesafede genis dairelerle döndürecek ve gözleriniz bu daire
boyunca kalemin veya çubugun hareketini izleyecektir. Dairesel dönüsler sagdan
sola ve soldan saga olacak, gözler bu hareketleri düzenli olarak takip edecek ve
bas sabit tutulacaktir. Dönüsler gözlerin rahatlikla takip edebildigi hizin
üzerinde yapilacaktir.
3.Sayfa Üzerinde Siçramalar
Su anda okudugunuz sayfaya dikkat edin. Bu sayfanin köselerinde altlari çizilmis
kelimeler göreceksiniz: “1.Insan, 2.Ne, 3.Düsünüyorsa, 4 Odur.” Bu kelimeleri
önce “1-2-3-4” sirasiyla, yani geleneksel okuma biçiminizle okuyun. Seminerde
hizinizi kontrol etmek için uzmaniniz metronom kullanacaktir. Metronomun
destegiyle hizlanarak okuyun. Önce hiziniz otomatik olarak ayarlanacaktir. Bu
arada gözlerinizin farkli hareketleri ögrenmesini ve gelistirmesini saglamaniz
gerekmektedir. Bu nedenle söz konusu okumayi asagidaki yönlerde gerçeklestiren
ayri ayri alistirmalar yapacaksiniz. Bu sözleri “ 1-2-3-4-- yönünde, 1-3-4-2--
yönünde, 1-4-3-2- yönünde, 1-2-4-3 yönünde ayri ayri okuyunuz. Yukarida dört
farkli göz hareketi yapmaniz saglanmis olmaktadir. Böylece gözlerinizde asagida
gösterilen yönlerde siçrama yetenegi gelismeye baslamistir.
Bu çalismalari tek basiniza uygularken metronom kullanamayabilirsiniz. Bu
durumda ulasabileceginiz en yüksek hizi siz tespit etmeye çalisin. Siz veya
seminer uzmani hizinizin yavas oldugunu ve tüm çalismalariniza ragmen size
gösterilen ritme uyamadiginizi tespit ettiginde, okuma rehberini kullanacaksiniz.
Okuma rehberimiz kalemimizdir. Okurken elinizde tuttugunuz kalem her zaman
odaklasmaniza yardimci olur. Simdiki çalismalarinizda sag elinizle kalemi
tutunuz ve kalemin ince ucuyla yukarida örnekteki okumanizi sadece 1--2 yönünde
tekrar tekrar yapiniz. “Insan ne-Insan ne--” seklindeki okumanizi kaleminizle
tüm gücünüz yettigi kadar hizlandirarak sürdürünüz.
4.Sayfa Üzerinde Tarama
Su anda geldiginiz sayfada gözlerinizin rasgele ama çok hizli siçramasini ve
koyu yazilmis kelimelerin okunmasini istiyoruz. Sanki bir resme bakiyorsunuz,
rasgele degisik noktalarina ve çok hizli bakiyorsunuz.
Bu taramayi yaparken belli kelimeleri, belli görünümleri arayabilirsiniz.
Aradiginizi tam fark ettiginizde bilincinizi kontrol edin. Amaç gözlerin
bilinçsiz rasgele hareketi degildir. Gördüklerinizi fark etmeniz gerekir.
2. Geriye Dönüslere Karsi
Tanimi:
Türkçede okuma satir solundan sagina dogru gerçeklesir. Normal olarak bu yönün
düzenli sekilde korunmasi gerekir. Ancak okuyucu okudugu metni tekrar okumak
üzere geri dönebilir. Okunan metnin tekrar okunmasi geriye dönüs olarak
tanimlanmaktadir. Söz konusu geriye dönüsler, birkaç kelime kadar sinirli
olabilecegi gibi bir kaç sayfa veya birkaç bölüm kadar genis de olabilir. Geriye
dönüs ayni metni gereksiz yere tekrar tekrar okumak anlamina geldigi için okuma
hizinin düsmesine veya okunan metnin bitirilmesi için gerekli zamanin uzamasina
yol açar.
Nedenleri:
Geriye dönüslerin çesitli nedenleri vardir. Bu nedenleri asagida siralayalim:
a)Bilinmeyen Kelimeler
b)Seyrek Görülen Kelimeler
c)Yabanci Mecazlar
d)Pasif Okuma
e)Yavas Okuma
a)Bilinmeyen Kelimeler:
Okudugunuz metinde hiç bilmediginiz veya ilk defa gördügünüz bir kelime varsa
orada duraklamaniz ve biraz ilerledikten sonra o kelimeye tekrar dönüp bakmaniz
kaçinilmazdir. Su cümleyi okuyalim:
“Neden ub sokaklarda redilek ve köpekler çogaldi diye soruyorlar. Elbette hayvan
nüfusu da çogalacaktir.”
Gördügünüz gibi “ub” ve “redilek” anlam veremediginiz seslerdir. Cümleler
bittiginde geri dönme ve tekrar okuyup ne anlama geldigini ögrenme ihtiyaci
hissedersiniz. Hiç bilmedigimiz kelimelerde geriye dönüsleri yok etmek
imkansizdir. Bu kelimeler üzerinde tekrar tekrar durmamiz bunlarin görüntü ve
seslerinin ve bu arada bulabilecegimiz anlamlarinin zihnimize yeterince
yerlesebilmesi için zorunludur. Ancak bundan sonraki nedenlerin hepsi ortadan
kaldirilabilir.
b)Seyrek Görülen Kelimeler:
Eger okudugumuz kelimeyi bildigimiz halde onu çok seyrek görmüssek görüntüsü
beynimizde yeterince fazla miktarda yerlesememis olacaktir. Bu durumda beynimiz
kelimenin anlamini bir çirpida çagiramayacak, tarama esnasinda zaman geçtiginden
Söz konusu kelimeye geri dönüp bakmamis veya üzerinde takilip kalmamiz söz
konusu olacaktir. Ismini yüzlerce defa duydugunuz bir insani görür görmez adini
hatirlamanizin nedeni zihninizde onun adinin binlerce defa kayitli olmasidir.
Adini bir iki defa duydugunuz veya kendinize hatirlattiginiz isimlerce birkaç
defa kayitli olduklarindan onlarin çagrilmasi için beyninizdeki isimlerin tek
tek taranmasi daha fazla zaman gerektirmektedir.
“Ne zaman bir ucube mefhum görsem, kendimi mevhum bir dünyanin mazhari gibi
hissederim.”
Bu kelimelerin belki de hepsini biliyorsunuz: ucube=acaib, mefhum=kavram
mevhum=bilinmeyen(karisik), mazhar=yansitici anlamlarina geliyor. Ama çok nadir
karsilastiginiz kelimeler bir an sizi duraklatti, geriye, basa çevirdi. Su halde
daha az okumak, kelimeleri daha az görmek anlamina geliyor, bu da daha sik
geriye dönmek ve bu da daha yavas okumak demek oluyor.
c)Yabanci Mecazlar:
Bilimsel metinlerde mecaz olmamalidir. Ifadeler tam ve açik olarak her kültürün
insaninin anlayabilecegi bir yapidadir. Ancak her dilin edebiyatinda yogun bir
mecaz yapisi vardir. Örnegin biz Türkçede “kulak kabartmak, basi sikismak,
ayagini kaydirmak vb” ifadelerin ne anlama geldigini biliriz. Bunlari zahiri
anlamlariyla degil kast ettikleri anlamlariyla algilariz. Oysa bizim
mecazlarimizdan haberdar olmayan bir yabanci: “kulak kabartma” tabirini
“dikkatle dinlemek” anlaminda degil de “kulagini içerden büyüterek hamur
kabartir gibi kabartmak” seklinde anlayabilir. Iste her yazar da çogu zaman bu
kadar uç olmasa da kendine has ibare olusturma, kelimeleri iliskilendirme
biçimine sahiptir. Bu yüzden eserlerini ilk defa tanidigimiz bir yazari ilk defa
okurken bu tür kendine özgün ifadelerinde geriye dönmeler yapmak durumunda
kalabiliriz.
d)Pasif Okuma:
Okurken yasadigimiz geriye dönüslerin en temel nedeni pasif okumadir. Özel bir
egitim almayan veya yeteneklerinin gelismesi için özel çaba sarf etmeyen hemen
herkes birer pasif okuyucudur. Aktif okuma, aktif okumanin nasil oldugunu
bilmeyi ve bilinenlerin de aliskanlik haline gelinceye kadar uygulanmasini
gerektirir. Pasif okumayi kapsamli bir sekilde tanimlarsak,
“zihnimizin-bilincimizin bos birakilan alaninin fazla olmasi” diyebiliriz.
Bilincimizde ayni anda yüzlerce masaj bulunabilir ve bulunmak zorundadir da..
Eger o mesajlarin yapisini biz tespit etmezsek o taktirde duyularimizdan giren
mesajlar bilincimizi doldururlar. Ancak eger bir tür mesaj üzerinde çok güçlü
odaklanmissak veya bilincimizi tamamen belli bir mesajla doldurursak onun
disindaki mesajlarin farkinda olmayiz, disarida bomba bile patlasa duymamamiz
mümkündür. Pasif okumayan kisi okudugu konu hakkinda bildiklerini hatirlamaya,
okurken yazarla tartismaya, yazari elestirmeye, söylediklerini karsilastirmaya
çalisir.
Pasif okuyan kisinin zihninde dolasan, okudugu konu disindaki mesaj sayisi
gittikçe artar ve bunlar okuma aralarina girerler. Ardindan bu aralara giren
mesajlar dikkati yakalamaya baslarlar; dikkat yakalandiginda okuma için fazla
bir dikkat enerjisi kalmaz. Dikkat baska bir konuya kayar. Bu arada ya okuma
mekanik olarak devam etmekte ya da okuyucu takildigi bir düsüncede durarak
anlamsiz sekilde metne bakmaktadir. Her iki durumda da dikkat okunan metinden
kopmustur. Bu durumda üzerinden geçilen metinler anlasilamamis olacagindan
okuyucu nerede dikkatini yitirmisse oradan itibaren okumaya yeniden baslamak
zorunda kalmaktadir.
e)Yavas Okuma:
Insanin bir saniyede 10 kelimeyi okuyabilmesi mümkündür. Dakikada 120 kelime
hizla okuyan bir kisinin bilincine saniyede 2 kelime girmis olur ki, bu toplam
potansiyelin % 20sinin kullanilmasi anlamina gelir. Geri kalan bos alan okuma
disindaki konularla dolar, okuyucu okudugu konuya aktif olarak katilamaz.
Aralara giren mesajlarin kapladigi alanlar gittikçe artarlar. Sonunda okuyucu
hem okudugu konudan kopar hem de anlam bloklari arasindaki iliskiyi kurmasi
zorlasir. Örnegin asagidaki yakin ve mesafeli kelimelerden yakin olanin
kavranmasinin daha kolay oldugunu göreceksiniz:
görevli ..................g ...................ö.............. r..........
e............ v............ l........ i
Yavas okuyanlarda bir sonraki anlam bloklarinin alinmasinin gecikmesi,
baglantilarin kurulmasini yavaslatinca aralara giren diger mesajlar baglantilari
koparmaktadir.
Çözümü:
Asagida siralanan uygulamalar, geriye dönüslerin zorunlu olmayan nedenlerinin
ortadan kaldirilmasini saglayacaktir. Bu çalismalari seminer sunucusunun
gözlemlerinden hareketle olusturacagi önerilerine paralel olarak devam
ettiriniz.
