Okuma sürecinin tanima asamasini kavrama takip eder. Kavrama asamasinda beyin
sembollere baglanan anlamlari, imajlari tarar ve bulur. Asagida bu süreç
gösterilmistir:
görülen kelime görülen=hafizadaki, kelime hafizadaki, kelime=imaj
Ayi Ayi Resim
Görme Çerçevesi Tanima Çerçevesi Kavrama Çerçevesi
Görüldügü gibi sembollere bagladigimiz anlami veya anlamlari tasiyan imajlari
yakaladigimiz anda kavriyoruz. Eger sembollerin tasidigi görüntüleri
çagiramazsak kavrama gerçeklesemez. Kavrama en basit düzeyde bir resim, ileri
düzeyde ise filmdir. Resimleri filme dönüstüremedigimizde tam kavrama
gerçeklesemez. Örnegin “Ben+ okula+ gidiyorum.” cümlesinde “okul”, “ben” ve
“gitmek eylemi” ayri birer resimdirler. Bunlari filme dönüstürebildigimiz an,
“okula gitmekte olan benin” yaptigi isin film halinde zihnimizde canlandigi
andir. Kavrama yeteneginin gelisiminde iki boyutu dikkate alacagiz: Daha dogru
kavrama, daha hizli kavrama. Bu bölümde yapacagimiz çalismalari asagida
özetleyelim:
Daha Dogru Kavrayabilmek Için:
• Okumadan önce inceleme yapacagiz
Okumadan önce sorgulama yapacagiz
Karisik kelimelerden anlam çikartacagiz
Isim-tarih-rakam-yer bilgilerine özel dikkat gösterecegiz
Farkli yazi formatlarina özel dikkat gösterecegiz
Elestirerek, mantik bozukluklarini arayarak okuyacagiz
Yakalayamadigimiz anlamlari tahmin edecegiz
Metinde yer alan yön kelimelerine özel dikkat gösterecegiz
Okumadan önce okuma amacimizi belirleyecegiz
Zihnimizi yazilarin fikir planlari- yazi iskeleti konusunda egitecegiz
Grafiklere-tablolara özel dikkat gösterecegiz
Daha Hizli Kavrayabilmek Için:
• Kelime dagarcigimizi gelistirecegiz
Imaj çagirabilme yetenegimizi gelistirecegiz
Çok okuyacagiz
Beynimizi hizlandiran süper saglik kurallarina uyacagiz
A. Daha Dogru Kavrama
Tanimi: Daha dogru kavrama verilen mesajda geçen dogru resmin veya filmin aslina
daha yakin olarak zihinde canlandirilmasidir. Aldigimiz tüm mesajlari her zaman
yüzde yüz dogru kavramamiz yani verilen mesaji aynen algilamamiz kesinlikle
mümkün degildir. Her zaman verilen mesajla bizim algilamalarimiz arasinda bazi
farkliliklar olusmaktadir. Bizim yapmamiz gereken bu farklilasmalari, sapmalari
asgariye indirmektir. Kavrama yanilgisi özellikle mecazlarin kullanildigi
anlatimlarda olusur. Olayi tam ve somut ifadelerle anlatan metinlerde kavrama
hatasi asgariye iner. Asagidaki örneklerde verilen mesajlarla, gerçeklesen
kavramalari karsilastiralim. Bu örnekler dogru kavramanin anlamini daha iyi
açacaktir:
Söz: “Simdi o tilkiyi hatirliyorum.”
Kavranan: O hayvanat bahçesindeki tilkiyi hatirliyor. Ormanda giderken bir tilki
görmüstü; o tilkiyi hatirliyor. Ben kitap okurken bir tilki resmi görmüstüm,
tipki onun gibi bir hayvani hatirliyor. Tilki gibi kurnaz bir adam vardi; galiba
öyle bir adami kast ediyor.
Söz: “Uçarak buraya gelin” dedi.
Kavranan: Bizim kus gibi uçmamizi istedi. Bizim uçaga binip uçakla gitmemizi
istedi. Bizim kosa kosa gitmemizi istedi. Galiba orada acil bir durum var hemen
oraya gitmemiz gerekiyor.
Hatali Kavramanin Nedeni: Yukarida görüldügü gibi kavrama biçimleri kisilerin
zihinlerinde olusan çagrisimlara göre çok fazla farklilasabiliyor. Önemli olan,
kisilerin kullandiklari kelimelerin anlam çerçevelerinin dogru bilinmesi ve bu
çerçevelerin kaçirilmadan saglikli sekilde birlestirilmesidir. Kavrama bu
yönüyle bir resim bulmacanin parçalarini birlestirmeye benzemektedir. Kavrama
dogrulugunun bozulmasinin nedeni bazi mesajlarin kaçirilmasi veya alinan
mesajlarin zihin tarafindan dogru yerlerine yerlestirilememesidir. Bu yönüyle
hatali kavramanin bir çok nedeni vardir. Dikkat kopmasi, çagrisimin getirdigi
bazi kelimelerin kattigi renkler, bakis açisi, neyin arandigi, neyin kisinin
deger yargilari arasinda önemli veya önemsiz oldugu gibi bir çok faktör vardir.
Bunlar devreye girerler ve orijinal mesajin kimligini degisik renklere boyarlar.
Okuma sirasinda pek çok bilgi gözümüzden kaçar. Bir ayrintiyi kaçirdigimizda o
ayrintiyla iliskili bir baska bilgiyi eksik kavramis oluruz. dolaysiyla
aldigimiz bilgi düzeyini en yüksek düzeye çikarmak zorundayiz. Dikkat: Ne kadar
yavas ve ayrintili okursaniz okuyun dikkatinizi araliksiz olarak
koruyamadiginizdan bilginin önemli bir kismini kaçirmaya mahkumsunuz. Okuma
hizinin artmasi kavrama dogrulugunu olumlu etkiler. Bununla birlikte okuma
sirasinda daha fazla ayrintiyi yakalayabilmek için bazi egzersizleri yapmak
zorundayiz. Ayrica okuma esnasinda bazi tutum ve düsünme biçimlerini aliskanlik
haline getirmemiz gerekir. Asagida verilen bir dizi çalisma kavrama dogrulugunu
azami düzeye çikartmakta bize yardimci olmayi amaçlamistir. Yapacagimiz
çalismalar sunlardir:
Çözümü:
1.Okumadan Önce Inceleme Çalismasi Yapin
Etkili okuma 5 asamadan olusur. Bunlarin ikisi etkin kavrama için okuma öncesi
ve ikisi de etkin belleme için okuma sonrasidir. Bu kural bir bütün olarak söyle
ifade edilir: Ingilizce kelimeleriyle; Survey, Question, Read, Remember, Repeat;
Türkçe kelimeleriyle; Incele, Sorgula, Oku, Hatirla, Tekrarla...
Inceleme asamasi soru sorabilmeye temel olabilecek tespitlere ulasmamizi saglar.
Kitap okuyacaksiniz: yazarini, kitabin adini, yayinevini, yayin yilini
inceliyorsunuz. Ardindan içindekiler, önsöz, son söz bölümlerini okuyorsunuz. Bu
arada varsa kitabin her bölümünün sonundaki özetleri okuyorsunuz; tüm sayfalari
çevirerek her bölümde yazilanlarin genel görünümünü inceliyorsunuz. 300 sayfalik
normal ebatlarda bir kitap için gerekli asgari inceleme süresi 30 dakika
olabilmelidir. Hatta Ingiliz yazar Rowntree bu konuda daha da ileri giderek bir
saatte okunacak kitabin 30 dakika incelenmesi gerektigini ileri sürmektedir.
Asagidaki çalismalari yapalim:
a) Su anda elinizde olan kitabi inceleyin: Kitabin adini, yayincisini, konusunu,
bölümlerini, bölüm alt basliklarini, bölüm özetlerini, sayfalarda koyu yazilip
dikkatinizi çekmeye çalisan cümleleri okuyun. Kitabin her bölümünü ayri ayri
zihninizde canlandirin. Hangi bölüm kaç sayfa? Kitap bir bütün olarak
içindekiler bölümü açisindan zihninizde nasil görünüyor? Kitabi bir bütün olarak
zihninizde görünceye kadar bu çalismayi yapin.
b)Inceleme çalismasini seminerde size verilen test metinlerini okumadan önce bu
metinler üzerinde uygulayin. Metnin basligini okuyun. Varsa alt basliklarini,
koyu yazilmis kelime veya cümleleri okuyun. Yazi kaç sahife, paragraflar nasil
ayrilmis? Yazinin içindekileri henüz tam olarak anlamasaniz da yazinin genel bir
görünümü zihninizde olustu mu?
c)Benzer çalismalari kendi kitaplarinizda, gazete okumalarinizda okuyun.
Unutmayin, her zaman önce basliklar, vurgulanan cümleler, varsa özetler okunmali
ve yazinin tamami görülmelidir. Seminer sunucunuz getireceginiz kitaplarda bu
çalismayi yaparken size yardimci olacaktir.
2. Okumadan Önce Sorgulama Çalismasi Yapin
Incelerken edineceginiz bilgilere dayali olarak devamli sorular soracaksiniz.
Surasi kesindir; cevap bulmamizi garanti eden sir soru sormus olmamizdir.
Okumadan önce ne kadar çok soru sorabilirseniz, okuduktan sonra o kadar çok
cevap alirsiniz. Sorulariniz ne kadar anlamli, önemli ve derinse, cevaplar da o
kadar anlamli, önemli ve derin olacaktir. Sürekli sormak suretiyle sorabilme
yetenegimizi gelistirebiliriz.
Herhangi bir kitap okuyacaksiniz: Yazarini taniyor musunuz? Yazar, konusu
hakkinda ne kadar güvenilir olabilir? Yayinevi ne tür eserler yayinliyor,
ciddiyet derecesi nedir? Yayin tarihine göre bilgiler ne derece taze olabilir?
Kitabin konusu nedir? Olay hangi açidan sinirlandirilmaktadir ve anlatilmaktadir?
Anlatilan konuda neler biliyorsunuz? Bildiklerinizi ne zaman nasil ögrendiniz?
Bildiklerinizle kitabin konusu arasinda nasil iliski kurabilirsiniz? Kitabin
bölümleri arasindaki bag ne derece mantikli ve bu baglar ne derece kitabin adina
baglanabiliyor? Kitabin hangi bölümü ne isinize yarayacak? Hangi bölümde
muhtemelen ne anlatilmaktadir?
Bunlara benzer yüzlerce soru sorabilmelisiniz. Bu asamanin en önemli yani
sistemli çalismanin kapisini açmasidir. Unutmayalim: Dimmet, “Sistemli düsünmeyi
alisanlik haline getirmedikçe tahsilin hiç bir kiymeti yoktur” der. Sistemli
düsünmek sistemli çalismakla mümkündür. Bu çerçevede birinci bölümde vurgulanan
çalismalari yeniden yapin.