1. Kartla Soldan Kapat
Size verilen görme penceresini veya herhangi bir kartin kenarini
kullanacaksiniz. Soldan saga dogru okurken sol tarafta kalan metinleri kapatin
ve soldan kapatarak okumaya devam edin. Bu okumayla ayni satirda önceki
kelimelere dönme egilimini engellemis ve bir süre sonra da tamamen kaldirmis
olacaksiniz.
2.Kalemle Soldan Isaret Koy
- Kaleminizi metinde satirlarin baslangiç noktasi olan sol tarafta tutun.
Okumaya basladiginiz her
- yeni satirin sol basina - isareti koyun. Okuma boyunca kaleminizin metnin
solunda
-beklemesine dikkat edin. Geçtiginiz bir sonraki satiri okurken, önceki satira
geçme egilimi
-karsisinda koydugunuz isaret sizi durduracaktir. Böylece okumalarda ayni
paragrafta önceki
-satirlara geri dönme egilimini engellemis oluruz.
3. Metni Üstten kapat
Görme penceresini veya herhangi bir karti kullanarak okudugunuz metnin
satirlarini üstten kapatacaksiniz. Kartinizi sayfanizin üst tarafinda tutunuz ve
satirlari okudukça kartinizi asagiya dogru indiriniz. Böylece okunmus satir
hemen kapatilmis olacak ve bu çalisma önceki paragraflara geriye dönüsü
engelleyecektir. Ayrica bu tür bir kapatma daha hizli okumalarda daha kolay
uygulanabildiginden belli bir hiz düzeyine ulastiktan sonra geriye dönüsler
artik sadece bu teknikle engellenecektir.
3. Bas Hareketine Karsi
Tanim:
Normalde okuma yaparken gözlerimiz metin üzerinde soldan saga dogru
siçramaktadir. Ancak bir çok okuyucunun gözleriyle birlikte baslari da hareket
eder. Bu kisilerde okuma hizi arttikça baslarini daha da hizlandirarak okumayi
takip etmeye çalistiklarini gözlemleyebiliriz. Bas hareketinin bir siniri
vardir. Okuma hizi arttiginda basin zorlandigi bir sinira gelinir ve bas daha
hizli hareket edemez. Iste basin gerçeklestirebilecegi “bir satir üzerinde
soldan saga hareket hizi” o okuyucunun o satiri okumak için ulasabilecegi azami
hiz olur. Bu önemli bir engeldir. Daha kötüsü bas hareketi, sinir sistemini de
yoracagindan bu suretle uzun süreli okuma yapilamaz. Bas hareketiyle birlikte
okuyanlar, genellikle çok az okuyanlardir.
Nedeni:
Bas hareketinin tek nedeni göz idmansizligidir. Idmansiz gözler yatay yönde
iyice sola ve iyice saga siçramakta zorlanirlar. Ayrica bu siçramalarini yavas
yaparlar. Göz kaslarindaki bu sinirlayicilik karsisinda kisi kendisini daha
hizli okumaya zorladiginda basin yardimina dayanir: Okuyucunun gözlerinin
saglayamadigi hareket ve siçrama hizinin basin hareketiyle birlikte
gerçeklestirilmesi saglanmaya çalisilir. Ancak göz idmansizligini ortadan
kaldirsak da aliskanlik haline gelmis olan bas hareketinin kaldirilmasi her
halükarda çalisma yapmamiz gerekmektedir. Bir çok okuyucuda bas hareketi sorunu
okumada hizlanarak kendileriyle yaristiklarinda belirginlesmektedir.
Çözümü:
1.Gözlerinizin Siçrama Mesafesini ve Hizini Arttirin
a) Gözlerin yatay sol-sag yönde siçrama mesafesini ve hizini arttirin. Bunun
için göz idmani bölümünde geçen yatay siçramalarla ilgili egzersizlere devam
edin.
b) Basinizi dik tutun ve tam önünüzde bir noktaya odaklanin. Simdi basinizi
sabit tutarak gözlerinizi yatay yönde en sola ve en saga siçratin. Basinizda
önce gözlerinizi siçrattiginiz yöne dogru bir hareketlenme sezinleyeceksiniz.
Boyun kaslarinizi gevsetin. Basinizi israrla dümdüz önde tutun. Basiniz siçrama
egiliminden vazgeçinceye kadar bu çalismayi sürdürün.
2. Basinizi Kontrol Ederek okuyun
Normal metin okumanizda çalisma yaparken iyice hizlanin. Bas hareketini kontrol
edeceksiniz. Bunun için hizla okumaya devam ederken:
-Kendinize gevseme talimati verin. Tüm kaslarinizi rahat birakin.
-Bir arkadasinizin basinizi gözlemlemesini ve sizi uyarmasini isteyin.
-Ellerinizle arada sirada sag ve sol sakaginizdan tutun ve basinizi
sabitlendirin.
Bu konuda seminer sunucunuzun gözlemleri ve uyarilari oldukça önemlidir.
4. Seslendirmeye Karsi
Tanimi:
Seslendirme en önemli hiz frenleyicilerden biridir. Belirgin seslendirme
yapanlar 200 kelime/dakika hiz sinirina takilirlar.
Beynimiz mesajlari alir ve mesaj cinsine göre kaydeder. Gözlerimizle resim,
kulaklarimizla ses kaydederiz. Ancak okuma hem görüntü, hem de ses içerir.
“Kelime” hem belli bir alan kaplayan resimdir, hem de üç heceden olusan bir
sestir. Bu kelimeyi kavramak onu “ke-li-me” seklinde seslendirmek zorunda
degiliz. Vurgulayalim: Seslendirmenin diger tanimi “he-ce-le-me”dir. seslendirme
yapan kisi metinleri hece hece okumaktadir. Bir kelimeyi seslendirmeye
kalktigimizda soldan saga dogru bütün seslerini çikarmak zorundayiz.
“Çe-kos-la-vak-ya-li-las-ti-ra-bil-dik-le-ri-miz”... Ses ardisik parçalarin
birlesmesiyle olusan bir mesajdir. Sesin bütün hecelerini beyin ayni anda
seslendiremez. Sesin tamamini sirayla islemesi gerekir. Oysa mesaj resim
oldugunda beyin mesaji sagdan-soldan, yukarindan-asagidan ayni anda islemeye
baslayabilir. Görme sinirlerinin çalisma biçimi bu imkani sunmaktadir. Örnegin
bir insani gördügünüzde onu vücudunun bir kenarindan baslayarak sirasiyla
algilamazsiniz. Yani sirasiyla saçlari, alni, kaslari gözleri, burnu, çenesi,
gögsü, gövdesi, kollari, bacaklari algilanmaz. Bunlarin tümü ayni anda yan yana
algilanir. Zaten böyle olmasaydi bildigimiz sekilde görebilmemiz mümkün olmazdi.
Okurken seslendirmek görüntüyü sese çevirmektir. Seslendirenler, hem görerek,
hem de isiterek(birlikte) okumaktadirlar. Seslendirmenin maksimum hiz siniri ise
salt görsel(fotografik) okumanin hiz sinirinin çok altinda kalmaktadir.
Seslendirme üç degisik tipte ayri ayri veya bunlarin hepsi birden olacak sekilde
gelisebilir: Dudak seslendirmesi, girtlak seslendirmesi, içten seslendirme...
Dudak seslendirmesi dudaklarda hafif bir mirilti ve hareket olarak yansir. Dudak
hareketi fark edilemese de dudaklarin arasinda hafif bir aralanma fark edilir.
Girtlak seslendirmesinde girtlakta hafif bir hareketlilik vardir. Zihinden
seslendirmede ise okuyucu kelimelerin tüm hecelerini zihinlerinden duyarlar ve
yasarlar. Zihninizde tüm heceleri belirgin sekilde fark ediyorsaniz zihinsel bir
seslendirme yapiyorsunuzdur.
Yas ilerledikçe ve bizler daha fazla okudukça dudak seslendirmesi girtlak
düzeyine çikar; ardindan oradan da gizlenerek zihne çikar; kisi zihninden içten
seslendirmesini sürdürebilir.
Nedenleri:
1.Ilk Defa Görülen Kelimeler: Geriye dönüs nedenleri arasinda sayildigi gibi,
ilk defa gördügümüz kelimeler için kaçinilmaz olarak seslendirme yapiyoruz.
Çünkü beynimiz kelimeleri hem resimleri, hem de sesleri itibariyle
kaydetmelidir. Biz görerek okuruz, görerek mesaji alabiliriz, ancak baskalarina
sesimizle de anlatabilmek zorundayiz. Su halde kullandigimiz bir kelimenin resmi
kadar, sesinin de nasil oldugunu bilmemiz gerekir.
“Narrate” kelimesini ele alalim: Bu kelimenin sesini ögrenmemisseniz “narrate,
narrayt, narayt, nariyt” gibi Ingilizce bilginizin size sundugu tecrübeleri
kullanarak alternatif sesler çikarirsiniz. Kesin sesi bilmiyorsaniz bu
alternatif seslerden beyninizin en mantikli buldugunu kullanirsiniz.
Seslendirmenin bu yönü kaçinilmaz olarak var olmaya devam edecektir.
2.Az Okuma: Az okumanin ilk önemli sonucu, kelimelerin resimlerinin beyne
yeterince yerlesmemis olmasidir. Göz bir kelimeye bakarken beyne sürekli
resimler gönderir ve çok uzun süre bakilan bir kelimenin binlerce resmi beyne
yerlestirilir. Okurken kelimeyi görürüz. Beyin görsel hafizadaki sembolleri
tarayarak bu semboller ile, alinan görüntüyü karsilastirir. Kelime çok
görülmemisse tam benzeri olan kelimenin bulunmasi gecikir. Bu durumda beyin
hemen, isitme duyusunun yardimina basvurur. Kelimeyi sese çevirir ve bu sesi
isitsel hafizada tarar. Çünkü görsel hafizadan cevap gelmemistir; ama olabilir
ki o kelime çok isitilmistir ve bu yüzden isitsel hafizadan hemen cevap
gelebilir. Oysa eger kelimenin anlami resminden hareketle aninda
çagrilabilseydi, seslendirme için beklemeye gerek kalmayacakti.
3.Seslendirme Aliskanligi: Seslendirmenin en temel nedeni bunun ögrenilmis
aliskanliga dönüsmesidir. Bu aliskanligi, okumayi ögrenirken kazaniyoruz. Beyin
ögrendigi okuma biçimini devam ettirerek bunu aliskanlik haline getirir. Bizler
ilkokulda korolar halinde sesli olarak okuduk. Yillar boyunca tüm okumalarimizda
dudaklarimizi kullandik. Sonunda beynimiz gözlerimizle okurken, dudaklarimizla
da seslendirmeyi aliskanlik haline getirdik. Artik okurken, kavramanin
gerçeklesebilmesi için görüntü ve sesin birlikte degerlendirilmesi gerekmistir.
Beyin “görüntü+ses”e bagli imajlari arar hale gelmistir. Daha kötüsü böylece
ögrenme sürecimiz yavaslamistir. .
Çözümü:
1.Dudaklarinizi Kapatin
Dudak seslendirmesi yaptiklarini belirledigimiz arkadaslara dudaklarina bir
kalem tutturmalarini tavsiye ediyoruz. Dudak seslendirmesi tamamen gereksizdir.
Sinir sisteminin aliskin oldugu davranisi yeterli bir süre imkansiz hale
getirirsek artik onu yapmaz hale geliriz. Okurken dudaklariniz kapali olsun.
Dudak seslendirmesi sizi zorluyorsa çenelerinizi de kapali tutun. Bundan emin
olamiyorsaniz ve kontrolünüzü unuttugunuzda dudaklarinizin arasina bir kalem
koymayi tercih edebilirsiniz.
2.Sakiz Çigneyin
Seslendirmenin girtlakta olmasi halinde dudak kapatma ise yaramaz. Girtlagin
okuma ritmine paralel titresimlerinin engellenmesi gerekir. Bunun için sakiz
çignemek önerilmektedir. Sakiz çignerken dil ve damagin hareketleri ve
yutkunmalar girtlagin seslendirme yönündeki hareketlerini engeller. Bu arda
girtlaktan yapilan seslendirme türlerine nadiren rastladigimizi da
söyleyebiliriz.
3.Fotografik Okuyun
Fotografik okuyabilme yetenegi seslendirme kadar diger tüm sorunlarin da
giderilmesine yardimci olacak bir tekniktir. Bilinçli olarak buna çalismamissak
gözlerimiz kelimeleri resimleri yoluyla degil sesleri yoluyla tanirlar.
Fotografik okuma yetenegimizi gelistirmek için yeni bir bakis biçimi üretecegiz.
Kelimelerin resimlerine dikkat edecegiz. Sanki kelime degil resim okuyoruz. Su
örnege bakalim: “kahramanlarimiz”. Bu kelimenin uzunluguna dikkat edin. Satir
altinda uzantisi var mi? Toplam kaç hece? Satir yukarisina uzantisi var mi?
Hangi harfler ne sekilde yukariya uzaniyor? Düz mü, egik mi? Uzantilar kelimenin
basinda mi, sonunda mi, ortasinda mi? Simdi gözlerinizi kapatin ve görüntüyü
zihninizde canlandirin. Bu kelimeye tekrar baktiginizda gördügünüz anda ve
seslendirmeye gerek kalmadan taniyabildiginizi göreceksiniz. Iste fotografik
okuma yapanlarda seslendirme bu yolla asgariye indirilecektir. Normal
metinlerinizde veya sözlük okuyarak gerçeklestirmenizi önerdigimiz bu çalismanin
örneklerini asagida sunduk. Daha ayrintili egzersizler ilgisi nedeniyle daha
hizli tanima bölümünde verilecektir. Asagidaki kelimelerin resimleri üzerinde
çalisin:
mutluluk dagarcik safahat
cesaret saygin yargiç
musafaha kasavet belagat
vibrasyon vekaletname vakanüvis
4.Isitme Merkezini Mesgul Edin
Insan zihni ayni anda birçok sesle bas edemez. Eger isitme merkezimizi ciddi
sekilde mesgul edebilirsek, seslendirme yapmamiza firsat kalmaz. Bunun için
öncelikle müzik dinlemek tavsiye edilmektedir. Müzik salt enstrümantal
olmalidir. Insan sesiyle icra edilen, sürekli ritim degistiren bilhassa pop
parçalar zararlidir. Bunlar dikkati okuma metninden koparirlar. Oysa Kitaro, Jan
Michael Jar ve bir ölçüde Lorenz McKennett gibi isimlerin enstrumental
parçalarinin ritimleri bir yandan isitme merkezini mesgul etmekte; diger yandan
dikkatin okumaya odaklanmasina imkan tanimaktadir.
Müzik dinleyenler veya gürültülü ortamlarda okuyanlar baslangiçta belirgin bir
kavrama sorunu yasayabilirler. Bu durum onlarin koyu bir seslendirmeci
olduklarini ve o anda seslendirme yapmalarinin güçlestigini gösterir. Bu iyi
haberi fark eden okuyucu bu sorun ortadan kalkincaya kadar okumalarina devam
etmelidir. Seminer yönetmeniniz bu çerçevede çalismalar yaptiracaktir.
5.Çok Hizli Okuma Yapin
Hizinizi 300k/dnin üzerine çikardiginizda seslendirme imkansizlasmaya baslar. Bu
hizin üzerine çikabildiginizde, yine önce kavrama sorunuyla karsilasirsiniz.
Verilen metinleri çok hizli okuyun. Anlayamadiginiz endisesine kapilarak
hizinizi düsürmemeniz önemlidir. Duruma göre seminer yönetmeniniz metronomu
kullanarak hizinizi ayarlayabilecektir.
6. Mirildanarak Okuyun
Okuma sirasinda mirildanirsaniz isitme merkeziniz okudugunuz metni
seslendirmekte zorluk çekecektir. Gerçekten zihinden seslendirmenin yok edilmesi
biraz emek ister. Yukarida verdigimiz yollardan her birini sorunumuzun yapisina
göre tercih edecegiz. Ancak yukarida verdigimiz yollar arasinda en etkilisinin
simdi önerdigimiz yol olduguna iliskin görüslerle karsilastik. Bizim ögrenim
sürecimizde de bu egzersizin gerçekten sonuç verdigi görülmüstür. Yapacagimiz
basitçe mirildanir gibi yapmaktir. Bu mirildanma durumumuza göre degisik sekilde
olacaktir. Eger seslendirerek okuyorsaniz, okurken seslendirdiginizi
duyulabiliyor, veya fisilti halinde hissedilebiliyor ise o taktirde
mirildanmaniz da ayni ölçüde duyulmalidir. Eger sadece zihinden seslendirme
yapiyorsaniz o zaman mirildanmayi sadece dudak hareketleriyle yapacaksiniz. Bir
yandan okuyun, bir yandan sesli olarak mmmmm veya mim-mim-mim deyin. Içinizden
bir sarkinin melodisini de seslendirebilirsiniz. Bu durumda melodinin çikisini,
verdiginiz nefesle birlikte duymalisiniz. Gizli seslendirme yapiyorsaniz agiz
içinden “nin-nin-nin” gibi bir dil hareketi yapmaniz yeterli olur.
7.Kelimelere Uzun Süre Bakin
Tüm kelimeleri seslendirmeyebilirsiniz. Çok sik gördügünüz kelimeleri
seslendirme egilimi göstermezsiniz. Seslendirdiginiz kelimelere odaklanin ve
bakin. Bakmaya devam ettiginizde önce seslendireceksiniz. Bir süre sonra
seslendirme duracaktir. Seslendirme durduktan sonra ayni kelimeyi seslendirmeye
ihtiyaç olmadan okuyabilirsiniz. Su anda bulundugunuz sayfadan bir paragrafi
seçin ve size verdigimiz bu teknigi kullanarakyavas yavas okumaya çalisin.
5. Düsük Ritme Karsi
Tanimi:
Düsük ritim metni düzenli ve istikrarli bir hizda okuyamama durumudur. Ritimsiz
ve düsük ritimli okuyucu bir kaç satir okur, durur; hizlanir, yavaslar, geriye
döner, baska bir olayla ilgilenir. Yüksek ritim, metni sonuna kadar yüksek hizda
okumaya tahammül edebilme durumudur.
Nedeni:
Düsük ritmin tek nedeni aliskanliktir. Düsük ritmi “ögrenilmis yavaslik” olarak
tanimlayabiliriz. Durmadan yürümeye aliskin olan kisi duraklamalarda sikilir.
Eger bir kisi sokakta hizli yürümeyi aliskanlik haline getirmisse; yavas yürüyen
kisi yaninda iken kendisini “kosuyor” gibi hisseder. Kaslari ve sinirleri
gerilir, yorulur. Oysa hizli yürümeye aliskin olan kisi için bu normal ve rahat
bir eylemdir.
Bizler de sakince, aheste aheste okuma yapmisizdir. Düsüncemizin yavas islemesi
paralelinde uzun süre yavas okumusuzdur. Hizlanabilecek ve çabuklugumuzu
arttirabilecek halde iken, hizliligi veya yüksek ritmi aliskanlik haline
getirmezsek her zaman eski hizimiza geri dönme egilimi gösterecegiz. Su anda bir
çogumuz yavas okuya geldigimizden yavas okuma ritmine sahip oldugumuzu
söyleyebiliriz.
Çözümü:
1. Siçrama Hizini Arttirin
Asagidaki egzersizlerde gözlerimizin sinirli bir zamanda siçrayabilme sayisini
arttirmak amaçlanmistir. En üst düzeylere çikincaya kadar kendinizle yarisiniz.
Toplam 10 Sn. de 60 siçramayi tamamlamaya çalisin. Kaldiginiz yer 10 ise
(siçrama + duraklama) süreniz 1 saniyedir.. ( kötü), 20 ise 1/2 Sn(orta), 30 ise
1/3 Sn. (iyi), 40 ise 1/4 Sn. (çok iyi). 50 üzeri ise 1/5 Sn. (son derece
iyidir). Her odaklasmada tek kelime okuyorsaniz bu yolla en fazla 360
kelime/dak. hiza ulasirsiniz. Tek odakta 3 kelime okudugunuzda ise bu hizla
ulasacaginiz seviye 1080 kelime/dak.dir.
1 2 3 4
5 6 7 8
9 10 11 12
13 14 15 16
17 18 19 20
21 22 23 24
25 26 27 28
29 30 31 32
33 34 35 36
37 38 39 40
41 42 43 44
45 46 47 48
49 50 51 52
53 54 55 56
57 58 59 60
Ayni çalismayi 5 Sn. de asagidaki listede yapiniz. Bu defa 5 Sn. de 20 rakamina
ulasmaya çalisiyorsunuz.
1 2
3 4
5 6
7 8
9 10
11 12
13 14
15 16
17 18
19 20
Ayni çalismayi daha yavas seyredecek olan dikey sütun okumalarinda
gerçeklestirelim. Asagidaki sütunlari 10 saniye boyunca okuyup ulastiginiz
rakami tespit ediniz.
1 15 29 43
2 16 30 44
3 17 31 45
4 18 32 46
5 19 33 47
6 20 34 48
7 21 35 49
8 22 36 50
9 23 37 51
10 24 38 52
11 25 39 53
12 26 40 54
13 27 41 43
14 28 42 44
2. Ara Vererek, Kontrollü Yarisin
a) Asagidaki paragraflari okuyunuz. paragraflar arasinda aralar vereceksiniz.
Ancak her paragrafa tüm gücünüzle hizla okuyacaksiniz. Unutmayin eger her
paragraf sonunda durmazsaniz, düzenli olarak hizinizi sonuna kadar
sürdüremeyebilirsiniz.
• P-1) Batidan Copernic, Batlamyus, Galileu, Pascal, Newton, Levasier ile
gelisen teknik ve bilim Descartes ve onu takip edenlerce akla dayali bir temele
ve yoruma oturtulmustur. -ara-
p-2) 19. ve 20. YY.daki bu teknolojik inkilâp, çalismanin, nakliyatin ve
haberlesmenin makinelesmesine yol açmistir. Sanayi devrimi düsünce devrimi ile
birlesmis ve insan zihni kantatif kiymet ve muhakeme metotlarina, tahkik
edilebilir delillere deger verir hale gelmistir. Bu arada teknolojinin
ilerlemesi ayni paralelde sanat, bilim ve edebiyat gibi manevi degerlerin
yayilma alanini da olaganüstü genisletmistir. Bu gelisme sonunda milletler,
içinde yasadiklari sosyal düzeni artik tabiat kanunlari misali oldugu gibi kabul
etmeye razi olmadilar. Tersine Rönesansin en belirgin niteligi olan tenkitçi
görüsle incelemeye basladilar. Böylece Bati medeniyeti yeni çagin getirdigi
bilim zihniyetiyle kendi sosyal yapisina egilmis, buna orta çag boyunca Bati
medeniyetinin temel kurumu olan dinden baslanmistir. -ara-
P-3) Teknigin topluma etkisi açisindan su tespit önemlidir: Insan toplumlarinda
gerçeklesen bir tek teknolojik gelisme bile büyük sonuçlar meydana getirebilir.