Bu defa incelerken ögrendiklerinizi soruya dönüstürün. Örnegin kitabin adi:
Hizli ve Etkin Okuma. Incelerken bunu gördünüz. Simdi soruyorsunuz: “Hizli okuma
nedir? Nasil hizli okunur? Ne kadar hizli okuyabiliriz? Hepimiz hizli okuyabilir
miyiz? Hizli okursak bu, derslerimizi nasil etkiler? Hizli okumanin zekaya
etkisi var midir? Zeka düzeyi okuma hizini etkiler mi? Hizli okuma gözlerle mi
yapilir? Hizli okuyabilmek için beynimizi egitmemiz gerekecek mi? Bu nasil
olacak? Etkin okuma nedir? Hizli okumadan farki nedir? Etkin okursak daha iyi
kavrayabilir miyiz? Bu kitapta anlatilanlara güvenebilir miyiz? Hizli okuma ve
etkin okuma bir arada olabilir mi? Kitabin hangi bölümleri hizli okumayi, hangi
bölümleri etkin okumayi anlatiyor? Bu iki bölüm ayri ayri mi, yoksa bir bütün
içerisinde mi anlatiliyor?” Gördügünüz gibi “hizli, etkin” kelimelerinden yola
çikarak bir çok soru sorduk. Bu sorulari katlayabilirsiniz. Eger bu sorulari
sorarak okuyorsaniz kavrama düzeyiniz inanilmaz sekilde artar. Çünkü tam okurken
beyniniz bu sorulara otomatik olarak cevap aramaktadir. Cevabi buldugunda ise
hemen beyninizde bir isik çakmaktadir. Okuyarak daha çok ögrenebilmenin en
kestirme yolu, diger tüm teknikler bir yana burada verdigimiz incemele sorgulama
çalismalarinin okumadan önce mutlaka yapilmasidir.
3. Karisik Kelimelerden Anlam Çikarin
Beynimiz anlamlara ulasmak için kelimeleri belli bir siraya koymak zorundadir.
Bu siralama isleminde tecrübesiz olan bir beyin kavramak için daha fazla süreye
ihtiyaç duyacak ve muhtemelen siralamayi eksik yapacaktir. Karisik sirada
aldigimiz kelimeleri kullanarak beynimizi bu konuda egitebiliriz. Karisik sirada
alinan kelimelere anlam verebilen ve dogruya yakin anlam çikarabilen bir beyin,
kelimeleri düzgün sirada aldiginda anlami çok daha dogru çikaracak ve kavrama
hizlanmis olacaktir. Bu çerçevede asagidaki alistirmalari yapalim. Her bir
örnegi çabucak tamamlamaya çalisin.
a)Dörtten az kelime kullanalim:
• a)isledi, kizartici, yüz, suç b)odur, ne, insan, düsünüyorsa
c)arttirir, durmak, hikmeti, aç d)kalkanlarin, dünya, erken, malidir
e)kalbi, güler, neselendirir, yüz f)kalbi, güler, neselendirir, yüz
g)sahibini, öfke, çökertir, önce h)biz de, döner, döneriz, dünya
i)ilim, biriktirmektir, ögrenmek, isik i)kalbe,kalpten, konusur, sevgi
b)Dörtten fazla kelime kullanalim:
• a) insani, degil, yoklugudur, çoklugu, yillarin, ihtiyarlatan, ideal
b)öldürür, yillar, burusturur, ruhu, fakat, cildi, idealsizlik
c)çalisirlar, ve, basarili, içinde, insanlar, bulunduklari, o, yasar, zamani,
zamanda
d)olamaz, insan, bir, önceden, hiç, planlamasini, bir, zaman, yapmayan, önde
e)inanmislardir, tüm, tarihteki, yaptiklarina, adamlar, büyük
f)için, demektir, varsa, besleniyor, gelecek, hedefimiz, planlarimiz
g)kendi, durdugu, insanin, düsünceleridir, üreten, davranislarini, zihninde,
tasiyip
h)durur, stres, akisimizi, bloke,düsünce, eder, zihnimiz
i)çekinir,ve, asiri, basindan, insan, olan, akli, yemek, uyumaktan
i)her, yardimci, hastaliklar, gelisimine, zaman, olurlar, ruhumuzun
c)Kelime alternatifleri arasindan seçim yapalim:
• a)Okuma........... bir göz...... ..... beyin ........
1.hem de 2.etkinligi 3.etkinligidir 4.asinaligi 5.hem
b)..........insan ........ ............ insandir.
1.küçük 2.hedefsiz 3.basarili 4.hedefi 5.belirli
c).......... bir dahi ............. ................. çalisin.
1.biz de 2.siz de 3.ne var ki 4.yeter ki 5.olabilirsiniz
d)Insanlar .......... seyde çok ............. .............. sihhat ve
................
1.bir 2.aldaniyorlar 3.iki 4.bu 5.bunlar 6.bos vakittir 7.yararli vakittir
e)Nereye ......... bilen ......... yol vermek ...... dünya ........ çekilir.
1.bir yana 2.önüne 3.için 4.yoluyla 5.kisiye 6.kisiligi 7.gidecegini 8.gelecegini
f)Allahin ....eserlerine ........., yeryüzünü .........., ............. sonra
diriltiyor.
1.gazap 2.sasiniz ki 3.bakiniz ki 4.nasil 5. rahmet 6. yeserdikten 7.öldükten
g)Insan ..... ..... kalacaktir. Sermayesi çok ..... Öyleyse onu .....
kullanmalidir. Yoksa ....heba .......
1.ahirette 2.bu dünyada 3.çok uzun 4.çok az 5.boldur 6.sinirlidir 7.rasgele
8.dikkatli
9.mallari 10.ömrü 11.olur 12.çürür
h).......... insanlar ...... büyük görürler. Burunlari bir karis ..... yasarlar.
.. onlari ....
1.bütün 2.bazi 3.digerlerini 4.kendilerini 5.yerde 6.havada 7.bu durum
8.küçültür
i)Hizli ..... yetenegine .... insan, hayatini .... yasar, .... mesguliyetlerle
zamanini .... etmez.
1.karamsar 2.heba 3.önemli 4.gereksiz 5.bombos 6.dolu7.okuma 8.yürüme9.sahip
olan
i)Çalismayi ..haline .. insanlar ne ..insanlardir. Oysa ...insanlar kendilerine
...ediyorlar.
1.aliskanlik 2.disiplin 3. olusturan 4. getiren 5.gülünç 6.çaliskan 7.tembel
8.büyük 9.yazik
d)Asagidaki metinde kelimelerin yerleri karistirilmistir. Normal hizinizda
okuyun ve normal hizinizda kavramaya çalisin:
• “çogu Erdogan Özdemir asti sonunda sikintilari dünyevi. çocugu Güzel bir,
hayati tertemiz aile ve mutlu bir vardi. önüne Dünyevi açilmisti refah. olarak
ögretim baslamak Bir üniversitede görevlisi çalismaya üzereydi. iki aylik
gittigi üzere Askerligini yapmak Burdura beri alamamistim süreden kendisinden
bir haber. askerligini tezkere Sonunda kisa dönem bitirerek aldi. Ailesine
sevincini dünya kavusmanin tattigi o tezkeresinin günde hayatinin bilemezdi
kendisine verilecegini. Hangimiz günümüzde en sevinçli ebedi saadet mekanlarina
baslayacagini yolculugumuzun bilebiliriz?” M.Bozdag
Okuma bitti,simdi geriye dönmeden su sorulara cevap verin: Yazida adi geçen
kimdi? Dünyevi sikintilari devam ediyor mu? Üniversitede çalismaya basladi mi?
Bu üniversitenin adi belli mi? Burdura niye gitti? Askerligini uzun dönem mi
yapti? Ailesine kavustu mu? Yasiyor mu?
e)Asagidaki metinde kelimelerin yerleri tersine çevrilmistir. Zihninizden onlari
normal konumlarina tasiyin ve anlayin:
• “yolcudur bir Insan. sefer-i imtihandir uzun bir geçer sirattan hasirden
berzahtan kabirden, dünyadan, rahm-i maderden, alem-i ervahtan, Yolculuk ise.”
etmelidir telakki asker muvazzaf gidecek bir çabuk dünyadan kendisini Insan.
götürebildi bir sey dünyaya ait kim insanlardan veren dünyaya kalbini bütün
ugrunda etmek. Elde
kuranlardanim hayalini refahin dünyevi ve ailenin bir mutlu zenginligin Ben de,.
gelmez aci ona ayrilmasi bizden Onun. doluyuz hüznüyle ayriligin bir
boguldugumuz hasretiyle biz Ama. çirpiniyordu altinda ayaklarimin hayallerim
fani bütün çirpindigim ugrunda bendim ve ölen duydugumda Haberini.
dostlari en candan Onun. müydünüz düsünmüs hiç bir sonu için böyle Siz onun?
düsündünüz mü için Kendiniz? düsünmemistim Ben. ahiret degeriyle ve bütün dünya
degersizligiyle bütün Iste yüzünde bakmayan aleme ebedi.
Okuma bitti. Simdi su sorulara cevap verelim: Yolcu olan kimdir? Yolculuk
nerelerden geçer? Dünyadan bir sey götüren kimdi? yazar sevinçli mi? Yazar böyle
ölmeyi dünündü mü? Dünya degerli mi? Imtihan yeri neresi?