Örnegin Avustralya adalarindan birinde yasayan bir Yir Yurent yerlilerine
madenden yapilmis balta veren misyonerler bunun kisa sürede tasa dayali hayati,
sosyal iliskileri, hatta dini, inanç ve efsaneleri sarstigini, degistirdigini
tespit etmislerdir. Teknik, burada kültür degisiminin önemli bir dinamigi olarak
karsimiza çikmaktadir. Kültürler baska kültürlerle temasa geçerek, ekolojik
alanlarin degismesiyle veya kendi içinde meydana gelen gelismelerle
degismektedir ki bu durumlar en fazla teknik degisimden etkilenmektedir.-ara-
p-4) Teknik toplumsal gelismenin bir unsurudur. Toplumsal gelisme, bilim
alaninda ve insanin dogaya hükmetmesi anlamina gelen teknoloji alanindaki
etkinlik derecesine baglidir. Ancak teknigin katkisiyla üretilen yeni medeniyet,
sorunlara çözüm sunabilmekte midir ? Schrödinger bilime ve dolayisiyla teknige
su gözle bakmaktadir: “Ilim gerçekten bizim kalbimize yakin olan, bizi gerçekten
alakadar eden her seye karsi müthis bir sessizlik içindedir. Yaratici ve
edebiyat, iyi ve kötü güzel ve çirkin hakkinda hiç bir sey bilmiyoruz. Ilim
bazen bunlara cevap arasa da aptalca oluyor. Kisacasi biz ilmin bizim için
kurdugu maddi dünyaya ait degiliz” -ara- Alinti, Dogu-Bati Eksenli Kavramsal
Karsilastirma, Muhammed Bozdag
b) Yukaridaki metni tekrar tekrar okuyacaksiniz. Okumaya baslamadan önce
saatinize bakin. Ikinci, üçüncü ... okumalarinizda ayni metni birkaç saniye bile
olsa, daha erken bitirmeye çalisin. Rekorunuzu kirin ve her kirdiginizda
kendinizi ödüllendirin ve basardiginizi düsünerek tebrik edin.
c) Sizin tercih edeceginiz herhangi bir okuma metninde kendiniz için benzer
yarismalar yapacaksiniz. Bu yarismalari su sekilde yapabilirsiniz:
-Her sayfayi ayri bir kosu alani gibi düsünün. Sayfa bitinceye kadar tüm
gücünüzle yarisin. Bir maratona çikmiyorsunuz. yüz metre kosuyorsunuz.
-Saatinizi kullanin. Aralari simdi süreye göre vereceksiniz. Önce bir
arkadasinizin yardimina basvurabilirsiniz. 5-10-15-20 dakika aralarla yarismalar
yapin. Aralardaki kesintiler hizinizi yeniden kontrol edebilmeniz içindir.
sürelerin zamanla artmasinin nedeni de bu çalismayi yaptikça hizli okumaya
dayanabilme sürenizin artmakta olmasidir.
6. Parmak Takibiyle Okuma
Tanimi:
Nadiren de olsa bir kisim okuyucunun okuma sirasinda parmaklarini satirlar
boyunca kaydirdiklari görülmektedir. Böyle bir okuma gözlerin ulasabilecegi
siçrama hizini yavaslatir. Okuma hizi parmagin satir boyunca kayma hizindan,
kagidin konumundan ve bu arada kisinin motivasyonundan etkilenir.
Nedeni:
Genellikle okumaya yeni baslayan kisilerin erken dönemde bilinçsiz hizlanma
çabalarinin bir sonucu olarak ortaya çikmaktadir. Çok yavas okuyanlar için
parmakla takip etmek az miktarda hiz arttirici bir etki olusturur. Oysa parmak
yerine bir kalem kullanildiginda hem sorun ortadan kaldirilacak, hem de çok
yüksek hizlara çikabilmenin yolu açilacaktir.
Çözümü:
1. Iki Elinizi Mesgul Edin
Okuma sirasinda sol elinizin kitabi tutmasini saglayin. Sag elinizle ise
çevireceginiz sayfayi devamli tutun. Sayfayi çevirmeye hazir olarak sag eliniz
beklesin.
2.Okuma Kilavuzu-Kalemi Kullanin
Kalem bizim okuma kilavuzumuzdur. Hizli okumalarda kalem hem hizimizi hem de
konsantrasyonumuzu arttirmakta kullanilacaktir. Ucu kalin olmayan bir kalemi sag
elinizde tutunuz. Okuma esnasinda kaleminiz ucu satirlari takip etsin. Ancak bu
takip satirlarin en solundan en sagina kadar uzanmayacaktir. Satirin tam
ortasindan sayfanin 1/4lük bir alaninda kaleminiz sol-sag hareketler yapacak,
ancak satirin en solu ve en sagina sadece gözleriniz siçrayacaktir.
-------------------------------------- kalem mesafesi
--------------------------------------------
-------------------------------------- kalem mesafesi
--------------------------------------------
B. Okuma Hizlandiricilari
Buraya kadar, hizlanmamizi engelleyen temel nedenleri anladigimizi varsayiyoruz.
Simdi sira hizimizi arttirmaya gelmistir. Eger beynimizde engeller olmasaydi
çabuklasmanin arttirilmasinin üç yolu olurdu: Bunlardan ilki frenleri kaldirarak
ritmi arttirmaktir. Yukarida bunlar anlatilmistir. Ikincisi metinleri bloklar
halinde okumaktir. Üçüncüsü de metinlerin gereksiz kisimlarini geçerek seçmeli
okumadir. Simdi bu son iki husus üzerinde duracagiz.
1. Blok Okuma
Blok Okuma basitçe, kelimeleri toplu halde görebilme yetenegidir. Türk milli
egitim sisteminden geçmis olup 1997 yili itibarîyle 30 yasin üzerinde olanlar
önce harfleri, sonra kelimeleri okumayi ögrendiler. Bugün ilkögretimde önce
cümleler hazirlanmakta, bunlar kelimelere bölünmekte ve fisler son olarak
hecelerine ayrilmaktadir. Ülkemizde artik bütünden parçaya ögretim sistemi
benimsense de yine de konunun ruhu tam olarak yerlestirilemedigi için
heceleyerek okumaya basladik ve eger özel bir egitim almamissak halen tek kelime
büyüklügünü geçen bloklari okuyamamaktayiz. Blok okuyabilme tek göz
odaklanmasinda ayni anda birden fazla kelimeyi okuyabilme yetenegidir. Bu
bölümde önce blok okumamizi engelleyen sorunlarimizi çözmemiz, ardindan basamak
basamak okuma bloklarimizin alanini büyültmemiz amaçlanmistir.
Blok okuma bölümü, Blok Faktörleri, Yatay Bloklar, Dikey Bloklar ve Seçerek
Okuma olmak üzere dört bölümden olusmaktadir. Seçerek okuma basli basina bir
blok okuma türü degildir. Ancak bazi satirlarin hatta paragralirin okunmadan
atlanmasi anlamina geldigi için blok okuma olarak yorumlanmistir. Ayrica seçerek
okuma, okumayi genel olarak hizlandiran bir faktördür ve bu yüzden
hizlandiricilar basligi altinda yer almistir. Bu bölümler altinda islenecek olan
alt basliklari asagida veriyoruz:
Blok Faktörleri:
• a) AGA Genisligi
b) Merkezi Odak
c) Siçrama Mesafesi
Yatay Bloklar
• 2-3-4 Kelimelik Yatay Bloklar
Dar ve Genis Rakam Bloklari
Sütun ve “Y” Okuma Bloklari
Dikey Bloklar
• 2-3 Kelimelik Dikey Bloklar
Dar ve Genis Dikey Bloklar
Seçerek Okuma
• Seçerek okuma Türleri
Seçerek Okuma Biçimleri: Sütun, Sicim, paragraf, Kelebek
A. Blok Faktörleri
a) AGA Genisligi
Tanim: Blok okumaya en fazla etki eden faktörlerin basinda Aktif Görüs
Alanimizin genislik düzeyi gelir. Bazilarinin AGAlari dardir veya mevcut
potansiyellerini kullanamamaktadirlar. Eger bir kisinin AGAsi dar ise o alana
sigmayan kelimeleri tek odakta okuyabilmesi mümkün degildir. örnegin herkes
“dünya” kelimesini tek odakta okuyabilirken çok az kisi
“Çekoslavaklalilastirabildiklerimiz” kelimesini tek odakta okuyabilir. Yine
herkes “actgk” sembollerini blok halinde tek odakta okuyabilse de
“acgfrmdnalmhscbenmhop” sembollerini tek odakta okuyabilen muhtemelen sadece bir
kaç kisi bulunabilecektir. Asgari 5 harfin tek odakta herkes tarafindan
görülebildigi tespit edilmistir. Bunun üzerine çikmak, okuyucunun kisisel
gayretlerini gerektirir. Bu konuda ileri sürülen ölçülerin hiç biri ise tam
olarak gerçegi yansitabilmekten uzaktir. Çünkü insanlarin yetenek gelisim
düzeyleri arasinda çok büyük mesafeler bulunmaktadir. Ancak yine de biz,
genellikle elde edilen sonuçlardan hareketle bir orta yolu izleyecegiz.
Nedenleri: Giris bölümünde AGAnin gözümüzün tek odaklanmasinda beynimizin kesin
olarak gördügü ve tanimlayabildigi alan oldugunu belirtmistik. Amacimiz bu alani
yatay ve dikey eksende genisletmek, tek odakta kesin olarak görebildigimiz alani
gelistirmektir. Çünkü daha genis AGA demek daha kapsamli blok okuyabilme
yetenegi demektir.
Aktif görüs alaninin sinirli olmasinin nedeni temelde zihinseldir. Esasen göz
150 derecelik bir açiyla yatay-dikey boyutlariyla kocaman bir dünyayi
görmektedir. Bu arada her iki gözün birlikte gördügü alan da yeterince genistir.
Göz tüm bu alanlarin resimlerini sagliginin imkan tanigi netlikte çeker;
elektrige yükler ve beyne gönderir. Tembellige alismis beyinler bu resimleri tam
olarak analiz edecek etkinlikte çalismazlar. Daha da önemlisi biz önce küçük
kelimeleri tek tek okumak suretiyle okuma yapmayi ögrendik. Kimse beynimize
Mahkemede hakim kürsüsünün arkasinda “Adalet mülkün temelidir” cümlesinin bir
göz atista okunabilecegini söylemedi. Biz ille de sadece kelimenin kendisine
odaklanmak istiyoruz.
1. Dairesel AGA Gelisim Sistemini Kullanin
Yukaridaki dairelerde yer alan sembolleri en iç daireden baslayarak, merkezdeki
odaginizi degistirmeden her defasinda disariya bir katman genisleyerek okuyunuz.
Tam olarak göremediginiz daireye açildiginizda orada uzun süre durun. Gözleriniz
sabit bakmaya devam ederken beyninizin gördüklerinizi tanimasini bekleyin.
Buraya ilgili daireyi yerlestirmedik.
2.Parmaklarinizla Egzersiz Yapin
Iki elinizin basparmagini gözlerinize 20 cm mesafede tirnaklarinizin dis yüzeyi
gözlerinize dönük olacak sekilde bitisik tutun. Iki parmaginizin her iki
tirnagini tek odakta görmeye devam ederken parmaklarinizi yavasça uzaklastirir.
Görüntü netliginin kaybolmaya basladigi sinirda durarak beyninize “her iki
parmagi net görmesi” talimatini verin ve bekleyin.
3. Çevresel Görüsünüzü Gelistirin
Her firsatta uygulayabileceginiz genel bir çalismadan söz edecegiz. Dimdik
önünüze bakiyorsunuz. Önünüzdeki alan bir park, bir resim, bir dag vs olabilir.
Gözlerinizin odagini degistirmeden bakisinizin odaginin disindaki alanlarda var
olan nesnelerin de beyniniz tarafindan güçlü sekilde algilanmasi için zihninize
gerekli talimati verin ve bekleyin. Çevresel görüsü (peripheral vision)
gelistirmenin en önemli katkisi beynimizin kavrama keskinligini ve kontrol
edebildigi alani ve dolaysiyla zekayi arttirabilmesidir. Mantik olarak bu
çalisma yukaridaki birinci egzersize benzemektedir. Bu çalismanin en önemli
katkisi beynimizin kavrama keskinligini ve kontrol edebildigi alani dolaysiyla
da zekayi arttirabilmesidir.
4. Yatay AGA Gelisim Sistemini Kullanin
Size verilen okuma penceresinin pencere kismindan bakarak arka sayfadaki
satirlari küçükten büyüge dogru okuyun. Tek odakla bakarak okuyabildiginiz en
üst düzeyin tespit edilmesinde seminer sunucusu size yardimci olacaktir. Bu
düzeyden yukariya çikmak için çalisacaksiniz. Bunun için genislik düzeyini
arttirmaniz ve bir üst düzeyde sabit bakisla belli bir süre beklemeniz gerekir.
Gözleriniz daha genis alanlari görebilecek bir bakis açisi bulacak ve beyniniz
daha genis alani tanimayi ögrenecektir.
Harf Sayisi Anlamsiz Sembol Bloklariyla Anlamli Sembol Bloklariyla
35 kahlmphngfuzirenmahbmhnagudars
bir gün mutlaka bizde bunu anlariz
30 menhatplmanirgfnadfgsarnutakmi
niçin dünyayi hor görüyoruz biz
20 ysfrgpnhyucvygfpdnmb
bunu kere pare selvi
17 dugnhpbufypgrpdgd
kara kuru sara al
15 ymypusyrndggfgh
bana büyük saka
14 mnhpakutrnfgpy
aman verme ona
13 fgrhupdougndf
han size küstü
12 napmkktrrfgh
kim bize kosu
11 kanhemahyce
yol yürü gel
10 ugfrdnhpai
sen gül ol
9 anhrnastu
gel al ol
8 truaniog
serin al
7 istmees
sert ak
6 cmoeon
karasu
5 hlepm
Yokol
b) Merkezi Odak
Tanimi:
Odak noktasi belli bir alana bakarken gözbebegi ile 90 derecelik açi yapan
noktadir. Tam odaklandigimiz alan dim dik baktigimiz alandir. Odaklandigimiz
nokta dim dik baktigimiz noktadir; bu noktadan uzaklastikça görme keskinligimiz
azalmayabaslar. Bizim görme kapasitemizi ilgilendiren en önemli faktör bu alanin
saginda ve solunda bulunan bölümdür.
Haysi -ye- timiz
Gördügünüz örnekte “ye” sesine odaklandiginizda sol ve sag basta mevcut olan
hecelere dengeli görülme keskinligi sansi verdigini görürsünüz. Oysa odaginizi
sol veya sag basa yaptiginizda görme alaninizin yarisi okudugunuz metne dogrudan
uyarlanmamis olacaktir. Bu da okuma verimimizin yarisinin çöpe atilmasi
demektir.
Nedeni:
Bildiginiz gibi Türkçede kelimelerin kökleri en soldadir. Dilimiz eklemli bir
dil oldugundan kelimeler tek baslarina degismez bir kalip olusturmazlar, soldan
saga dogru anlamlandirilan kelimelere sahibiz. Bu özelligin yani sira okumayi
ögrenme biçimimiz de sorunlu olmustur. Ilkokulda kesilen fislere bakarak
ögrenirken ilk hecelerden baslayarak okumustuk; yani hecelemistik. Aliskanlik
haline gelen bu okuma biçimimizi degistirmek ve kelimelere ortadan bakmak
gerektigi bize ögretilmediginde eski aliskanliklarimizi devam ettirmemiz
dogaldir. Açikçasi dilimizin özelligine paralel olarak bu aliskanligi okumayi
ögrenirken edindik.
Çözümü:
1.Bastan Odaklanmayi Esnetin
Önce soldan odaklanma aliskanligimizi esnetecegiz ve tam tersini uygulayacagiz.
Asagida geçen kelimeleri sagdan odaklanarak okuyun. (A) ve (B) siklarinda
sizlere yardimci olunmaktadir.
• A) Yasama meclislerinin etkilesimde bulunduklari diger iç faktör gurubu yasama
meclislerinin idari örgütüyle ilgilidir. Idari örgüt ilk meclis örneklerinde
neredeyse tamamen önemsizken, bir baska tabirle ilk meclis örneklerinde
arastirmalarin dikkatle
B) yapilmasi, yazismalarin takibi gibi hemen hemen bütün isler üyelerin
kendileri tarafindan yapilirken, meclislerin gündemlerinin günümüzün modern
sistemlerinde son derece karmasik hale gelmesi nedeniyle islerin çogu destek
personeli tarafindan yapilmaya baslanmistir.
C) Ziyaretçilerin karsilanmasi, zaman planlamasi yapilarak üyelerle
görüstürülmeleri, telefon ve diger haberlesme hizmetlerinin saglanmasi,
yazismalarin alinan kararlar çerçevesinde gerçeklestirilmesi, üyelere bilgi ve
kaynak hizmetleri sunulmasi, bir baska ifadeyle islerin “karar ve tercih”
disinda kalan bütün asamalarinin gerçeklestirilmesi ve bu yolla üyelerin “is
basina harcayacagi zamanin” en aza indirilmesi görevi destek örgütlerine
verilmistir.
2. Ortadan Odaklanmayi Gelistirin
Bastan okuma aliskanliginizi esnettiniz. Simdi asagidaki kelimeleri her birine
ortadan odaklanarak okuyunuz.
Bosnada
yasananlar
bulundugumuz
vahsetlerinden
vicdanlarinda sorumludurlar yüzbinlerle canavarlasan,
parçalamakla yetinmeyerek müdahale mücadelesi
Müslüman Bosnaklarin açilabilecek kapatilmistir.
Avrupa oyalama taktikleriyle görmezlikten
Beyannamesine korunmasina mücadeleleri Komisyonu
milletimizin kamuoyundan milletlerarasi karsiliginda
Zulmedenlerin hatirlanacak asagilanacaklar ibretliktirler
güngörmüslerin uyuyamiyorlarsa saadetler kahramanlarindir
3.Blok Bütünlükleri Kavrayin
Resimleri, tabela yazilarini veya esyalari bir bütün olarak ve tek odakta görüp
tam olarak kavramaya çalisin. Gözlerinizi resimlere, ekranlara, tabelalara
sabitleyerek bakabilirsiniz. Gözlerinizin siçramamasina, ancak çevresel alanin
mümkün oldukça genis sekilde görülmesine dikkat ediniz.
c) Siçrama Mesafesi
Tanim:
Gözlerimiz okudugumuz metinde kelimelerin uzunluguna ve okuyabildigimiz
bloklarin büyüklügüne göre siçramak durumundadir. Bildiginiz gibi gözlerimiz
kelimeler üzerinden tek tek siçrama yaparak okuyabilmekte ve görme odaklanma
aninda gerçeklesebilmektedir. Siçrama mesafesinin dar olmasi blok okumanin
gerektirdigi genis mesafeyi imkansiz hale getirir. Su halde gözlerin kontrollü
olarak belli bir mesafede kolaylikla siçratilabilmesi ve bu siçramanin
aliskanlik haline gelebilmesi blok okuma yetenegimizin önündeki son engelin de
kalkmasi anlamina gelir.
Nedeni:
Siçrama mesafemizin dar olmasinin nedeni onu dar kullaniyor olmamizdir. Özel
egitim almamis veya özel olarak çalisma yapmamis kisilerin gözlerinin siçrama
mesafesi dardir. Bir diger degisle genellikle iki göz odagi arasindaki mesafe
ancak bir kelimenin sigabilecegi büyüklüktedir. Eger heceleyerek okuyorsaniz
gözlerinizi hece mesafesinde siçratirsiniz. Eger kelime kelime okuyorsaniz
gözleriniz kelime mesafesinde siçrar. Iste, simdiye kadar kelime kelime
okumussaniz gözlerinizin bu mesafede siçrama yapmaya aliskin oldugunu
söyleyebiliriz. Bu aliskanligi esnetmemiz ve daha genis siçramalar yapabilecek
hale gelmemiz gerekiyor.
Çözümü:
1. Siçrama Mesafenizi Büyütün
Asagidaki örneklerde gözlerinizin en sol ve en sag noktalarda bulunan kelimeleri
okumasi istenmektedir. Aralarda yer alan kelimelere veya bos birakilan alana
odak yapmaniz kesinlikle yasaktir. Bunu basarincaya kadar seminer yönetmeninizin
veya bir arkadasinizin gözlerinizi kontrol etmesini saglamalisiniz.
a) Yasama meclislerinin temel görevi kanun yapmak, temsilcisi olduklari toplum
adina toplumsal mekanizmalari toplumun ihtiyaci ve talebi paralelinde olusturmak
olarak tanimlanabilir. Bu çerçevede meclisler bir taraftan dis faktörlerle diger
taraftan da iç faktörlerle iletisim içerisinde olacaktir. Dis faktörler
kapsaminda hükümet, devletin diger kurumlari, diger devletler, devlet içindeki
sivil toplum örgütleri, basin ve bireysel olarak vatandas düsünülebilir.
Iletisimin ve demokratik katilim anlayisinin gelisimi paralelinde yasama
meclisleriyle iletisim halinde olan dis birimler hem sayisal olarak hem de
etkinlik düzeyi bakimindan gittikçe büyümektedir.
b) Yasama meclisleri islevlerini yerine getirirken temelde iki tip faktör
gurubunun etkisi altinda kalirlar. Bunlardan birisi yasama usulüyle ilgilidir.