4. Isim-Tarih-Yer-Rakam Odakli Okuyun
Tüm metinlerin en önemli noktalari “kim, nerede, ne zaman, ne kadar” sorularinin
cevaplaridir. Bu sorularin cevaplarini vermeyen bilginin neredeyse hiç bir
degeri yoktur, eksik ve dolaysiyla yanlis bilgidir. En etkin kavrama bu sorulari
maksimum düzeyde cevaplandiran kavramadir. Esasen metindeki diger ayrintilarin
çogu ve zaman harcayarak okudugunuz pek çok cümle derhal unutulup gidecektir. Su
iki cümleye bakin: “Maliye Bakani vergilerin artacagini söyledi” “Maliye Bakani
Abdüllatif Sener 1.1.1996 tarihinden itibaren Tekel ürünlerinden alinan bütün
vergilerin %1 artacagini söyledi”. Yukaridaki metinde kavrama yogunlugu
açisindan odaklandiginiz kelimeler, hafizanizda kalacak olan bilginin yapisini
da belirleyecektir. Eger ikinci cümlede, olayin 1996 yilbasindan itibaren
gerçeklesecegi kavranmamissa, sözün bir asir önce gerçeklesebilmesi muhtemel
hale gelir. Eger %1 rakami kavranmamissa, birileri veya siz bu rakamin % 50
olabilecegini düsünebilirsiniz. Vergi artisinin Tekel ürünlerine mahsus oldugu
kavranmamissa, tüm ürünler bu kapsama dahil edilebilir. Görüldügü üzere bos
birakilan kisimlarin tamamlanmasi için binlerce anlam alternatifleri
olusturulabilmektedir ki bu durumda aslinda kavranan bilginin hiç bir kiymeti
kalmamaktadir. Bu nedenle metinlerde bilhassa isim, tarih, rakam ve olay yeri
bilgilerine özellikle dikkat etmeli ve bu yolla kavrama dogrulugu düzeyimizi
arttirmaliyiz.
a)Asagidaki metinde dikkat edilecek bilgiler gösterilmistir. Bu çerçevede
okuyunuz:
• Yil 1986, bir kis mevsiminde arkadasim Yasar Okuyan ve Ibrahim Avsar ile
birlikte Kastamonuya dogru yola çiktik. Ilgaz daglarina dogru yaklastigimizda
kisin siddetli sogugunda bembeyaz kesilmis tepelerde beyaz çarsaflara bürünmüs
dev çam agaçlariyla karsilastik. Sögütlü Köyü yakinlarindan geçerken bir trafik
kazasina rast geldik. Saat yanilmiyorsam 22.00 civariydi. Aksamin karanliginda
olanlar yeterince net olarak seçilemiyordu. Görebildigim kadariyla bir taksi
yokus asagi giderken kamyonun arkasina çarpmis ve altina girmisti. Taksiden
feryatlar yükseliyordu. Iki kisinin taksinin arka kapilarini açip çikmaya
çalistigini gördüm. Taksinin ön tarafi kamyonun altinda iyice ezilmisti. Bu olay
bana bizdeki trafik kazalarinin yogunlugunu hatirlatti. Her gün Türkiyenin
yollarinda ortalama 15 kisi ölüyor. Bir bu kadar da yaralaniyor. Bu dehsetli bir
vahset. Uzatmayalim elimizden gelen yardimi yaptik. Sükür ki bu sefer ölen
yoktu. Sadece yaralananlar vardi. Taksideki adi Salih gedik olan soför ile
yaninda oturan esi Nermin Gedik kirilan camlarin yüzlerini parçalamasi nedeniyle
yaralanmislardi.
Sorular: Olayin konusu nedir? Olay hangi yil gerçeklesti? Nerede gerçeklesti?
Hangi mevsimdi? Ölen var miydi? Hangi köyün yakinlarinda? Ölümler nerede oluyor?
Kaç kisi hangi zaman periyodunda ölüyor? Kaç kisi yaralandi? Adlari nedir? Kaç
kisi yolculuga çikmisti? Adlari belli mi? Hangi araçlar çarpisti?
b)Normal okumalarinizda isim, tarih, olay yeri ve rakam bilgilerinin altini
çiziniz. Bir süre devam edeceginiz bu çalisma bu tür bilgilere özel önem
vermenizi alt suurunuza ögretecektir. Asagidaki metinde isim, tarih, rakam, olay
yeri bilgilerinin altini çiziniz:
• “HAKKI DEDE
ANKARA (Zaman)- Milli Egitim Bakanligi, Bilgisayar Deneme Okullarinin
Yayginlastirilmasi Projesi ile Uzaktan ve Bilgisayar Ortamli Egitim Projesi adi
altinda 2 ayri proje baslatti. 2 milyar 475 milyon 688 bin dolara mal olacak
birinci projenin 240 milyon 128 bin dolarini Türk Hükümeti karsilarken 2 milyar
235 milyon 560 bin dolari dis kaynakli kredi olarak temin edilecek.
Bilgisayar Ortamli Egitim Projesi ise 4 milyar 247 milyon 687 bin dolari Türk
Hükümeti katkisi, 2 milyar 738 milyon 680 bin dolari dis kaynakli kredi olmak
üzere 6 milyar 986 milyon 376 bin dolara mal olacak. Iki proje toplam 8 milyar
681 milyon 936 bin dolara mal olacak. Projelerle yakindan ilgilenen yerli ve
yabanci sirketler hazirladiklari teklif paketlerini hükümet ve Milli Egitim
Bakanliginin ilgili birimlerine sunmaya basladilar. Kullanilacak dis kaynakli
krediler dolayisiyla uluslararasi ihalelere açik olacak projelerle Microsoft,
Apple, Intel gibi dünya çapindaki bilgisayar devlerinin de ilgilendigi ileri
sürülüyor. Söz konusu projeler ile okul öncesi, ilkögretim ve ortaögretim
kurumlarinda bilgisayarli egitime geçilmesi ve her ögrenciye bir bilgisayar
kazandirilmasi planlaniyor. Ancak bilgisayar teknolojisinin hizla degistigini
dile getiren uzmanlar, devlet eliyle gerçeklestirilerek toplu bilgisayar
alimlarinin ülkeyi bilgisayar çöplügü haline getirecegine dikkat çekiyorlar.
NOT: ayni çalismayi gazete veya kitap okumalarinizda kendinizi tatmin edici
düzeye gelinceye kadar yapin.
5. Farkli Yazi Formatlarina Dikkat Edin
Benzer olanlar arasinda farkli olan fark edilebildiginden daha etkin kavranmakta
ve bellenmektedir. Bu durum da kavrama dogrulugu düzeyini etkilemektedir.
Yazarlar çogu zaman okuyucularina yardimci olmak için metinlerinde özel ve
farkli formatlar kullanirlar. Eger normal bir metinde koyu, italik, alti çizili
veya “tirnak içinde” yazilmis kelimeler görülüyorsa bunlarin özellikle
hazirlanmis oldugunun bilincinde olunmalidir. Okuma esnasinda tam o kelimelere
özel bir ilgi gösterilmeli, en önemli anlam vurgulari o kelimelerde aranmalidir.
Asagidaki metinde böyle bir çalisma yapilmistir.
a)Dikkat etmemiz beklenen kelime veya ibarelere özel ilgi göstererek okuyalim:
• Bu insanlari anlamak çok güç. “Amerikada” yapilan bir arastirmayla insanlarin
dikkatini çeken konularin tespiti amaçlandi. Arastirma sonucunda insanlarin
kesin dikkatini çeken hususlar söyle tespit edildi: Siddet, zenginlik, saglik,
söhret ve cinsellik. Bu bes unsurun her birinin yer aldigi bir “film”
ürettiginizde gise rekorlari kirabilirsiniz. Bu yüzden filmlerde cinsellik,
cinayet, saglik sorunlari, zenginlik hep bir arada islenmektedir.
“1994” yilinda bir “film” seyretmistim. Adi Holywood Kaplanlari idi. Filmi
seyrettirmek için bütün cezbedici unsurlar kullanilmisti. Acaba bu cazibenin
insanlara bir faydasi var mi? Hayir. Ingiliz Arnold Benethin “Günün 24 Saatini
Yasamak” adli kitabi okuyunca bunu daha iyi anladim. Hayal ülkesine dalip
kendimizi aldatmaktan baska bir ise yaramiyor yaptigimiz. Tembel insanlari hayat
tatmin etmiyor ve sinema ekranlarina yansitilan hayalle kendilerini tatmin
etmeye çalisiyorlar. Sonuçta tatminsizlik artiyor. Sonuçta kaçinilmaz olarak bir
bunalim kusagi doguyor. Emin olun televizyon olmasa bir çok insan günlük
bunalimlari arasinda bogulacaktir. 100 yil önce televizyon mu vardi? Televizyon
bütün hayati kusatiyor ama suç ve intihar da her geçen gün katlanarak artiyor.
b)Kitap veya gazete okumalarinizda zihninizin özellikle dikkat etmesini
istediginiz bu tür metinleri tarayiniz. Özel ve farkli formatli kelimelerin
altlarini çiziniz.
4. Elestirin, Mantik Bozukluklarini Bulun
Aktif zihin metin içerigini daha yogun ve dogru kavramaktadir. Zihin
aktivitesini arttiran en önemli faktörlerden biri elestirebilme ve mantiksal
iliskileri yakalayabilme yetenegidir. Okuma bir imajinasyon sürecidir.
Okuyucunun zihninde bir dizi film olusur. Eger kisi roman okur gibi kendini
kaybeder ve okudugu metnin olusturdugu hayali filmi takip etmekle yetinirse
pasif imajinasyon yapmis olur. Pasif imajinasyon, televizyon seyretmeye benzer
sekilde zihnin yeteneklerini köreltmektedir. Okuma sirasinda okudugumuz metne
iliskin elestirel ve mantiksal degerlendirmeler kavrama düzeyinin arttirilmasi
için son derece önemlidir. Bu çerçevede asagidaki metni okuyunuz ve mantik
hatalarini, çeliskileri tespit ediniz:
• “Çok sayida konu üzerinde kisitli bir zaman sürecinde karar almakla yükümlü
olan örgütler için zamanin etkin kullanimi önemli degildir. Ancak yasama
meclislerinde zamanin kullaniminin farkli boyutlari vardir. Bir yandan
gündemlerindeki binlerce isi belli bir dönemde bitirmek zorundadirlar, deger
yandan bu isleri tartismalari sart degildir. Çünkü milli ve milletlerarasi
politikalarin olusumu parti içinde ve partiler arasinda, toplumum ilgili ve
etkilenen guruplari arasinda, bilim adamlari ve teknik uzmanlar arasinda bir
dizi tartisma ve görüs alisverisi gerektirdigi için bol zaman bulunabilir. Ancak
yasama sürecinde gereginden fazla zaman harcanmasina yol açan bazi isler söz
konusudur. Rutin olarak yapilan ve daha az zamanda yapilmasi halinde yasamanin
zaman kullanimi açisindan çiktisini etkilemeyen oylama ve yoklama islemleri bu
çerçevede dikkate alinmalidir. Türkiye Büyük Millet Meclisinde çesitli oylama ve
yoklama sekilleri söz konusu olmustur. Içtüzüge göre Türkiye Büyük Millet
Meclisinde isaretle oylama, açik oylama ve gizli oylama olmak üzere üç tip
oylama yapilmaktadir. açik oylama üyelerin el kaldirmalari veya tereddüt halinde
ayaga kalkilarak sayilma suretinde;, gizli oylama üzerinde üyelerin ad, soyad ve
seçim çevrelerinin yazili oldugu oy pusulalarini kutuya atmalari; elektronik
oylama mekanizmasinin çalistirilmasi veya üyelerin adlari okunarak kabul, ret
veya çekimser seklinde oylarini yüksek sesle söylemeleri ve böylece oylarin
Divan Üyelerince kaydedilmesi yollarindan biriyle, Isaretle oylama ise üzerinde
hiçbir isaret bulunmayan yuvarlaklarin kürsüden kutuya atilmasi suretiyle
yapilmaktadir.”
Benzer bir çalismayi asagidaki metin üzerinde yapiniz: Bu defa “sayi, isim ve
olay yeri” bilgilerine özellikle dikkat ediniz.
• 23.12.1987 tarihinde Orta Dogu Teknik Üniversitesinde teneffüs esnasinda Salih
Benekli ile insanoglunun kapasite zenginligi üzerinde sohbet ediyorduk. Söz,
insanin fizyolojik bedeninin çalisma düzeninden, beyin kapasitesine, inanin
ruhsal kimligine kadar bir çok konu arasinda dolasti. Hafiza, telepati, durugörü,
hipnoz, meditasyon, dikkat, analiz, deha gibi bir çok kavrami tartistik.