Meclis üyelerinin birbirlerine göre konumlarinin ne olacagi, nasil bir
iliskilenme biçimlerine sahip olacaklari, görev bölümü ve dagilimini hangi
kurallara bagli olarak gerçeklestirecekleri, isleri hangi islem akisindan hangi
yollarla geçirecekleri, hangi isleri gerçeklestirmekle yükümlü olduklari gibi
hususlar yasama usulü kavrami çerçevesindedir. Prosedür veya usul hem meclis
tarafindan hem de meclisle iliskili dis guruplar tarafindan kabul görmüs
mesruluk aracidirlar. Yazili veya sözlü hükümlerden olusan usul, çatisma ve
karmasanin engellenmesini saglamanin ötesinde yasama meclislerinin çiktilarini
üretebilmeleri bakimindan olusturulmak zorundadir.
c)
DARACIK MENZILIMDE BIR AGACIM VARDI
Daracik bir menzil burasi, bir avuç kadar dar
Agaç ol, konusurum, duy beni yeter
Ayri dünyamizda olsun, duyarim seni
Yürek o lsun sende, sevgi olsun
Olsun, yesillik yesersin yerinde
Sen sen ol agacim, tüm dünya kadar
El pençeyim, mahzunum bugün
Beklesen ruhlarimizda dolasan asirlarin rüzgarinda
Dans ederken engin eglencelerinde sen
Mahsunum, dostsuzum, yalnizim
Evladim bile unuttu beni, daglarim unuttu
Kokularini paylastigim çiçekler simdi
Ve varligimi paylastigim fani “sevdigim”
Simdi senin gögsünde senligi hayatin
Bagrindaki kuslardan biri de ben degilim
Saçlar yemyesil de olurmus
Çiçege dönermis dudaklar
Emanet bedenimi özlüyorum simdi
Bahçendeki çiçeklerde kendimi ariyorum
Yaprak yaprak inleyislerini duyuyorum
Bir zikir günü ki bugün gecemi kaplar
Fani agacim basucumda, sevdigim agacim
Bugünkü günüm bir gün senin de gecene dolar
Sendeki emaneti de teslim alir topragin
Bir gün seninle de kavusacagiz
Kana yaprak kemige odun
Bedenimiz eriyip gitmis olacak
Ikimizin agaci dogacak yeniden
Çürümezse benim bir mezar basligim
Senden bir kaç odun parçasi
Ve benden bir kaç kemik kalacak
Ve eger senin de bir ruhun olursa
Bahçemiz ikimizin olacak
Simdi Bakiyi özlüyoruz birlikte
Fenadan bekaya seyahatin hayalleri
Bu bir avuç, bu daracik menzilde
Tek tesellimiz bizim simdi
Muhammed Bozdag
2.Siçrama Mesafenizi Kontrol Edin
Asagidaki metinlerde alti çizili kelimelerle 1, 2 ve 3 kelime siçrama yaparak
okuyacaksiniz. Sadece Alti çizili kelimeleri okuyunuz.
a) Iki kelime mesafesi:
HAYATIN ISRAFI TEMBELLIK
• Tembelligin ne oldugunu ve insanlarin basina nasil çoraplar ördügünü
düsündünüz mü? Bu soru çok mu çocukça?
Hemen herkes tembelligin kötü oldugunu bilir ve kimse tembel olmayi kabullenmek
istemez. Ama acaba kaç kisi gerçekten tembel olup olmadigini arastirmistir?
Tembellik ya zihinsel, ya bedensel ya da her ikisi birden yasanir. Insanlarin
büyük bir kismi zihinlerini, önemli bir kismi bedenlerini ve yine çok önemli bir
kismi hem bedenlerini hem de zihinlerini çalistirmazlar.
Dinlenmek kastiyla uzun uzun oturmak, televizyon seyretmek, müzik dinlemek,
dedikodu yapmak kontrolsüz hayal kurmak gibi islerle mesgul olan insan bunlari
yaptigi anda tembellik tuzagina düsmüstür.
Oysa hayat duraksamadan devam eden “hareketlilik ve aktiflik” prensibi üzerine
kuruludur. Atomlardan galaksilere kadar; mikroplardan balinalara kadar fitrata
itaat eden bütün mahlukat amansiz bir hareketlilik furyasinda çirpinir.
b) Üç kelime mesafesi: Bakiniz tembel ve duragan insanlarin baslarina neler
açiliyor: Bedensel tembellik içerisinde olan insanin vücudunda toksik birikimler
olusur. Kosusturmayan insanin vücudundan zehirli maddeler atilamaz. Dokular yag
baglamaya ve kilitlenmeye baslar. Hücrelere oksijen ve besin dagilimi iyi
yapilamayinca vücut hizla yaslanmaya baslar. Bunu fiziki güç kaybi, kas
zayifligi, yorgunluk takip eder. Bedensel tembelligin derecesine göre
kireçlenme, zaman içerisinde felç ve daha bir yigin hastalik bedene hücum eder.
Zihinsel tembellik aktif düsünmeme, zihni kontrolsüz olarak harici ve dahili
telkinlerin tesirine birakma durumudur. Zihinsel tembellige alisan kisi beyninin
sinirsel baglantilarini aktif bir sekilde kullanmadigi için zeka gerilemeye
baslar, hafiza gittikçe zayiflar, hatirlama yavaslar; tabii ki bütün bunlari
genel aktivasyonun yoklugu takip eder. Zihinsel tembelligin prensip olarak
yaslilikla fazla ilgisi yoktur.
Aktif insanlar hayranlik verici basarilar arasinda uçusurlar. Neden bazi
insanlar çok agir fiziksel sartlara ve zihinsel faaliyetlere tahammül ederler de
bazilari hemen tükeniverirler? Insanlar her faaliyetin kapasiteyi arttirdigini
göz ardi ediyorlar. Bedenin bir kapasitesi vardir süphesiz ve çalisan insan bu
sinira hizla ulasir. Ancak beynin kapasitesinin siniri kolay kolay
ulasilamayacak kadar genistir.
c) Dört kelime mesafesi : Yaraticinin hikmetine bakiniz ki insan kalbini
yorulmayan (laktik asit üretmeyen) kaslardan yaratmistir. Insanin yorulmayan bir
diger uzvu da beynidir. Yeterli oksijen ve protein enzimleri saglandigi sürece
beyin hiç durmadan sürekli çalisir. Bazilari beynin dinlenmesi için bütün isleri
birakip dinlenmeyi-yani tembelligi tavsiye ederler. Halbuki böyle yapmak tam
tersine beyni tembellestirir. Bizim zihin yorgunlugu dedigimiz sey beyni
çalistirirken fiziksel sartlari ihmal etmemizden ya da psikolojik gerginligin
fizyolojiyi etkilemesinden dogan “durumdan” baska bir sey degildir. Uyku aninda
dinlendigini sandigimiz beynin uyanikken ki halden daha yogun çalistigini
belirleyen bilim de bu gerçegi vurgular.
Abdülkadir Geylaninin(ks) çalismamanin sonucunu görerek “Caniniz sikildigi zaman
çalisiniz.” Dedigini bilirsiniz. Peygamberimiz(asm) hiç bir sey yapmadan oturan
bir zatin yanindan geçerken selam vermiyor. Ancak geriye dönüsünde ayni kisiyi
bir çali parçasiyla mesgul halde gördügünde bu defa selam veriyor.
Lüzumsuz dahi olsa insanlarin hem bedenen hem de zihnen sürekli çalismalari
gerekir. Kaldi ki “Lüzumlu isler çoktur.” Ne çok zamanimiz bosa akip gidiyor! Ne
çok müsrifiz! Bazilarina terakki yeri olan dünyada bize de terakki kapilari
açiktir. Biz ise baskalarini suçlayarak kendimizi temize çikariyoruz. Muhammed
Bozdag
B.Yatay Bloklar
Blok okumaya ilk adimi ikili kelime bloklariyla atiyoruz. Sonra blok büyüklügünü
üç ve dört kelimeye çikaracagiz. Nihayet sütun bloklar üzerinde çalisacagiz. Bu
arada bloklarimizin rakamlardan olusmasini da saglayacagiz. Zihnimiz kelimeler
kadar, rakamlari da bloklar halinde okumayi ögrenecek.
1. Ikili Kelime Guruplari
a) Asagidaki Ingilizce ve Türkçe dilde yazilmis bloklari, yukaridan asagiya ve
sütunlar arasinda soldan saga okuyunuz. Her “iki kelime”nin tek odakta okunmasi
önemlidir. Gözlerinizin siçramasinin uzman tarafindan kontrol edilmesi için
kendisine yardimci olunuz. Önce yavasça baslayacaginiz okuma, metronomun
kullanilmasiyla hizlandirilacaktir. Ilk okumalarinizda size verilen görme
penceresi kartini kullanarak, bloklari pencere bölümünden görünüz ve okuyunuz.
Kelimelerin ortasinda gördügünüz nokta gözlerinizin odaklanacagi orta nokta
hizasini göstermektedir. Bu noktayi dikkate alarak kelimelere tam ortadan ve
duruma göre bir kaç mm asagidan bakiyorsunuz.
help him
yardim et
study hard
hizli oku
most difficult
sari saz
hurry up
yesil ördek
taking over
mavi burun
what city
tatli duman
how beauty
dil kayisi
turning back
balik bali
giving up
gözlük teli
stop thinking
telli deli
when would
ördek elli
include them
kilim eti
thier best
pasa yasar
smoke it
hizli gül
stand up
çiçek yeme
b) Simdi ayni çalismayi asagidaki üçlü sütun üzerinde yapacagiz. Soldan saga
sirasiyla okuyalim. Gözlerinizin bloklara birden odaklanmani çok önemli. Bunu
siz kontrol edemiyorsaniz arkadaslarinizin gözlerinizi takip eltmelerini
isteyebilirsiniz.
GÖRME NASIL GERÇEKLESIR?
Görme asamasi
okuma sürecinin
ilk adimidir
Bu asamada
meydana gelebilecek
en küçük bir
kusur diger bütün
okuma süreçlerini
olumsuz etkileyecektir
bakiyorsunuz Gözleriniz
yatay ve dikey
boyutu olan bir
alani görüyor
Gözler bu alanin
fotografini çekmektedir
Her bir gözümüzde
görme isleminde
görev alan
1.5 milyon
civarinda görme
hücresi vardir
Bu hücrelerin
mitokontrilerinde glikoz
kullanilarak sürekli
elektrik enerjisi
üretilir Baktigimiz
alana gelen
isik alandaki
cisim özelliklerinden
etkilenerek yansir
Yansiyan isik
yani fotonlar
gözlerimize ulasir
Göz mercekleri
gelen isiklari
toplar ve görme
hücrelerine ulastirir
Görme hücreleri
ürettikleri elektrik
enerjisini kullanarak
gelen foton
enerjisini elektrige
kodlar Elektrige
kodlanan mesaj
çok yogun ve
karmasik bir yapiya
sahip olan
sinir aglariyla
beyne ulastirilir
Bu ana kadar
gerçeklesen isler
“görme” asamasini
olusturur
Muhammed Bozdag
2. Üçlü Kelime Guruplari
Bu çalismada üç kelimenin ayni anda, tek göz odaklasmasiyla görülmesi
hedeflenmektedir. Aktif görüs alaniniz 3 kelimeden olusan alani görmeye
yetmiyorsa AGA gelistirme çalismalarina gerektigi kadar devam ediniz. Metronom
ile hizlanacaksiniz. Ilk siralarda görme pencerenizi kullanarak okudugunuz
bloklara pencereden bakiniz.
tut sunun ucunu
lets make comment
beyaz kilçikli horoz
evaluate on them
dilinde bal kokusu
my friend coming
parmaginda nal vardir
death and birth
nalli balin dalinda
some good news
sirma cepkenli yigit
I strive to love
telli çali canlandi
try reading fast
kanli cayir canlandi
learn a foreign
otu yiyenler gelir
speaking some fun
güle gele gittiler
they went smiling
gözüm közünü kördü
my eyes are köz
sar sarmayi diline
circle your tongue
Elem ilimde elimdir
thats just a joke
ya yemegi yememek
eat ate eaten
Deli Dumrula sor
grand and grand
çok hizli okumamak
stop then start
Yaslar yesil yeserir
doyou know who
Sevgi saglik sallandi
neither you norme
3. Dörtlü Kelime Guruplari
Asagidaki örnek metin içerisinde yer yer karsilasacagimiz alisik olmadigimiz
terkipler, tanidik ifadelerin zihnimizi tembellestirmesini engellemek için
hazirlanmistir. Lütfen bu metni sütun olarak yukaridan asagiya ve sonra sol-sag
odaklanmasiyla önce çikabileceginiz maksimum hiza kadar çikarak, ardindan
seminer sunucunuzun verdigi metronom ritminde okumaya çalisin. Bu defa odaklasma
noktalari metin üzerine konulmadigindan orta noktayi siz tespit edeceksiniz ve
ona göre odaklasacaksiniz. Unutmayin, AGA yine yetersiz geliyorsa, AGA
çalismalarina biraz daha fazla çalismalisiniz.