Konusma esnasinda saat 24.00 siralarinda Felsefe Bölümü ögrencisi Yasar Yilmaz
da bize katildi. Anthony Robbinsin Sinirsiz Güç kitabindan, Jack Ansign
Addingtonin “Yüzde 100 Düsünce Gücü” kitabina kadar bir çok kitabi birlikte
elestirdik.
Sohbetle, ilginç gerçekleri hatirladik beraberce. Insanlarin beyin
kapasitelerinin kullanimina iliskin tespitler her dönem degisiyordu. 1960larda
kapasitenin % 30unun, 1980 lerde %20sinin ve 1990larda % !0unun kullanildigi
saniliyordu. Beyin son bir kaç yilda çok daha dogru tanimlandi. Kafatasimizin
içinde 15 milyar nöron varmis ve biz gerçekte potansiyelimizin sadece binde
birini kullaniyormusuz.
Ayrica insanlarin %80inin dikkat yetenegi zayifmis. Bu kadar çogunluk her
duyduguna ölçüp biçmeden inanabiliyormus. Bu yüzden asilsiz iftiralar mutlaka
etkili oluyormus. Yine bu yüzden insanlar birbirlerini çok iyi anliyorlarmis.
Kütüphanedeki konusmamiz çok uzamisti. Yasar ile Salih çalismaya devam etti. Ben
saat 00.36da ayrildim.
Kemal Karanin günlügünden...
1.Okudugunuz yazida tespit ettiginiz mantik hatalarini yaziniz.
2.Yazida geçen sayisal bilgileri(tarih ve sayilar) yaziniz.
3.Yazida geçen isimleri yaziniz.
4.Yazida geçen olaylari, (olay tasviri ve konular fikirleri) yaziniz.
5. Yakalayamadiginiz Anlamlari Tahmin Edin
a)Asagidaki metinde bosluklari tahmin ederek doldurunuz.
• Tembelligin ne ol............... ve insanlarin basina nasil çoraplar
ör................. düsündünüz mü? Bu s............ çok mu çocukça?
Hemen her..... tembelligin kötü ol..................... bilir ve kimse
t................ olmayi kabullenmek .........mez. Ama acaba kaç ...........
gerçekten tembel olup olmadigini a.......tirmistir?
Tembellik ya zihinsel, ya bedensel ya da her ikisi b............. yasanir.
Insanlarin büyük bir kismi z.............ini, önemli bir kismi b.............
ini ve yine çok önemli bir kismi hem b................. hem de
z..................... çalistirmazlar.
Dinlenmek kastiyla uzun uzun otu............, televizyon ..................k,
müzik d................, dedikodu y..............k kontrolsüz hayal
k.............. gibi islerle mesgul olan insan bunlari y........... anda
tembellik tuzagina d................ür.
Oysa hayat duraksamadan d........... eden “hareketlilik ve aktiflik” prensibi
üzerine kuruludur. Atomlardan galaksilere kadar; mikroplardan balinalara
k........... yaratilisa itaat eden bütün varliklar amansiz bir
har..............lik. furyasinda çirpinir.
Bakiniz tembel ve duragan i..................... baslarina neler açiliyor:
Bedensel t......................... içerisinde olan i..................
vücudunda toksik birikimler olusur. Kosusturmayan insanin
v......................... zehirli maddeler atilamaz. Dokular yag
b................... ve kilitlenmeye baslar. Hücrelere oksijen ve besin dagilimi
iyi yap............ca vü......... hizla yas................. baslar. Bunu fiziki
güç kaybi, kas zayifligi, yorgunluk t.................. eder. Bedensel
.................gin derecesine göre kireçlenme, zaman içerisinde felç ve daha
bir yigin h................... bedene hücum eder.
Zi.......... t...............k aktif düs................, zihni kontrolsüz
olarak harici ve dahili telkinlerin tesirine birakma durumudur.
............insel t............. alisan kisi bey.......... sinirsel
baglantilarini aktif bir sekilde kul............... için zeka ...........ler.
Bu egzersizi normal metinler üzerinde uygulayin: Birer kelime atlayarak okuyun
ve kavrama düzeyinizi kontrol edin. Kelime atlayarak okurken beyninizin ne
anladigini sürekli sorgulayin. Bu çalismayi biraz tekrar ettikten sonra bu defa
cümleleri atlayin. Bir cümleyi okuyun digerini geçip gelen cümleyi okuyun. Ne
kavradiginizi sorgulayin.
b)Asagidaki cümleleri uygun kelimelerle tamamlayiniz.
• -Bizi çagiriyorsunuz. Ama üzgünüz yarin ............... -Ben ......... sabah
saat 5.00te.....
-Onlara çok kiziyorum. Sonunda ........ kavga ...... -Bosuna ..... Onlar
......... ikna...
-Ben asla TV ........... Çünkü .............. köreltiyor. -Basim ......... ilaç
......?
-Bana kalirsa oraya asla ...................... -Emrediyorum. ...... kitabi
........!
-Beni dinleseydin bu olaylar ................. -Ohh! Bugün hava .............
c)Asagidaki cümleleri okuyarak degerlendiriniz ve olayin ayrintisini tahmin
ediniz.
• -Kafam karisti, bu yemek sanki bozuk.
-Ariyorum, bulamadim. Girerken ayakkabilarimi buraya birakmistim.
-Çabuk gaz maskesi alin. Pencerelerinizi kapatin. Bodrumu hazir tutun.
-Çarpistilar. Yardima gidiyorum. Sen hemen ambulans çagir.
-Allahin biliyorsun, topraklarimiz çatladi. Bu bahar, bu yaz. Allahim
• -Izgara hazir mi oglum. Kömürleri dumanlandirdin mi?
6. Yön Kelimelerine Özel Dikkat Gösterin
• -asagi yukari/yaklasik/ortalama/hemen hemen: kendisinden sonra gelecek olan
ölçünün, büyüklügün veya fikrin kesin olmayan, yakin bir degerde oldugunu ifade
eder.
-bilakis/tam tersine/aksine/oysa/halbuki: bu kelimelerden sonra daha önce
geçenin aksine bir fikrin gelecegini gösterir.
-hususan/özellikle/bilhassa/hassaten: bir çok faktör arasinda en fazla öneme
sahip olan bir faktörün bu kelimeden sonra gelecegini belirtir.
-yani/baska degisle/diger ifadeyle/demek istiyoruz ki: biraz önce ileri sürülen
fikrin yeniden tekrar açilarak ifade edilecegini gösterir.
-sonuçta/böylece/bu yolla/dolaysiyla/öyleyse/binaenaleyh/bundan ötürü/bunun
için: önce ifade eliden olaylar veya nedenlerin bir sonucu veya sonuçlari bu
kelimeden sonra gelecektir.
-ama/ragmen/karsin/fakat/ancak/yalniz/lakin: önceki fikrin tam ziddi bir fikir
bu kelimelerden sonra gelecektir.
-kesinlikle/katiyen/asla/mutlaka/muhakkak ki: emin olunan dogrulugu veya
yanlisligi süphesiz olan bir fikir bu kelimelerden sonra gelecektir.
-sonuç olarak/kisacasi/özetle:buraya kadar anlatilan fikirlerin ve bilgilerin
bir hülasasi burada anlatilacaktir.
-mesela/örnegin:ileri sürülen bir fikir delillendirilmek veya mantik tarafindan
anlasilmasini saglamak amaciyla örneklendirilecektir.
-her ne kadar/yine de/olsa da:kendinden önce gelen bir fikrin dogrulugu
biliniyor olsa da en az onun kadar veya onun dogruluguna ragmen bir baska dogru
ileri sürülecektir.
7. Amaçli Okuyun
Okumanizin bir amaci varsa kavrama düzeyiniz en üste çikacaktir. Kafasindaki bir
sorunun cevabini arayan okuyucu amaçli okuyan okuyucudur. Buna göre asagidaki
alistirmalari yapalim: Verilen metni, üstündeki sorunun cevabini bulmak amaciyla
okuyalim ve altta belirtilen yere cevabi yazalim:
• Soru: Kim faksla banka dolandirdi?
Metin: (Zaman 17.2.1998) Hayali araç plakalari üzerine düzenledigi hasar tespit
belgeleri ve ödeme emirlerini bankaya fakslayan Ahmet Kalyoncu, 3 ayri tarihte
muhtelif rakamlarda parayi kendi hesabina aktardi. Kalyoncu, bir dosya kagidina
ödeme emrini yazdiktan sonra Gunes Sigortaya ait logo ve genel müdürün
imzalarini yapistirdi. Kalyoncu, böylece faksin genel müdürlükten gönderilmis
gibi anlasilmasini sagladi. Faksin kayitli numarasini da Günes Sigortanin genel
müdürlük numarasi ile degistiren Kalyoncu, çevirdigi dümenin anlasilmamasini
sagladi.
Cevap: Ahmet Kalyoncu
Soru: Uçak kazasi nerede oldu, kaç kisi öldü?
Metin: (Zaman 17.2.1998) Endonezyanin tatil beldesi Baliden kalkarak Tayvanin
baskenti Taipeiye gitmekte olan Çin Hava Yollarina ait, yolcu ve mürettebatla
birlikte 197 kisinin bulundugu Airbus 300 tipi uçak, uluslararasi Can-Kay-Sek
Havalimanina iniste piste çakilarak alev aldi. Görgü taniklari, uçagin,
çakilmadan önce de en az üç apartmana çarptigini belirtiyorlar. Uçagin çarptigi
binalardan da bir çok yarali insanin hastaneye kaldirildigi dile getirildi.
Kazaya, sisli havanin sebep oldugu kaydediliyor.
Cevap: Can-Kay-Sek hava alani, 197 kisi
8. Önce Ana Fikirleri Bulun
Önce ana fikri bulursaniz, diger tüm fikirler ona baglanacak ve böylece daha
fazla bilginin bilincinize çikmasi saglanmis olacaktir. Ana fikirlerin aranacagi
yerler, metnin büyüklügüne göre degisir. Kitabin bütününün ana fikrinin yani
sira her bölümünün ve her paragrafinin ana fikri vardir. Kitabin bütününün ana
fikri adinda ve giris bölümünde saklidir. Her bölümün ana fikri de bölüm
basliklarinda veya bölüm girislerinde yer alir.
Paragraflara gelince, yazarlar ana fikirlerini paragraflarin ya basinda, ya
ortasinda ya da sonunda yerlestirirler. Bazi yazarlar da ana fikrin cümleler
arasinda gizlenmesini uygun görürler ve okuyucularin bunlari bulmalarini
beklerler. Bu nedenle yazarlari önceden tanimamiz ve anlatim sitilleri hakkinda
bilgi sahibi olmamiz isimizi kolaylastiracaktir. Simdi asagidaki çalismalari
yapalim:
a)Asagidaki kitap veya bölüm adlarinin nasil bir ana fikir tasidigini
belirtiniz:
• Kitap Adi: Büyük Düsünmenin Büyüsü, Yazan Dr. David J. Schwartz
Ana fikir: Büyük düsünme insanin büyük basarilara ulasmasinin yoludur.
Kitap Adi:Içindeki Devi Uyandir, yazan Anthony Robbins
Ana fikir:
Bölüm Adi: “Kendi Mazeret Hastaligini Tedavi Et”
Ana fikir:
Bölüm Adi: Tutumlariniz sizden yana olsun
Ana fikir:
b)Asagidaki paragrafta ana fikir koyu yazilmistir. Önce ana fikri sonra diger
fikirleri okuyup kavrama farkinizi gözlemleyiniz.
• Bilim ile, bilgi seklinde ifade edilebilecek “ilim” arasindaki ayirimi ortaya
koymamiz gerekir. Ilim (bilgi-knowledge), bilimi (science) içeriyor olmakla
birlikte bilim ilmi kapsamaz. Kaynaklari ilahi ve nakli de olabilen ilim
sinirliliklari reddettigi halde bilim ve bilime dayali ilim (bilgi) ancak belli
kaliplar çerçevesinde alinmis olmak zorundadir. Bilim bir düzenliligin
ifadesidir ve ifade edildiginde bu düzenlilik insanlar tarafindan rahatlikla
kavranilabilir. Ilim de bir düzenliligin veya mutlak gerçekligin ifadesi
olabilir ama bilimin kapsamini astigi noktadan sonra kavranilmalari güçlesir ve
inancin konusu olur. Bilimin kavrayis ve ifade kapsaminin önemli felsefi
akimlardan biri olan pozitivizm ile iyice sinirlandirildigini görüyoruz.
Pozitivizmi(olguculuk) literatüre ilk getiren Fransiz Aguste Comtetur. Comteun
pozitivizminde “Dogrudan deneyle saglanamayan bilgi metafizik veya teolojiktir.
Duyularla alinamayacak hiçbir sey bilgi ve tecrübe konusu yapilamaz. Varlik
aleminde psikolojiye yer yoktur ve psikoloji biyolojiyle açiklanir.” Comte göz,
kulak, burun, dil ve ten disinda bir yolla algilandigi ileri sürülen hiç bir
gerçeklik olmadigini ileri sürer ve ilmin (bilginin) sadece duyularla
algilanabilen ve deneylenebilen olgular disinda hiç bir seye
dayandirilamayacagini savunur. Bu kapsam disinda var olan ilim Comtea göre ya
metafizik ya da teolojiktir. Bu gerçekleri tam olarak görmemizi engelleyen
yaklasim günümüze kadar çesitli degisimlere ugramis olsa da kökenlerini hala
korumakta ve bilim son zamanlardaki çatirdamalarla birlikte pozitivizmin
kaliplariyla sinirli kalmaya devam etmektedir. Görüldügü üzere, bilim bilimsel
arastirmalara dayali olarak üretilen elle tutulabilir, gözle görülebilir veya
denenebilir bilgiyi kapsadigi halde “bilgi,” kaynagi ne olursa olsun her türlü
bilgiyi kapsar.
c)Asagidaki paragraflarin ana fikirlerini söyleyin:
• P-1: Basarmak istiyorsunuz. Gerçekten istiyor musunuz? Yani istediginiz zaman
heyecan duyuyor musunuz? Eger heyecan duyuyorsaniz gerçekten istiyorsunuz
demektir. O zaman emin olun sonunda basaracaksiniz: Ana fikri: Eger insan bir
isi basarmayi heyecan duyacak derecede isterse basarir.
P-2: Kardeniz bölgesini gördünüz mü? Her taraf yemyesil. Bir gidip görün.
Heyecan duyacaksiniz. O güzellikleri kesfettiginize pisman olmayacaksiniz. Ana
fikri:
P-3: Yine bir cinayet. Yine bir intihar. Yine bir kaza. Bunlar neden gündemden
hiç düsmüyor. Duygularimizi nasil etkilediklerine bakin. Psikopat olduk. Hayata
bu yüzden hep karamsar bakmaya basladik. Sonunda bunlar hayatimiza yansimaya
basladi. Enerjimiz tükeniyor. Ana fikri:
9. Zihninizi Fikir Planlari Konusunda Egitin
Plansiz yazilarda fikirler karmasik bir yapida verildiginden sistemli
kavranmalari zordur. Ancak ilmi ve fikri metinler, ders kitaplari ve basarili
yazarlarin bilgi kazandirma amaci tasiyan yazilari genellikle sistemlidir.
Zihnimizi sistemleri kavrama konusunda egitmemiz gerekmektedir. Bir metin “ana
fikir-yardimci fikirler, deliller ve örnekler”den olusan bir plan izler. Tüm
bilgileri kavrayabilmek ve onlari yerli yerlerine koyabilmek gelismis bir fikir
plani çözümleyebilme yetenegi gerektirir. Asagidaki örnege bakalim:
• Insanlari inka etmeye çalisirken dikkat etmeniz gereken bazi kurallar vardir.
Bunun için size iki temel yol öneriyoruz: Öncelikle dinleyenlerin gururlarini
rencide etmemeniz gerekir. Bu yolda tavsiyelerimizi özetlemek istiyoruz:
Öncelikle dinleyenleri asla elestirmemelisiniz. Aksi taktirde karsinizdaki
kisinin hatasini açiga çikarir elestirirseniz “ego”su yaralanir. Böylelikle o
kisinin sizden nefret etmesine ve ya sizi dinlemekten vazgeçmesine veya kendi
fikrini destekleyecek deliller aramasina yol açarsiniz. Ikinci olarak
gerektiginde kendi hatalarinizi hemen kabul etmelisiniz. Insanlar kendi
eksiklerini görmeye isteksizdirler. Siz kendi eksiklerinizi görürseniz onlarda
kendileri hakkinda bu istegi olusturursunuz. Hatalarinizi reddederseniz
muhataplariniz da kendilerininkileri reddederler. Dahasi sizin reddiniz egonuzu
korudugunuz anlamina gelir. Üçüncü bir nokta tartismadan kaçinmaktir. Insanlarla
“evet-hayir” kilitlenmesine girdiginizde tartismaya baslarsiniz. Isin içine
duygu girer ve herkes serefini kurtarmak için dogrulugunu ispat için çirpinir.
Tam bu anda ya tartismayi sürdürmeyerek konusmayi kesin ya da uygulanabilirse
çözüm tutumunu kullanin. Çünkü eger amaç karsidaki insani kazanmaksa tartisma
kesinlikle her iki taraf için de maglubiyetle sonuçlanir.” Son bir noktayi daha
vurgulayalim: Sizi dinleyenlere asla “hayir” dedirtmeyin. Yanlis bir fikir,
degerlendirme veya bilgi ileri sunularak size bir teklif yapildiginda asla
dogrudan “hayir” cevabini vermeyin. Eger kisi baskalarinin düsüncesini size
aktariyorsa “hayir” diyebilirsiniz. Ama eger baskalarindan alintilasa da
kendisinin de kuvvetle benimsedigi bir yaklasim ise hemen hayir demeyin.
Ikne ediciliginizi etkileyen ikinci nokta görünüsünüzün etkileyici olmasidir.
Insanlar sizi ilk gördükleri izlenimleri her zaman sizinle birlikte hatirlarlar.
Ilk verdiginiz izlenim tüm hayatiniz boyunca sizi tanimlamaya devam eder.
Görünüsünüz insanlarin en az % 80i için sizin ne kadar dinlenilmeye deger veya
güvenilir oldugunuzun göstergesidir. Bu çerçevede öncelikle enerjik
görünmelisiniz. Yorgun görünen insanlar yavas, tutuk ve donuk konusurlar.
Heyecan eksikligi nedeniyle inandiriciliklari zayiftir. Görünüsleri sanki
inanmadiklarini söylediklerini düsündürmektedir. Ikinci olarak temiz
giyinmelisiniz. Insanin dis görünüsü iç görünüsünün aynasi olarak algilanir. Iç
görünüsün en önemli yansimasi yüz hatlari ve vücudun genel durusu olsa da
izleyici ilk anda en az bunlar kadar kisinin giyimine ve temizligine dikkat
eder. Düzgün tiras, bembeyaz parlayan disler temizligin ve asilligin ilk
isaretlerindendir. Buna paralel olarak düzgün ütülenmis yani görünümlü takim
elbise, boyali saglam ayakkabi, sira disi olmayan renkler önemli giyinme
faktörüdür. M. Bozdag- Toplum Önünde Güzel ve Etkili Konusma Seminerinden
notlar.
Plan:Konu: Ikna Edicilik.
1. Gururlari rencide etmemek
• -asla elestirmeyin
-hatalarinizi hemen kabul edin
-tartismaktan kaçinin
-asla “hayir” dedirtmeyin 2.Etkileyici görünüs
• --enerjik görünün
--temiz giyinin
10.Grafiklere-Tablolara Dikkat Edin
Metinlerde grafiklerin, tablolarin çok önemli bir rolü vardir. Bunlar a)
Sayfalar dolusu bilgiyi küçük bir alana sikistirmislardir. b)Bu tablolardan
bilgiler arasindaki iliskiyi, bilginin bütünlügünü çikarmak çok daha kolaydir.
c) Bu tablolar beynimizin hem sag hem de sol lobunu birlikte kullanmamizi ve
böylece zihin etkinligimizi bir kaç kat arttirmis olarak ögrenmemizi saglarlar.
Okudugumuz metinde yazarin bizim için grafikler, tablolar, sekiller, resimler,
çizimler hazirlamasi büyük bir firsattir. Emek gerektiren bu tür bölümlerde
duraklayarak üzerlerinde çalismamiz ve anlam çikarmamis gerekmektedir. Ilgili
sekilleri buraya koymadik.
b) Daha Hizli Kavrama
Tanimi: Bilindigi gibi kavrama masajin tasidigi imajin zihinde canlanmasi
olayidir. Film veya resmin canlanmasinin gecikmesi, kavramanin gecikmesi
anlamina gelmektedir. Herhangi bir kelimenin anlami zihinden çagrilmaktadir.
Çagirdiginiz kelimeyi biliyorsunuz, tanidik bir kelime oldugundan eminsiniz ama
hangi anlama geldiginin bulunmasi için en az 1-2 saniye beklemektesiniz. Bazen
yabanci dilde kelimelerin anlamlarini hatirlamaya çalisirken bu gecikmenin iyice
arttigini fark ederiz. Hatta arkadaslarimizin isimlerini hatirlarken bile ayni
durum söz konusu olabilmektedir. Kavrama hizinda yavaslik olanlar yavas okurken
bunu fark edemeyebilirler ama hizlarini arttirdiklarinda kavrama yavasligi
kendini belli edecektir. Yani anlam, alinan mesajdan bir kaç saniye sonra
gelecektir.