Horozun çifte kirmasi var Dünya böyle hizli akar
gözüm havada uçtu gitti Bilmem sana nasil desem
Nasilsa sana öyledir bana Kararmis kara kuru yemis
Elma ye de armut yeme Oku oku adam oluverme
Vefa bana cefa sanadir Zalimin zulmü mazlumun ahi
Çal çoban oynasin koyun Vur degnek patlasin davul
Simsek simsek kara simsek Yolum düstü dara simsek
Arabaci çal piyanoyu çal Gönlüm düstü toprak oldu
Beyaz suratli süratli okumali Yasasin bizim Yasar Yastoprak
düm teke dümdüm tektek Gidak gidak miyavv möö
O namai wanan diska Ma ismuke ya ahi
akka kakka kum kakka Miyav mayiv mavay yav
Gidak gidak git gidak Ist. Ank. Trb. Ant.
4.Tek Rakamli Dar Sütunlar
Asagidaki rakamlari orta noktaya odaklasarak hizla okuyunuz. Tüm okumalarinizda
seslendirmeye karsi dudaklariniz kapalidir. Aliskin olanlar siddetli bir
seslendirme direnciyle karsilasacaklardir. Rakamlar rakam bütünlügü içinde
okunacaktir. Yani “568-bes yüz altmis sekiz” gibi.
5 6 8 4 2 0
2 4 6 1 4 3
1 4 5 5 2 0
2 1 7 6 4 8
7 8 2 2 4 7
2 0 7 5 6 8
5 1 6 7 5 0
6 7 9 8 5 7
6 2 4 4 8 7
9 5 2 4 1 6
8 5 7 1 6 5
8 2 7 7 9 7
3 2 5 2 3 9
9 7 3 4 1 0
9 7 8 7 9 6
5 8 7 8 5 0
8 5 1 9 7 8
5. Dar ve Geni? Sütunlu Rakamlar
Asagida üçer rakamlik ikili dar sütunlardan olusan soldaki rakam guruplarini her
birine tek odaklasma ile rakam bütünlügünde okumaya çalisacagiz. Ardindan sag
taraftaki üç sütundan olusan tek rakamlik bloklari tek odakta okuma çalismasi
yapacagiz. Uzmaninizin ritimlerini ve önerilerini takip ediniz.
Üç rakamlik dar sütunlar Tek rakamlik genis sütunlar
546 488 5 6 8
622 966 2 4 6
416 354 1 4 5
423 472 2 1 7
971 725 7 8 2
424 476 2 0 7
158 767 5 1 6
647 299 6 7 9
469 641 6 2 4
396 123 9 5 2
481 375 8 5 7
683 876 8 2 7
332 455 3 2 5
991 734 9 7 3
593 782 9 7 8
953 373 5 8 7
626 62 2 1 4
848 615 8 5 1
739 666 3 7 6
C. Dikey Bloklar
1. Ikili Kelime Guruplari
Asagidaki iki satirli kelime guruplari okunacaktir. Gözlerin alt ve üst
satirlara siçramamasina ve metin guruplarinin tek odaklasmalarla görülmesine
dikkat ediniz. Amacimiz dikey boyutlariyla AGAmizi aktif kullanabilmektir.
insanoglu
sanoglu Gözlerim
agaç oldu dilimde
diken bitti Dudaginda
uçuk var
Komsu komsu
huu huu Sevgilerim
ufuklarda Geçmisimiz
hayallerde Kuyruklu yilanin
yalani
Kabuklar
ve kaliplar Asacagiz
daglari Yollari
kesecegiz Içimde bir
yaradir
Dilimde
sakiz oldu Tüy bitti
avucunda Nane sekeri
yiyelim mi Annecigim
gelelim mi
Gül kokar
kül kokmaz Kus konar
kuskonmaz Yarali
ceylan misin Yüreginde kandi
yandi yüregim
Onu çok
seviyordum Garibim
ah garibim Nerelerden
nereye Derelerden
asta gel
Köyü bir
dolas ta gel Tac ol bize
baska gel Seke seke
kos ta gel Ferhat gibi
dagi del
Yilmadan kos
sakin bikma Gülü var da
ya ignesi Ari da bir
gül de bir Dikensiz tas
olmaz olsun
Elimde küçük
bir tünel Zigana dagi
eteklerinde Dagin etekleri
tutustu Alevleri
Yükseliyor
222333
666555 888777
444111 999333
000222 550440
330220
aaabbb
yyylll kkkuuu
zzzuuu dddaaa
dddiii kkkeee
dddiii
2. Üçlü Kelime Guruplari
Asagidaki üçlü kelime guruplarini ortadaki kelimeye bakarak görmeye çalisacagiz.
Dikkat edelim: Tek odak. Odak merkezi ortadaki kelime. Ritmimiz metronoma bagli.
Eger ortadaki kelimeyi görürken alttaki veya üstteki kelimeyi kaybediyorsaniz
AGAnizin dikey yönde gelistirilmesine yardimci olan çalismalari israrla
sürdürün. Bu arada buradaki çalismanin kendisi de AGAnizi gelistirmeye yardimci
olacak yapidadir.
Kor
Koruk
Kir Pir
Pirasa
Para Kir
Kiraz
Kin Uçuk
Öpücük
Öcü
Misal
Meselemesel
Masal Keser
Kasabalilik
Kasap Horoz
Hizarcibasi
Hizar Oku
Kokuculuk
Kaka
Bak
Bakkalcilar
Balci Narin
Neresidir
Nar Yas
Yasayamaz
Yasit Otla
Otlangaç
Otluk
Çek
Çiçekçikiz
Çocuk Mal
Malikane
Melek Efe
Efendiogullari
Evli Salih
Salahat
Sali
Çavus
Çavusogullari
Çavuslu Biçakçilik
Kaçakçilikçilik
Ocakçilik Musul
Mesaillerimiz
Mesel Kabare
Kibariyecilikler
Kepenk
3. Rakam Guruplari
Asagida iki ve üç satirda ikiser ve üçer rakamlik bloklarla karsilasiyorsunuz.
Blok okumaya devam edin. Her bir hücreyi üzerinde siçrama yapmadan okumaniz son
derece önemlidir. Çalistikça istenen biçimde okuyabildiginizi göreceksiniz.
a)Ikiser Rakam Iki Satir
52
32 10
62 63
32 51
32
14
62 32
37 98
32 75
52
20
98 75
21 65
19 82
31
98
32 65
98 15
51 49
94
b)Üçer Rakam Iki Satir
452
786 566
522 552
326 398
837
525
326 105
625 635
322 511
323
145
624 632
327 298
352 758
525
206
989 756
214 655
196 282
301
c) Üçer Rakam Üç Satir
998
542
215 881
542
644 624
456
328 645
354
958
858
650
245 953
654
542 993
211
450 440
325
524
957
655
245 826
247
887 566
320
689 129
038
548
2. Seçerek Okuma
Seçerek veya ayiklamali okuma dedigimiz okuma türünde tam metin okumasi
gerçeklestirmiyoruz. Metinlerin temel fikirlerinin veya ana bilgilerin
odaklandigi kelimeleri veya paragraflari seçiyoruz. Bu tür okumada hizimizin 6
bin kelime/dakikaya çikmasi mümkündür ama kavrama düzeyimizin ciddi sekilde
düsmesi de kaçinilmazdir.
Seçerek yapacagimiz okumalarda genellikle belli bir soruna cevap ariyoruzdur.
Özellikle bilimsel çalismalarda belli bir sorunun cevabini ararken tüm metin
isimize yaramayabilir. Aradigimiz bilgiyi bulmak ve o bilgi üzerinde odaklanmak
durumundayizdir. Tanima ve Kavrama çerçevelerinde verilecek olan egzersizler
aradigimiz bilgiye metin üzerinde çabucak ulasma yetenegini bize
kazandiracaktir. Unutmamamiz gereken bir gerçek var. Eger okudugumuz metin çok
yogun bilgi ve düsünce içerigi tasiyorsa seçerek okuma imkani azalir. Metnin
bilgi degeri ve yogunlugu azaldikça seçme yapma kapsami genisleyecektir. Bu
arada tüm metinlerde mutlaka dikkate alinmaya degmeyecek cümleler veya ibareler
var olacaktir. Bazen 200 sayfalik bir kitabin özetlendiginde sadece on sayfasi
bilgi degeri tasirken Bazen tüm ibareler bilgi degeri tasiyabilir.
Burada seçerek okuma türlerine ve bu okumalarin gerçeklestirilebilecegi bazi
biçimlere deginecegiz. Ancak bu bölümde verilecek olan çalismalarin, gerçek
anlamda ise yaramalari için tam metin okumalarinda uzmanlasmadan sonra
yapilmasini öneriyoruz. Simdi alistirmalar üzerinde duralim: Konuyu iki temel
baslik altinda irdeleyecegiz. Önce seçerek okuma türlerine, ardindan seçerek
okuma biçimlerine deginecegiz:
a) Seçerek Okuma Türleri
--Kelimeleri Seçme: Metin nispeten yogundur. Temel kelimelere odaklanacagiz. Bu
seçme türü tam metin okumasina çok yakindir. Asagidaki metinde ilk paragrafta
seçilecek kelimelerin alti çizilmistir.
• P-1) Literatürde “yabancilasma” ilk Platinusun yazilarinda dikkat çekmektedir.
Bu kavrami ilk kullananlar arasinda Rousseauda vardir. Bu kavram degisik
düsünürlerce birbirinden farkli çerçevelerde tanimlanmaktadir.
P-2) Hegelin yaklasimi sudur ; insanin gelisim sürecinin merkezi olan ve kendi
disinda bir dünya “yaratan” sonra da bu dünyanin kendi ürünü oldugunu anlayan
ruh yavas yavas dünyanin kendi disinda olmadigini kavramistir. Yabancilasma bu
kavrayis eksikliginin sonucudur. Yabancilasma tüm insanlarin çevre ve
kültürlerinin ruhtan kaynaklandigini anladiklari zaman son bulacaktir. Hegelin
etkisinde kalan Ludwig Feuerbach yabancilasmanin dinsel cephesiyle
ilgilenmistir. Feuerbach Hiristiyanligin özü (184) isimli kitabinda dinin
özellikle Hiristiyanligin nesnel özünün insanin özünden yani duygudan baska bir
sey olmadigini iler sürer.