Nedeni: Kavramanin aslinda bir diger tanimi da hatirlamadir. Çünkü kavrayan kisi
ancak zihninde yerlesik olan önceki mesajlari hatirlayarak, onlarla yaptigi
karsilastirma sonucunda kavramaktadir. Önceki mesajlarla karsilastirmak da
öncekileri hatirlamayi gerektirmektedir. Kavrama hizinin yavaslamasinin temel
nedeni zihnin çalisma hizinin olumsuz etkilenmesi ve yavas çalismasidir.
Kitabinizin son bölümünde genel hafizanizi nasil arttiracaginiz anlatilmistir.
Tüm genel hafiza teknikleri ayni zamanda kavrama hizinizin ön önemli çözümünü
olustururlar. Kavrama hizi tamamen beynin çalisma hiziyla ilgili bir konudur.
Beyni egiterek bu sorunu asacagiz. Ancak Süper Saglik bölümünde anlatilan
engellerimiz varsa her zaman bu problem varligini sürdürecektir. Dikkat edin:
Uykulu oldugunuz zaman, karniniz fazla tok oldugu zaman, temiz oksijen
soluyamadiginiz zaman, caniniz sikildigi zaman beyniniz iyi çalisiyor mu? Hayir.
Bu yüzden seminerlerimizde bazen çok iyi bir performans sergilersiniz. Bazen
beyninizin yavas çalistigini hissedersiniz. Kitabinizin diger bölümlerinde
anlatilan faktörleri burada özetleyelim:
1.Yerlesik Imaj Zayifligi: Kavrama esnasinda beynimiz sembolleri degil,
sembollere bagli imajlari taramaktadir. Bu imajlar zihnimizde mevcut degilse
bunlari kavrayamayiz. Eger bunlar zayif yerlesmisse o taktirde onlarin bulunmasi
daha fazla zaman gerektirecektir. Örnegin:
“kedi” kelimesini hemen taniyacaksiniz. “Van kedisi”, “Ankara kedisi”
denildiginde kavramaniz biraz daha gecikecektir. Ya “Kuala Lumpur kedisi”
denildiginde... Simdi su hayvan isimlerine bakiniz: Hepsini ayni hizda
kavrayabilecek misiniz? “baykus, bildircin, agaçkakan, kirlangiç, bukalemun,
yesil sebek, agustos sinegi, yengeç, kalamar, mürekkep baligi...” Dikkat edin az
gördügünüz isimlerin resimlerini veya filmlerini canlandirmaniz zaman almakta ve
güçlesmektedir. Su iki cümlenin hangisinin daha kolay filme dönüstügünü sorun:
“yüz tane kedi adamin yüzünü tirmaliyordu.” “Bin tane minnacik alfit,
ayaklariyla adamin yüzünü tirmaliyordu.” Çogunuzun cevabi ilk cümle olacaktir.
Çünkü kedilerin ve tirnaklarinin resimleri zihninizde daha yogun mevcuttur.
2.Beyni Hiza Alistirmama: Beyin hizli kullanilabilecek halde iken onu hizli
kullanmazsak yavas çalisma aliskanligini korur. Gevsek yasayanlarin beyinleri de
gevsek çalisacaktir. Dolaysiyla hizli düsünme, hizli sonuçlara ulasma
yeteneklerinin ardinda bu tür çalismalari çok yapmak yatar. Tipki tanima
yeteneginde oldugu gibi kavrama yeteneginde de beynin hizli çalistirilmasi
gerekmektedir.
3.Beyin Hizini Kösteklemek: Tipki tanima yeteneginde oldugu gibi kavrama
hizimizi da yavaslatan bir kisim tutum sorunlarimiz vardir. Bunlar zihin
sagligimizi tahrip ederler ve zihnimiz yavas çalisir. Her türlü stres,
uykusuzluk, fazla yemek(dolu mide), oksijeni eksik ortamda yasamak veya
diyaframatik soluma yapamamak, çok durgun ve hareketsiz yasamak gibi tutumlar
kesin olarak beynimizin çalisma hizini köstekler. Bu konuda kitabinizin “Süper
Saglik” bölümünde size anlatilanlari büyük bir içtenlikle dikkate almali ve
hayatinizin akisini, büyük bir gelecek için, yeniden planlamalisiniz.
4.Zayif Bilgi Düzeyi: Bu düzeyin bir boyutu kelime dagarcigidir. Ne kadar çok
kelimeyi ne kadar sik gördüyseniz o kadar hizli kavrarsiniz. Bilgi ve kültürel
birikim düzeyinin zayifligi kavrama hizini ve daha da önemlisi kavrama düzeyini
kaçinilmaz olarak olumsuz etkileyecektir. Bu çerçevede kelime dagarciginin
zengin olmasi anlamlara hizli ulasmayi saglar. Farkli yazarlari okumus olan
kisilerin zihinlerinde farkli ibare biçimleri yerlesmistir. Eger kisinin bilgi
düzeyi zenginse yeni bilgileri karsilastirabilecegi çok bilgi materyaline
sahiptir. Bu durumda hafizasinda daha çok materyale ulasilabileceginden, daha
çok anlama daha hizli ulasmak mümkün olacaktir.
Çözümü:
1.Kelime dagarciginizi gelistirin
Kelime dagarciginizi eksik tutarsaniz okudugunuz metinlerde bilmediginiz
kelimelerin sayisi fazla olacaktir. Bu durum kavramanizi ve tabii ki okumanizi
yavaslatacaktir. Bilmediginiz kelimeyi -eger bilmediginiz karakterlerle örnegin
Çince veya Bangladesçe yazilmamissa- taniyabilirsiniz ama anlamini iyi
bilmiyorsaniz kavrayamazsiniz. Türkçe metinleri okuyorsaniz bir Türkçe
sözlügünüz olacak ve sözlük üzerinde çalisacaksiniz. Asagida bazi kelimeler
verilmistir. Bu kelimelerden bilmediginiz kelime sayisi 10un üzerinde ise
mutlaka bir sözlük alin ve çalisin:
numune/mamafih/karsit/örtük/yazin/bulgu/nüsha/nasih/münekkit/inkisam/katl/gam/göçük/
kispet/salgi/toksik/olgu/püskül/nübüvvet/fenomen/fani/sov/sav/sal/tutucu/liberal/muhafazakar/
kebir/yaygi/bent/bend/fikra/firka/nazir/nazar/nazire/nüzul/jeneratör/gen/jenerasyon/echel/
ukela/ukul/efkar/afak/infak/nifak/nar/hayy/salim/IMF/BM/AT/onursal/tazmin/zemin/somun/
sulh/selahiyet/simya/yargiç/jüri/jel/imame/buyruk/buruk/yalak/kelek/konuslanmak/çapak/palyatif/
pervaz/seyrelti/sanri/semiz/zinde/zahir/zinnur/inzar/tenzil/münezzeh/mazhar/mezhep
2.Kelime-Imaj-Çagrisim sisteminizi Gelistirin
Zihninizi gelistirmek için kelimelerle imajlar arasinda güçlü bir imaj
eslestirmesi yetenegine sahip olmamiz gerekir. Çünkü kelimelerin tasidigi imaj
zenginligini üretebilme yetenegimiz kavrama yetenegimizin ta kendisidir.
Kelimeler üzerinde yapacagimiz çalismalari cümlelere kaydiracagiz.
a) Asagidaki kelime örneklerine çalisin
• Ayi: hayvanat bahçesinde, kitap sayfasinda, Baris Mançonun sarkisinda, sokakta
burnunun ucuna zincir takilip oynatilan ayi, beyaz ayi, kutup ayisi, kis
uykusuna yatan ayi, “ayi” filmindeki sefkatli ayi, bagiran ayilar...
Kelebek: Büyük, küçük kanatli kelebekler; üzerinde göz isareti olan, olmayan,
yuvarlak kanatli, sivri kanatli, yesil, kirmizi, sari kelebekler, bahar
bahçesinde, otlar üzerinde renk renk çiçekler üzerinde kelebekler. elinizde
tuttugunuz, pencerenizden giren kelebekler. arabalarin camlarina, evlerin
duvarina yapistirilan plastik süs kelebekleri, Malezyalilarin dondurarak plastik
içerisine yerlestirdikleri ve acimasizca maskot yaptiklari hakiki kelebekler...
Dünya:........siz üretin
Karincalar: ......siz üretin
Agaçlar:...... siz üretin
b)Benzeri çalismayi metin üzerinde yapin. Simdi verecegim metinde geçen
cümleleri degil, kelimeleri okuyun. Her kelimede durup olusturdugu imaji veya
imajlari zihninizden geçirin. Ardindan cümlenin bütününe bakarak imajlarin nasil
birlestigini görün: “Bunu çok düsündüm.” cümlesini birlikte çözümleyelim:
“Bunu”: Bu nedir? Sanki elimde bir sey var. Bir nesne, bir fikir tutuyorum. “Bu”
diye isaret ettigim bulanik bir varlik mevcut. Eger önceki cümleler üzerinde
çalistiysaniz “bunun ne oldugunu, burada hangi filmin kastedildigini
göreceksiniz. “Çok”: Çokluk miktar belirtir. Tonlarca, yillarca, saatlerce,
bikmadan... Yapilan isin cinsine göre çoklugun cinsi de degisir. “Düsündüm:” Ben
düsünüyorum. Oturmus, ellerimi alnima koymusum, kafamda fikirler dolasiyor.
Burada, evde, yürürken, otururken, yemek yerken; ama çok düsündüm. Simdi tek tek
yaptigimiz su: Bu canlandirmalari bir araya getiriyoruz ve film tamamlaniyor.
Her yerde devamli bir meseleyi düsünen adamin görüntüsü bu. Simdi siz diger tüm
cümleler üzerinde çalisin.
• “Bu yaziyi okuyan bir çok insan bu satirlarin sahibi gibi, acilarla
büyümüstür. Bir çok gayretli arkadasimi tanirim. Gayret ederler, didinirler,
yirtinirlar. Kader onlari hangi sebeplerden dolayi her gün yeni bir basariya
kosturuyor dersiniz?
Bunu çok düsündüm. Bana ihsan edilen nimet ikiye katlandiginda, ya da
elimdekileri kayip ediverdigimde düsündüm. Gerçekte biz sadece kendi
çalismalarimizla mi kazaniyor ve kendi çalismalarimizla mi kaybediyoruz? Oysa
kazanmak ugrunda çirpinan nice insanin elleri bostur. Istediklerine kavusturulan
nice insanin elleri de çogu zaman istemedikleri halde bosaltilir. Neden?..
Peygamberimiz(asm) cevap veriyor bu soruya: “Nimete, ihsana sükretmek nimetin
gitmesi ve elden alinmasi karsisinda bir garantidir.”
Düsünün; iyilik yaptiginiz bir insanin nankörlügü ve ihanetiyle karsilasirsaniz
o insani bir daha iyilik yapilmaya layik görür müsünüz? Hele de her iyiliginiz
karsisinda nankörlükle cevaplandirilirsaniz... Size tesekkür edilmezse... Nankör
insan iyiligin degerini idrak edemeyen, ayaklar altinda sürünmeye layik
insandir. O zaman Yaraticiya her firsatta içtenlikle sükretmeyi ihmal eden
insanlar neden sikayet ediyorlar?
c) Asagida verilen kelimelerin zihninizdeki ilk görüntülerini hizla fark edin.
Ardindan ayni kelimeyle ilgili beyninizde yer alan diger görüntüleri ve filmleri
yakalamaya çalisin.
• Nesne: kedi, kus, kadi, kimyon, biber, barbunya, patates, boncuk, kemik,
kirpik, çilek,
Eylem: Patinaj, tirmanma, dövüsme, sallanma, sakalasma, aglama, yalvarma,
devrilme
Soyut: Güzel, sevimli, öfkeli, aci verici, kahraman, fedakar, zalim, medeni,
hakim
d) Yukaridaki çalismanin özüne paralel olarak sözlük okumasi yapin: Türkçe
sözlügünüzü kullanacaksiniz. Adan Zye tek tek kelimeleri okurken her kelimenin
üzerinde durarak zihninizde hangi imaji olusturdugunu sorun. her kelime için
hemen bir imaj bulun ve böylece tüm kelimeleri tamamlayarak zihninizden mutlaka
imaj üretin.
Hizli Okuma&Etkili Ögrenme
Belleme Çerçevesi
Tanimi: Belleme okuma esnasinda edinilen bilginin istenildiginde çagrilabilecek
sekilde hafizaya yerlestirilmesi sürecidir. Genel Hafiza konusu son bölümde daha
ayrintili olarak ele alinacaktir.
Bu güne kadar yüzlerce kitap okudugumuzu biliyoruz. Eger bu kitaplarin
içeriklerini hafizamizda tutabilseydik simdi profesyonel bilgi uzmanlari
olurduk. Oysa belki de yüzlerce kitap okuduk ve metinleri okurken kavramistik,
ögrendigimizi sanmistik. Hala kitap okumaya devam ediyoruz. Ama kitap okuduktan
48 saat sonra hafizamizi yokladigimizda kitaptan aldigimiz bilginin en az %
80inin kayboldugunu görüyoruz. Neden?
Nedeni: Bu sorunun temel nedeni belleme yetenegimizi, bellemenin çalisma
kurallarina uygun olarak kullanmiyor olmamizdir. Zihnimizde herhangi bir
hastaligin tedavisine ugrasmayacagiz. Veya zihnimizi degistirmeyecegiz. Sadece
temel bir kisim hafiza kurallarini kullanacagiz. Hafiza sisteminin
gelistirilmesi ayri bir sorundur. Her insan sahip oldugundan çok daha güçlü bir
hafiza gelistirebilir. Biz burada bellemeden bahsederken mevcut hafiza
yetenegimizi etkin kullanmaktan söz etmis oluyoruz.
Yapilan arastirmalar bazi sartlar altinda bilginin hafizaya daha kolay ve daha
dogru olarak yerlesebildigini göstermektedir. Unutmayalim. Her bilgi hafizamizda
kaydedilmektedir. Sorun bu bilgileri çagirabilecek sekilde kaydetmemektir.
Belleme genel hayat akisimizi çok fazla etkiler. Kavrama tekniklerini
uyguladigimizda belleyebilme düzeyimiz artacaktir. Ancak kavra asamasinda
yapilmayan bazi çalismalar vardir ki bunlarin belleme asamasinda yapilmalari
sürencin tamamlanmasini saglar. Asagida gelecek olan alistirmalar bu konuda bize
yardimci olacaktir.
Çözümü:
1. Hatirlama Çalismasi Yapin
Etkin okumanin 5 asamasini daha önce belirttik: Inceleme, sorgulama, okuma,
hatirlama, tekrarlama. Son iki çalisma belleme asamasinda yapilacaktir. Önce
hatirlamayi ele alalim:
Eger bilgiyi edindikten sonra kendi ifadelerimizle zihnimizden canlandirmazsak o
bilgiyi hiçbir zaman kullanmamiz mümkün olmaz. Kullandigimiz tüm bilgiler
edindikten sonra mutlaka en az bir defa hatirladigimiz ve içimizden ifade
ettigimiz bilgilerdir. Bunlar arasinda en çok hatirladiklarimiz en çok
kullanabilecegimiz bilgilerdir. Bir diger deyisle hatirladigimiz her bilgi
dokundugumuz, gördügümüz, konustugumuz bilgidir. Bilgiyi bir defa sahiplendik mi
tüm hayat boyunca bizim olmasi için kapi açilmis olur.
Hatirlama çalismasi okuma esnasinda her sayfanin veya her bölümün sonunda
yapilabilir; okuma devam ederken yapilabilir. Hatirlamanin nerede yapilmasi
gerektigi okunan metnin içerik agirligina göre degisebilir. Çok agir metinlerde
her paragrafin sonunda biraz duraklayip hatirlama yapilmalidir. Profesyonel
okuyucular, duraklama sayisini azaltarak bu isi okuma esnasinda da yapabilme
yetenegini gelistirebilir. Hatirlamada iki önemli kavram: Isaret taslari ve
hatirlama duraklaridir. Okuma esnasinda önemli fikir tasiyan cümlenin en önemli
kelimesine bir isaret koymalisiniz. Bu tür kelimeler isaret taslaridir. Ardindan
çok agir metinlerde paragraf sonlarinda, hafif metinlerde sayfa veya küçük bölüm
sonlarinda duraklama yapilacaktir. Tam bu esnada tüm fikirler arasindaki iliski
kurulacaktir. Asagida size bazi alistirmalar verilmistir:
a) Asagida size cümleler verilmistir. Bir sonraki cümleyi okuyun ve geri
dönmeden bir önceki cümlede aklinizda kalan “lüzumlu” bilgiyi hatirlayin.
Çalismayi bastan alin: Bu defa iki öncki cümleyi, üç önceki cümleyi, önceki
bütün cümleleri hatirlayin. En sonunda bitirdiginizde tüm önceki cümlelerde yer
alan bilgileri hatirlayin. Hatirlama yaparken bilgileri kendi sözlerinizle
aklinizdan ifade edeceksiniz:
1.Insanlarin harika bir soluma sistemi vardir.
2.Burundaki tüycükler nefes alirken disaridaki kirli havadan gelen kaba tozlari
tutarlar.
3.Burun delikleri önce soguk havayi isitip akcigerlere gönderirler.
4.Akcigerlerde yüz binlerce brons vardir. Bu bronslar arta kalan tozlari
tutarlar.
5.Akcigerde milyonlarca alveol kesecikleri vardir ve hava bu keseciklere dolar.
6.Bu keseciklerde makrofaj hücreleri vardir. Bu hücreler oraya girebilen tozlari
veya mikroplari yutarlar ve bu suretle onlari yok ederler.
7.Makrofaj hücrelerinin ömürleri bittiginde oradan alinirlar, yerlerine yeni
makrofajlar görevlendirilir, temizleme görevini bu yeni hücreler üstlenirler.
8.Cigerlerde tozlar, mikroplar, atilmasi gereken maddeler birikebilmektedir.
9. Bronslar yapiskan bir müküs maddesi salgilarlar. Atilacak olan maddeler bu
müküse yapisirlar. Böylece temiz müküs kirlenir.
10. Keseciklerin altinda milyonlarca kirpikçikler, tüycükler vardir.
11.Bu kirpikçikler hep birlikte ritimli hareket ederek atilacak olan kirli müküs
maddesini bronslardan yukari dogru iterler.
12.Biz bu müküsü ya tükürürüz ya da yutariz. Böylece cigerlerimiz temizlenmis
olur.
13. Eger bu sistem çalismasaydi cigerlerimiz bir günde tikanirdi ve bir günde
ölebilirdik.
14.Bizi Yaratan gücün neleri düsündügünü görmek size de heyecan veriyor degil
mi?
b) Ayni çalismayi elinizdeki kitabin “Içindekiler” bölümü üzerinde yapin.
2.Bilgiyi Sistemli Tekrar Edin
Bilgiyi ilk hatirlamakla ona sahip olmanin kapisini açmis oluruz ama onu
tekrarlamazsak hayatimizin sonuna dek bizim olmasini saglayamayiz. Bir saat
boyunca kitap okudunuz veya ders çalistiniz. Bu sürenin son 5-10 dakikasini ilk
tekrarlama çalismasina ayirmalisiniz. O ana kadar ne okudunuz? Okuduklariniz
arasinda nasil bir bag kurabilirsiniz? Simdi hafizanizda hangi bilgiler kaldi?
Bu ilk tekrarlama çalismasi son derece önemlidir. Okuma bittikten ve çalisma
ortamindan ayrildiktan sonra, bilgiyi ömür boyu korumak için gerekli olan
sistemli tekrar biçimi üzerinde durulmalidir.
Tekrarlama olmadan bilgi uzun süreli hafizaya kaydedilmeyecektir. Yapilan
arastirmalar bu tekrarin sistemli yapilmasi halinde daha az emekle ve daha hizli
sekilde uzun süreli hafizaya kaydolabildigini göstermektedir. Amerikada bir
kolejin internet sayfalari arasinda dolasirken okudugum, tekrar konusundaki su
sözü çok dogru buldum: “Ögrendikten 24 saat geçtikten sonra tekrar ettiginiz
bilgi tekrar ettiginiz degil yeniden çalistiginiz bilgidir.” Çünkü 24 saat
içinde bilginin en az %80i kaybolmakta ve o süre sonunda ancak yeniden okuma
veya yeniden ögrenme amaciyla çalismak gerekmektedir.
Kalici belleme su süreci takip eder:
Bilgi önce duyular yoluyla elektriksel olarak alinir, çok kisa süreli hafizaya
tasinir; burada 20-40 saniye kadar kalabilir; buradan ayrilan bilgi ya yok olur
ya da kisa süreli hafizaya tasinir. Elektro kimyasal yapida bulunan bilgi
burada, alinma gücüne göre 20 dakika ile bir gün arasinda bekler. Buradan
ayrilan bilgi ya yok olur ya da uzun süreli hafizaya tasinir. Iste bilginin
ikinci asamadan üçüncü asamaya tasinmasi, henüz tam haliyle orada iken
elektrikle uyarilmasi ve böylece kalici hafizaya tasinmasi için yeterli enerjiye
sahip olmasiyla mümkündür. Bu isi yapan çözüm yolu tekrarlama yapmaktir. En az
maliyetli tekrarlama ise su sekilde yapilmalidir : Bir saat içinde alinan bilgi
tekrar sistemi ;
1. tekrar: 10 dakika geçtikten sonra 10 dakika süreyle
2. tekrar: 24 saat geçtikten sonra 5 dakika süreyle
3. tekrar: 1 hafta geçtikten sonra 3 dakika süreyle
4. tekrar. 1 ay geçtikten sonra 3 dakika
5. tekrar: 6 ay geçtikten sonra 3 dakika
6.tekrar 1 yil geçtikten sonra 3 dakika
seklinde olmalidir. Böyle bir tekrar sistemi sayesinde bilgi ömür boyunca bizim
malimiz olacaktir.