P-3) Marx, Hegelin yaklasimi tersine çevirerek konuya bakmistir. Marxta maddeci
bir gözlükle her sey insan emeginin bir ürünüdür. 1845-1847 yillarinda Marx bu
terimi ontolojik bir kavramdan sosyolojik bir kavram haline getirmistir. Marx
insanin yabancilasmasini çagdas toplumun is sürecine verdigi biçimde
bulmaktadir. Is bölümü ve bunun sonuçlandigi insan kisiliginin parçalara
bölünmesi, temelini teknolojik sartlarda bulmaktadir. Toplumun düzeni ne olursa
olsun bu teknolojik sartlar varligini sürdürecektir. Marxa göre insan bir is ve
eylem varligi olusturdugundan kisinin etkinligi, ürünü ile belirlenmektedir.
Özel mülkiyete dayali bir rejimde ise insan özü, kendisine ters düsmektedir.
Zira insan emeginden olusan sermaye insana yabanci ve düsman olmaktadir. Insan
kendi özüne dönünce yabancilasmadan kurtulur. Kapitalist üretim biçim böylece
insani yabancilastirmaktadir ve hizlanan yabancilasma bu sistemin sonu
olacaktir. M. Bozdag
--Cümleleri Seçme: Bazen metin içerigi çok zayiftir ve temel bilgiler veya ana
fikir bizim için yeterlidir. Bu durumda yalnizca bu cümleleri seçerek
okuyacagiz. Digerlerini süratle geçecegiz. Asagida ilk paragrafta bu tür
cümlelerin alti çizilmistir.
• Utangaçlik toplumlarin karsilastigi önemli sorunlardan biridir. Yapilan bir
arastirmaya göre bugün Amerikalilarin %40i açik veya gizli utangaçtir. siz de
utangaç misiniz? Utangaçligin nelere sebep oldugunu biliyor musunuz?
Utangaçligin rahatlikla üstesinden gelebilirsiniz. Unutmayin utangaçlar toplumda
hep en geride bulunurlar. Konustuklarinda sesleri çok yavas çikar, anlamakta
güçlük çekersiniz. Topluluk karsisina çiktiklarinda yüzleri kizarir, çok
heyecanlanirlar.
Bu hastaligi yenmek için ne mi yapacaksiniz? Önce yapmak istemeye hazir olup
olmadiginizi sorun. Bu sorunu halletmek istiyor musunuz? O halde dikkat edin:
Hep önde oturacaksiniz. Hep öne çikacaksiniz. Toplantilarda kürsünün önünden
geçmeye çalisacaksiniz. Konustugunuz insanlarin gözlerine bakip
gülümseyeceksiniz. Hizli yürüyeceksiniz. Bunlar zor mu? Hayir hiç de degil.
bunlari çok kolay yapabilirsiniz. Yeter ki yapmak isteyin. Çevrenizde bir yigin
firsat var bu is için.
--Paragraflari Seçme: Bazi paragraflar bilgiye hazirlama niteligi tasiyabilir.
Veya size hiç lazim olmayacak bilgileri veriyor olabilir. Bu tür paragraflari
hizla tarayip geçeceksiniz. Asagida bos ve dolu paragraf örnekleri
gösterilmistir:
IKI DÜGÜN VE ÜÇ ÖLÜM
P-1) Hizli Geçiniz--Geçtigimiz hafta sonu bir kardesimizin dügününe istirak
etmek, mutlu günlerini paylasmak üzere Kayserideydik. Çaliskan
kaymakamlarimizdan biri, Istanbuldan gelen mühendis arkadaslar ve misafiri
oldugumuz Mustafa kardesimizin,Yahya hocamizin nurani makamlarinda hasret
giderdik.
p-2) Dikkat- Sevgili Peygamberimizin (asm) “Kisinin sahip olduklarinin en
degerlisi Allahi zikreden bir dil, Ona sükreden bir kalp ve iman dogrultusunda
yasamasina yardimci olacak bir estir.” buyurdugunu bilirsiniz. Geleneksel temiz
ve onurlu aile hayatinin tahrip edilmeye ve genç neslin kahredici aliskanliklara
çekilmeye çalisildigi kiyamet böylesine temiz insanlarla birlikte olmak hepimizi
sevindirir.
p-3) Hizli Geçiniz- Güzel bir diyardi Kayseri. Daha önce Kayseriye helikopterle
inmek zorunda kalmistik. Zenginler diyari olmus bu sehir. Belediye baskanlarinin
basarilari da hayranlik verici. Ve Erciyesin buz gibi suyu. Karadenizin
yaylalarini yasadik bu sehrin daglarinda ama yesillik bakimindan karadenizle
kiyaslanamaz.
P4-) Biraz Dikkat- Ve nihayet mutlu bir gündü o gün. Oysa çok geçmeden Erciyes
daginin eteklerine dogru yaklasirken ikindi vakti Hisarcikta bir ölüm salasini
dinledik. Kamyonun Hasan vefat etmisti. Bu vefata bir baska vefat haberi daha
eklendi. Bir kaç gün önce Belediye baskaninin dört yasindaki küçücük kiz çocugu
basit bir su kanalinda takilarak bogulmustu. Bu çocugun halinin verdigi
izdirapla Agri-Diyadinde teröristlerce katledilen bir ailenin trajedisini
hatirladik. 6 yasindaki küçük Canan yikilan duvarin arasinda sikismis; bütün
vücudu elbiseleriyle beraber kemik dokuya kadar yanmisti. Otopsi raporunu
gözyasiyla okudum. Bir yanda mutluluklar; öteki yanda da mutluluklar...Ama bizim
yanimizda kalan hüzün.. M. Bozdag
--Bilgileri Seçme: Bu tür seçmeli okumalarda belli bir bilgiyi ariyorsunuz.
Okumadan önce ne aradiginizi bilmesiniz. Bu durumda aradiginiz konuya iliskin
bilginin geçtigi noktalarda yavaslayarak odaklanacaksiniz.
• Aranan Konu: Tembelligin ne tür zararlari oldugu:
Hemen herkes tembelligin kötü oldugunu bilir ve kimse tembel olmayi kabullenmek
istemez. Ama acaba kaç kisi gerçekten tembel olup olmadigini arastirmistir?
Tembellik ya zihinsel, ya bedensel ya da her ikisi birden yasanir. Insanlarin
büyük bir kismi zihinlerini, önemli bir kismi bedenlerini ve yine çok önemli bir
kismi hem bedenlerini hem de zihinlerini çalistirmazlar.
Dinlenmek kastiyla uzun uzun oturmak, televizyon seyretmek, müzik dinlemek,
dedikodu yapmak kontrolsüz hayal kurmak gibi islerle mesgul olan insan bunlari
yaptigi anda tembellik tuzagina düsmüstür.
Oysa hayat duraksamadan devam eden “hareketlilik ve aktiflik” prensibi üzerine
kuruludur. Atomlardan galaksilere kadar;mikroplardan balinalara kadar fitrata
itaat eden bütün mahlukat amansiz bir hareketlilik furyasinda çirpinir.
Anahtar ibare=Bakiniz tembel ve duragan insanlarin baslarina neler
açiliyor:(Aradiginiz bilgi burada:) Bedensel tembellik içerisinde olan insanin
vücudunda toksik birikimler olusur. Kosusturmayan insanin vücudundan zehirli
maddeler atilamaz. Dokular yag baglamaya ve kilitlenmeye baslar. Hücrelere
oksijen ve besin dagilimi iyi yapilamayinca vücut hizla yaslanmaya baslar. Bunu
fiziki güç kaybi, kas zayifligi, yorgunluk takip eder. Bedensel tembelligin
derecesine göre kireçlenme, zaman içerisinde felç ve daha bir yigin hastalik
bedene hücum eder. M. Bozdag
--Sicim okuma--
Bu yaziyi okuyan bir çok insan bu satirlarin sahibi gibi acilarla büyümüstür.
Bir çok gayretli arkadasimi tanirim. Gayret ederler, didinirler, yirtinirlar.
Kader onlari hangi sebeplerden dolayi her gün yeni bir basariya kosturuyor
dersiniz?
Bunu çok düsündüm. Bana ihsan edilen nimet ikiye katlandiginda ya da
elimdekileri kaybediverdigimde düsündüm. Gerçekte biz sadece kendi
çalismalarimizla mi kazaniyor ve kendi çalismalarimizla mi kaybediyoruz? Oysa
kazanmak ugrunda çirpinan nice insanin elleri bostur. Istediklerine kavusturulan
nice insanin elleri de istemedikleri halde bosaltilir. Neden?..
Peygamberimiz(asm) cevap veriyor bu soruya: “Nimete tesekkür nimetin gitmesine
karsi bir garantidir.”
Iyilik yaptiginiz bir insanin nankörlügü ve ihanetiyle karsilasirsaniz o insani
bir daha iyilik yapilmaya layik görür müsünüz? Hele de her iyiliginiz karsisinda
nankörlükle cevaplandirilirsaniz... Nankör insan iyiligin degerini idrak
edemeyen, ayaklar altinda sürünmeye layik insandir.
--Paragraf Okuma--
Kim elindeki nimetin elinde birakilmasini istiyorsa ihsan edene sükretmesini
bilmelidir.
Biz Yaraticimizin ne kadar engin ihsanlarina mazhar oluyoruz. Dünyalar dolusu
servetle degismedigimiz vücut organlarimizin Rabbimizin hediyesi oldugunu çok az
düsünüyoruz; hatta bilmiyoruz bile... Bu azalarin tatmini için dünyaya serpilen
sonu gelmez güzelliklerin ihsan oldugunu en gipta edilen pek çok büyük insan
bile günde bir kaç defacik hatirliyor. Zihinlerimiz dünyeviligin acimasiz isgali
altinda inliyor.
Saniyeleri kusatan nimetler karsisinda insan bu kadar nankörken, Yaraticinin ne
büyük rahmeti ve sevgisi vardir ki ihsanini hala araliksiz devam ettiriyor.
Aldigi her nefesten dolayi, havayi ve akcigeri Yaratana sükretmeyenin
akcigerleri sökülüp atilmiyor. Çogu zaman hak ettigi halde kör bir tarla
faresine dönüstürülmüyor nankörlük eden.
--Kelebek Okuma--
Umumi nimetler Yaraticinin vaadidir. Oysa vakti geldiginde santim santim hesabi
sorulmayacak hiçbir nimet yoktur.
Bir de hususi nimetleri düsünelim. Sevimli bir es ve güzel çocuklara
kavusturulanlar... Zenginlik ve serefle donatilanlar... Nice nankör insanlarin
ellerinden bunlar parça parça edilerek alinmistir.
Peygamberimizin(asm) buyurdugu gibi “Nimete tesekkür etmek nimetin gitmesine
karsi bir garantidir.” Bile bile kaybetmek böylesi bir nankörlügün sonucudur.
Güzel konusabilmesine sükretmeyenin bir gün dili tutulabilir. Zekasina tesekkür
ile karsilik vermeyenin bir gün beyni dumura ugratilabilir. Güzel yaratilisina
sükredebilenin güzelligi de her gün arttirilir.
Çok sükür ki sükredebilme kabiliyeti olan varliklar olarak yaratildik.