3.Beyninizin Sag ve Sol Lobunu Birlikte Devreye Sokun
Amerika Birlesik Devletleri California üniversitesinden Prof. Robert Ornsteinin
arastirmalari insan beyninin sag ve sol loblarinin farkli çalistiklarini ortaya
koymaktadir. Sol lob ayrinti, matematik, soyut gibi alanlarin merkezi iken sag
lob sekil boyut, renk, müzik gibi alanlarin merkezi olarak çalismaktadir. Bu
bulgudan hareketle Ingiliz beyin uzmani Tony Buzan “Mind Mapping” olarak bilinen
beyin haritalamasi teknigini gelistirmis ve egitimin hizmetine sunmustur. Bu
teknigin temel mantigi, soyut bilgilerle görüntünün bir araya getirilmesi ve
böylece sag ve sol beyin loblarinin ayni bilgi üzerinde birlikte çalismalarinin
saglanmasidir. Zira Ornsteinin arastirmalari her iki beyin loblarini birlikte
kullanan kisilerin beyin etkinliklerinin 10-15 kat artabildigini göstermektedir.
Olusturacaginiz haritalarda dikkat edeceginiz kurallar sunlar olacaktir: Çizimin
orta noktasinda temel konuyu olusturan anahtar kelime yer alacaktir. Her ana
bölüm tam olarak ilgili bölüme baglanacaktir. Çizilen her çizginin tam üzerine o
alanin tasidigi bilgi bir kelime halinde yazilacaktir. Çizimlerin gözle
rahatlikla görülebilen bir yapida ve estetik olmasi sarttir. Birinci örnekte
bilgiyi sadece sol beyin lobunuzu kullanarak yerlestirmeye çalisiyorsunuz. Ama
ikinci örnekle bilgiyi ayni zamanda resme de dönüstürdügünüz için iki lobunuz da
birlikte kullanilmaktadir. Böylece etkinliginiz artacaktir.
a) Önce her iki lobu ayni anda devreye sokacak çalismalar yapalim. Beyin
soyutluklari ne kadar somutlukla birlikte düsünebilirse o oranda etkili
belleyecektir. Asagida verilen rakamlari görüntü degerleriyle iliskilendirin.
Örnek: 11 adet (yan yana iki direk gibi, iki parmak gibi)
15 kilo, 25 adet, %50, 100 kisi, bir milyon lira, 18 derece, 2 kilometre, 0.0001
santim
2 kilo patates, 15 kilo elma, 5 metre kumas, dört adet tokat, 2 adet çiçek
b) Asagida beyin haritalamasi teknigi kullanilarak bir çizim yapilmistir. Bu
çizimi inceleyin. Benzer bir çizimi elinizdeki kitabin üç temel bölümünde ayri
ayri yapin.
Alinan bilgi: Insanin ruhsal ve cisimsel olmak üzere iki bedeni vardir. Ruhsal
beden kalp, nefs, vicdan ve latifelerin birbirine bagli oldugu bir sistem
bütünüdür. Cisimsel beden ise temelde bas, gövde ve bacaklar olmak üzere üçe
ayrilabilir. Bas kisminda kulaklar, burun, gözler ve dudaklar yer alir. Gövde
kismi kalp, cigerler, mide ve bagirsaklardan olusur. Bacaklar bölgesinde ise diz
kapagi, kaval kemigi ve ayak bilegi yer alir.
Örnek 1: klasik sistemle yazinin iskeleti: Örnek 2: Beyin haritalamasi
sistemiyle yazinin iskeleti:
Insanin Bedeni
a)Ruhsal beden (Simdilik bu haritayi siteye koymadik.)
aa)nefs
ab)vicdan
ac)latifeler
b)cisimsel beden
ba)bas
baa)kulaklar
bab)burun
bac)gözler
bad)dudaklar
bc)bacaklar
bca)diz kapagi
bcb)kaval kemigi
bcc)ayak bilegi
4.Anahtar Kelimeler veya Kavramlar Olusturun
Ayrica her iki lobu birlikte kullanabilmemiz için anahtar kelime çalismalariyla
yetenegimizi gelistirecegiz. Bizde sülfirik asitin formülünü hafizamizda tutmayi
saglayan bir teknik kullanilmistir. H2 SO4 =Hasan iki Sevimli Osman dört) Buna
benzer sekilde beyin haritalamasi anahtar kelime olusturabilme yetenegi
gerektirir. Anahtar kelime bir gurup anlam kendisine baglanan kelimedir.
Herhangi bir bilgi kümesini anahtar kelimeye baglayabilirseniz bu anahtar
kelimelerle düsünmeyi çok kolay hale getirirsiniz. Örnegin size çevre
kirliliginin nedenleri anlatiliyor. Tüm konulari “kirlilik” kelimesiyle ifade
edebilirsiniz. Ardindan kirliligin nedenleri ikiye ayriliyor. Fabrikalarin yol
açtigi kirlilik, insanlarin yol açtigi kirlilik olarak konu açiliyor ve
tanimlaniyor. Burada ikinci kelime fabrika ve üçüncü kelime de insanlar olarak
tespit edilebilir. Önemli olan hangi kelimenin tespit edildigi degil, kelimeler
tespit edilirken bunlara baglanan anlamlarin tam olarak farkinda olunmasidir.
Buna göre asagidaki anahtar kelime ve beyin haritasi olusturma alistirmalarini
çözümleyiniz:
a)Asagidaki kelimeler için bir anahtar kelime seçiniz:
-saat 6.00da kalk/kahvalti yap/ise git/kitabini oku/toplantini yap
-peynir/zeytin/bal/reçel/çay/tereyagi/ekmek
-kale/savunma/forvet/savunma/top/takim/orta saha/faul/taç
b)Asagidaki olgu guruplarini birer uygun anahtar kelimeye baglayiniz:
-Istanbula 1994 yilinda gittim. Otomobilimi kullandim. Yolda bir kaza oldu.
Otobüsle traktör çarpisti. 4 kisi öldü 5 kisi yaralandi. Ölenlerden ikisi
çocuktu.
-Misirin baskenti Kahire mezarliklar sehridir. Burada 2 milyon insan evsizdir.
Mezarlar eski inanislara göre yer altinda ev gibi düzenlenmistir. Dolaysiyla
günümüzde evsiz insanlar bu mezarlari ev edinmistir. Mezarlarda kurutulmak üzere
asilmis bir çok çamasir görürsünüz.
-Washington D.C.de sokakta yasayan insanlar vardir. Bunlar Homeless people-evsiz
insanlar olarak anilirlar. Amerikada 2 milyon evsiz insan vardir. Bunlarin hepsi
fakir degildir. Bu insanlar geceleri sokaga yataklarini serer ve uyurlar.
Bazilari ailelerini terk etmislerdir. Evsizlik orada bir kültür. Birilerine
kizan evsiz olmaya karar verebiliyor. Kisin belediye onlara yardim yapiyor.
Sogukta donmamak için kanalizasyon havalandirmalarinin üzerinde yatiyorlar.
Sehrin en modern sokaklarinda kimse bu durumdan rahatsiz olmuyor.
4.Bilgiyi Yerlesik Bilgilere Baglayin:
Bilgiyi bellemenin en kolay yolu onu hafizada yerlesik bir baska bilgi ile
iliskilendirmektir. Bu yapilirken aradaki baglantinin mantikli olmasi sart
degildir. Eger baglantiyi mantikli kurmussaniz sol lobunuzu, mantiksiz
kurmussaniz sag lobunuzu kullanmis olursunuz. Bol bol baglama çalismalari
yaparak bu yeteneginizi gelistirebilirsiniz.
a)Asagidaki kelime guruplarini her satirdaki ilk kelimeye mantiksiz baglayiniz
-kirpi/diken/inek
-çiçek/yagmur/toprak/karinca
-kus/daktilo/kalem/karpuz/kedi/elma/televizyon/bomba
-cam/çam/mikrofon/radyo/tren/uçak/dag/göl/bulut
b)Asagidaki kelime guruplarini uygun buldugunuz kelimeye mantikli baglayiniz
-bas/göz/kirpik/burun/dudak/kulak/çene
-kedi/canli/varlik/hayvan/van kedisi/tirnak
-çiçek/hasta/doktor/ilaç/hastahane/kanser/isin tedavisi/ziyaret
-padisah/fatih mehmet/1453/istanbul/fetih/bizans/ortodoks/hiristiyan/müslüman
c)Asagidaki bilgileri bildiginiz bilgilere baglayiniz.
Örnek: Arkadasinizin adi Fatih Senel, Istanbulu fetheden Fatih ile adas. Soyadi
sinemaci Aydan Senelin soyadina benziyor. Trabsonsporun eski kaptani Senolun adi
Fatihin soyadina benziyor.
-Beyinde 1 milyar sinir hücresi var.
-Dünyada 7 milyar insan yasiyor.
-Dünyada saniyede 17 milyon ton su buharlasir ve bir o kadar her saniye yagmur
yagar.
-Türkiyede 80 adet il var.
-Amerikanin 40 adet eyaleti var.
5.Diger Belleme Tekniklerini Kullanin
a)Bilgiyi Abartin
Abartilan ve normalin disinda bir yapi kazanan bilginin hafizada kalma sansi
daha yüksektir.
b)Önemli bilgiyi çalisma basinda ve sonunda alin
Okuma veya çalisma sürecinin hemen basinda ve sonunda alinan bilgi orta
siralarda alinan bilgiye göre daha kolay ve etkili yerlesir ve hatirlanir.
c)Bilgiyi farklilastirin
Diger bilgi türlerinden farkli bir yapi tasiyan bilginin hafizaya
hatirlanabilecek sekilde kaydolma sansi daha yüksektir.
d)Bilgiye duyularinizi katin
Bilgiyi görebilir, ona dokunabilir, onu seslendirebilirsiniz. Unutmayin: sese,
dokunsalliga, kokuya, görüntüye, tada çevrilebilen bilginin hatirlanma ihtimali
çok daha yüksektir.
e)Bilgiye Duygularinizi Katin
Bilginin olusturdugu duygusal çagrisim önemlidir. Ögrendiginiz bilgi sizde ne
tür duygular olusturabilir. bu duygulari arastirin ve abartin.
f)Duyulari filme çevirin.
Bilgiye duyularinizi kattiktan sonra olusan görüntüyü filme çevirebilirsiniz.
Bir hareketlilik olusturabilirsiniz. hareketli bilgi tak bilginin yüzlerce
kopyasi demektir. Kopyalar çogaldikça hatirlanma hizi artar.